Danıştay

Ayasofya'nın Yeniden İbadete Açılması Amacıyla Ayasofya Camii'nin Müzeye Çevrilmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının İptali

Ayasofya’nın Yeniden İbadete Açılması Amacıyla Ayasofya Camii’nin Müzeye Çevrilmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının İptali

Ayasofyanın yeniden ibadete açılması amacıyla yapılan başvurunun reddine yönelik işlemin dayanağı olan Ayasofya Camiinin müzeye çevrilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali istemi ile açılan davada; Türk hukuk sisteminde eski vakıflara ait hayrat taşınmazların vakfiyesi doğrultusunda istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayacağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı hakkında karar.

Yasal Sınırın Üzerinde Alkollü Araç Kullanıldığından Sürücü Belgesinin Geri Alınması ve İdari Para Cezası Verilmesi İşlemlerinin İptali

Yasal Sınırın Üzerinde Alkollü Araç Kullanıldığından Sürücü Belgesinin Geri Alınması ve İdari Para Cezası Verilmesi İşlemlerinin İptali

Karayolları Trafik Kanunu 48. maddede getirilen ayrım, kullanılan aracın hususi otomobil olup olmamasına bağlı olarak getirilmiş olup, kullanım amacı hususi olmayan otomobil sürücüleri ile kullanım amacı hususi olup olmamasına bakılmaksızın otomobil dışındaki diğer araçların (kamyon, kamyonet …) sürücüleri bakımından 0,21 promil sınırının uygulanması gerekmektedir.

Davacının Kuveyt'ten Satın Alarak Türkiye'ye Getirdiği Mozaik Tablolara El Konulmasıyla İlgili Uyuşmazlıkta

Davacının Kuveyt’ten Satın Alarak Türkiye’ye Getirdiği Mozaik Tablolara El Konulmasıyla İlgili Uyuşmazlık

Davacının Kuveyt’ten satın alarak Türkiye’ye getirdiği mozaik tablolara el konulmasıyla ilgili uyuşmazlıkta, davacının gerek mülkiyet hakkını edinemediği, gerekse iyiniyetli olmadığı hususları birlikte dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu 4 adet mozaik eser için kurulacak bir komisyon tarafından uluslararası rayicinin belirlenerek kendisine ikramiye ödenmesi veya eserlerin Kuveyt Devletine iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

İhtirazi Kayıtla Verilen Beyanname Üzerine Vergilerin İki Katı Tutarında Hesaplanan Para Cezasının Teminata

İhtirazi Kayıtla Verilen Beyanname Üzerine Vergilerin İki Katı Tutarında Hesaplanan Para Cezasının Teminata Bağlanması

İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine, İdarece kıymet araştırmasına gidilerek, davacıdan vergilerin iki katı tutarında hesaplanan para cezasının teminata bağlanması istemine vaki itirazın reddine dair işlemin, ihtirazi kaydın etkisiz kılınması ve dava açma hakkını engelleyici niteliği nedeniyle Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvenceye alınan “mahkemeye erişim hakkının” ihlali sonucunu doğurduğundan hukuka aykırı olduğu hakkında.

Davacının Meslekten Çıkarılma Kararının İptali ve Maddi ve Özlük Haklarının İadesi İsteminin

Davacının Meslekten Çıkarılma Kararının İptali ve Maddi ve Özlük Haklarının İadesi İsteminin FETÖ ile İrtibatı Olduğu Gerekçesiyle Reddi

Yargı mensubu olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK’nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, anılan karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptali ve yoksun kaldığı maddi ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açtığı davanın, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle reddi

Davacının Mahkumiyet Aldığı Ceza Davasının, Zamanaşımından Dolayı Düşmesi Nedeniyle Mahkumiyetin Hukuken

Mahkumiyet Aldığı Ceza Davasının Zamanaşımından Dolayı Düşmesi Nedeniyle Memurluk Görevinin Sona Erdirilmesi İşlemi Hukuka Aykırıdır

Uyuşmazlıkta, davacının ceza yargılaması sonucunda almış olduğu mahkumiyet hükmü nedeniyle memurluk görevi sona erdirilmiş ise de, söz konusu mahkumiyet kararına konu davanın zamanaşımından dolayı düşmesi nedeniyle mahkumiyetin hukuken ortadan kalktığı, davacının üzerine atılı suçtan dolayı hali hazırda herhangi bir ceza almamış durumda olduğu ve dolayısıyla işlemin dayanağının kalmadığı anlaşıldığından, davacının anılan mahkumiyet kararı nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 48/A-5. maddesindeki şartları kaybettiği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Güvenlik Soruşturması Babanın Sabıkalı Oluşundan Bahisle Mülakat Sınavında Başarısız Sayılamayacağı

Güvenlik Soruşturmasında Davacının Babasının Sabıkalı Oluşundan Bahisle Mülakat Sınavında Başarısız Sayılamayacağı

Davacının anne ve babasının boşanmalarına, davacının velayetinin anneye verilmesine karar verildiği anlaşılmakta olup, bu husus dikkate alındığında, davacının 12/09/2003 tarihinde yapılan mülakat sınavında, babasının dolandırıcılık ve iflas suçundan sabıkasının bulunduğundan bahisle başarısız sayılması nedeniyle kaydının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Güvenlik Soruşturması MİT Müsteşarlığı İşlemine Karşı Yapılan İtirazın Reddi Bilgi Edinme Kanunu Gereği

Güvenlik Soruşturması / MİT Müsteşarlığı İşlemine Karşı Yapılan İtirazın Reddi / Bilgi Edinme Kanunu Gereği Bilgi Verilmemesi Gerektiği

İstemin Özeti: Davacı tarafından, nişanlısının Milli İstihbarat Teşkilatı personeli olması nedeniyle evlenmeden önce kendisi ve ailesi hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olduğundan bahisle evlenmelerine izin verilmediği ileri sürülerek, hakkında düzenlenen güvenlik soruşturması raporunun tarafına verilmesi istemli başvurusunun reddine ilişkin MİT Müsteşarlığı işlemine yaptığı itirazın reddi yolundaki 11.7.2007 tarih ve 2007/664 sayılı Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Ankara 10. İdare Mahkemesince; davacının başvurusu, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 18. maddesi ile bu Yasanın uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin 29. maddesine istinaden reddedilmiş ise de; başvuruya konu istihbari raporun davacının çalışma ve evlilik hayatını doğrudan etkileyecek nitelikte olduğu ve Devletin faaliyetlerine ilişkin sır niteliğinde bilgiler içermediği anlaşıldığından, aksi yönde tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 18. maddesinde, sivil ve askeri istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgelerin, Yasanın kapsamı dışında olduğu; ancak, söz konusu bilgi ve belgelerin kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte olması halinde, bilgi edinme hakkı kapsamı içinde bulunduğu kurala bağlanmış; Yasanın uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin 29. maddesinde de, sivil ve askeri istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgelerden, sadece kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyici nitelikte olan ve ilgilisi hakkında bir işleme dayanak teşkil etmek üzere işlenmiş veya değerlendirilmiş bilgi veya belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirileceği öngörülmüştür.

Davacı tarafından, öğretmen olarak görev yapmakta iken, hakkında düzenlenen davaya konu güvenlik soruşturması nedeniyle görevinden istifa ettiği ve yine bu soruşturma nedeniyle MİT personeli olan nişanlısıyla evlenmesine izin verilmediği ileri sürülmekte olup; dosyadaki bilgi ve belgeler ile MİT Müsteşarlığının 4.7.2007 tarihli yazısından, evliliğin anılan soruşturma nedeniyle gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

Bu haliyle, başvuruya konu soruşturmanın, davacının çalışma hayatını etkilediği ve hakkında işlem tesisine dayanak alındığı (ayrıca ileriye yönelik olarak da davacı hakkında sonuç doğurabileceği) anlaşıldığından, soruşturmaya ilişkin evrakın 4982 sayılı Yasa uyarınca davacıya verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Diğer taraftan, 4982 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca, soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgelerde bulunan gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan (soruşturmayı yapan istihbarat görevlisi ya da bilgisinden faydalanılan şahısların adı gibi) bilgilerin, davacı ve ailesi hakkındaki diğer bilgilerden ayıklanmak suretiyle verilebileceği tabiidir.

Açıklanan nedenle, temyizen incelenen karar, usul ve hukuka uygun olup; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ile Ankara 10. İdare Mahkemesinin 6.3.2008 tarih ve E:2007/1147, K:2008/511 sayılı kararının ONANMASINA, 17.5.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kanunda Sayılmayan Bir Suçun Yüz Kızartıcı Suç Sayılması Devlet Memurluğundan Çıkarma Disiplin Cezası

Kanunda Sayılmayan Bir Suçun Yüz Kızartıcı Suç Sayılması / Devlet Memurluğundan Çıkarma Disiplin Cezası

Davacı hakkında Suç işlemek amacıyla kurulan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte yardım etmek ve göreve ilişkin sırları açıklamak suçundan yargılandığı ve davanın hala derdest olduğu görülmektedir. Bu konudaki tartışmalar ve görüşler çeşitlilik arz etmekle birlikte yüz kızartıcı suçların neler olduğunun, yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanması daha uygun olacaktır. Bu değerlendirme yapılırken de verilen disiplin cezasının sebebi, niteliği ve kapsamı göz önüne alınacaktır. İncelenmekte olan uyuşmazlıkta, davalı idarece işlemin sebep unsuru olarak gösterilen fiillerin, Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak hükmü kapsamında görülerek dava konusu disiplin cezasının verildiği anlaşılmakta ise de davacının sübut bulan; dava dosya bilgilerinin yetkili olmayan kişilere açıklanması şeklindeki fiilinin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçu olarak nitelendirilmesi mümkün olmamıştır.