12. Hukuk Dairesi

Konut Kredisi İçin İpotek Verilmiş ve Borç Ödenmemişse Kredi Kartı Alacağı İçin İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Emri Gönderilemez

Konut kredisi için ipotek verilmiş ve borç ödenmemişse konut finansmanı sözleşmesi ve kredi kartı alacağına ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilip, borçluya icra emri gönderilemeyeceğinden, buna ilişkin olarak icra mahkemesine yapılacak başvuru süresiz şikayete tâbi olup, mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir.

Yapı Denetimi Kuruluşlarının Hizmet Bedelleri Olarak Yatırılan ve Yapı Denetimi İşinde Fiilen Kullanılan Paraların Haczi Mümkün Değildir

Yapı denetim hesaplarındaki paraların, belediyelere ait paralar olmayıp, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedelleri olarak yatırılan paralar olduğu ve kamu hizmeti niteliğinde olan yapı denetimi işinde fiilen kullanıldığı sonucuna varılmış olmakla, haczi mümkün değildir.

Bireysel Emeklilik Sigortası (BES) Birikimlerinin Kısmen Haczi Emeklilik Şirketinin Şikayette

Bireysel Emeklilik Sigortası (BES) Birikimlerinin Kısmen Haczi / Emeklilik Şirketinin Şikayette Taraf Olmakta Hukuki Yarar ve Hakkı

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının murafaalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK.’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:

2-Borçlunun sigorta şirketi … A.Ş. icra mahkemesine başvurusunda; borçlu olan müşterilerinin borcundan dolayı … … Bankası A.Ş. nezdinde saklanan borçluya ait fonların haczedildiğini, bu fonların haczedilemeyeceğinden bahisle …Bankası A.Ş.’nin itirazının reddedildiği icra memurluğu kararının ve hacizlerin kaldırılmasını istediği, mahkemece, davacının hukuki yarar ve hakkının olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

4632 Sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun; 2/d) maddesinde “Katılımcı : Emeklilik sözleşmesine kendi ad ve hesabına taraf olan gerçek kişiyi, ……” 2/g) maddesinde Fon : Emeklilik yatırım fonunu,… ifade eder” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 17. maddesinde ise; “Fonun malvarlığı, şirketin bu kanundan, 28.7.1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, emeklilik sözleşmesinden, fon içtüzüğünden ve ilgili mevzuattan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi ve sorumluluğunu karşılaması dışında hiçbir amaçla kullanılamaz (Değişik son cümle: 13/6/2012-6327/25 md.). Fonun malvarlığı rehnedilemez, portföye ilişkin olarak yapılan işlemler haricinde teminat gösterilemez, üçüncü şahıslar tarafından haczettirilemez ve iflas masasına dahil edilemez” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, borçlunun bireysel emeklilik fon hesabına haciz konulduğunun, icra müdürlüğü tarafından … Bankası A.Ş.’ne 06.04.2016 tarihinde tebliğ edilen haciz ihbarnamesi ile bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu ihbarnameye … Bankası tarafından itiraz edilmiş olup, icra müdürlüğünce bu itiraz reddolunmuş ve bu ret kararına yönelik olarak emeklilik şirketi tarafından iş bu şikayette bulunulmuştur. İhbarnamenin muhatabı, üçüncü kişi ‘emeklilik şirketi’ olup, anılan fon kayıtlarının tutulduğu ve saklandığı bir yer olan … değildir. Çünkü takip borçlusu katılımcı, … Bankası’ndan değil, emeklilik şirketinden alacaklıdır. Bu nedenle emeklilik şirketinin şikayette taraf olmakta hukuki yarar ve hakkı bulunmaktadır.

O halde, mahkemece, işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ

Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.06.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bireysel Emeklilik Sigortası (BES) Birikimlerinin Kısmen Haczi Bilirkişi İncelemesi Yaptırılmadan Hüküm Kurulması

Bireysel Emeklilik Sigortası (BES) Birikimlerinin Kısmen Haczi / Bilirkişi İncelemesi Yaptırılmadan Hüküm Kurulması

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde borçlunun, … Emeklilik ve Hayat A.Ş., … Emeklilik ve Hayat A.Ş nezdinde bulunan bireysel emeklilik fonu katılım payları üzerine haciz konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, anılan haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, Takasbank’ın 26/03/2013 tarihli yazı cevabında bireysel emeklilikte bulunan hesabın tümüyle haczedilmediği haczi mümkün olan kısmının haczedildiğinin bildirildiği ve icra müdürlüğünden istenilen açıklamaya verilen 09/03/2016 tarihli yazı cevabında da haczedilen kısmın 330.005,01 TL + 587.128,42 TL olduğunun bildirildiği, bu kısmın haczinin mümkün olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.

4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun; 2/d) maddesinde “Katılımcı: Emeklilik sözleşmesine kendi ad ve hesabına taraf olan gerçek kişiyi, ……” 2/g) maddesinde Fon: Emeklilik yatırım fonunu,…” ifade eder.” denilmekle, aynı kanunun 17. maddesinde ise; “Fonun malvarlığı, şirketin bu Kanundan, 28.7.1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunundan, emeklilik sözleşmesinden, fon içtüzüğünden ve ilgili mevzuattan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi ve sorumluluğunu karşılaması dışında hiçbir amaçla kullanılamaz (Değişik son cümle: 13/6/2012-6327/25 md.). Fonun malvarlığı rehnedilemez, portföye ilişkin olarak yapılan işlemler haricinde teminat gösterilemez, üçüncü şahıslar tarafından haczettirilemez ve iflas masasına dahil edilemez.

(Ek fıkra: 3/6/2007-5684/41 md.) Bireysel emeklilik hesabındaki fon paylarından, katılımcının sistemde bulunduğu ay sayısı ile asgarî ücret tutarının çarpımına karşılık gelen birikim tutarı ve bu Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında bireysel emeklilik sisteminden emekli olanlara yapılan yıllık gelir sigortası ödemelerinin aylık ödemeye isabet eden miktarının, nafaka borçları hariç olmak üzere, asgarî ücret tutarına kadar olan kısmı haczedilemez, rehnedilemez, iflas masasına dahil edilemez. Bu fıkradaki hükümlerin uygulanmasında, rehin, haciz veya iflas tarihinde geçerli brüt asgarî ücret tutarı esas alınır” düzenlemelerine yer verilmiştir.

01.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Bireysel Emeklilik Sistemi Yönetmeliği’nin 26.maddesinde; “Katılımcının sistemde bulunduğu ay sayısı ile haciz, rehin veya iflas tarihinde geçerli brüt asgari ücret tutarının çarpımına karşılık gelen birikim tutarının üzerindeki tutar, nafaka borcu alacaklılarının hakkı saklı kalmak kaydıyla haczedilebilir” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda; şikayetçi borçlu katılımcı olduğundan uygulanması gereken yasa hükmü 4632 Sayılı Kanun’un 17/2. maddesi olup, mahkemece, borçlunun haczi kabil sigorta birikim tutarının tespiti için uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, Takasbank ve icra müdürlüğü yazı cevapları ile sonuca gidildiği anlaşılmıştır.

O halde, mahkemece, 4632 sayılı Kanun’un 17/2. maddesi gereği borçlunun, sigorta birikim tutarlarının kısmen haczi mümkün olduğu değerlendirmesiyle; öncelikle şikayetçi borçlunun sisteme giriş tarihi esas alınıp, yine anılan sistemde kaç ay kaldığı ve haciz tarihi itibariyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen brüt asgari ücret tutarının tespit edilmek suretiyle, belirlenen veriler üzerinde yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri tatbik edilmesiyle oluşacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre, borçlunun alacağının haczedilebilir kısmının net olarak belirlenmesi ve bu duruma uygun hüküm oluşturulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ

Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bireysel Emeklilik Sigortası (BES) Birikimlerinin Kısmen (Asgari Ücret Tutarı Kadar) Haczi

Bireysel Emeklilik Sigortası (BES) Birikimlerinin Kısmen (Asgari Ücret Tutarı Kadar) Haczi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından,…Sözleşmesi konulu alacağa dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile icra takibine karşı, borçlunun; bireysel emeklilik fonu katılım payı üzerine haciz şerhi konularak, hesapta bulunan miktarın müdürlük hesaplarına gönderilmesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, anılan haczin kaldırılması ve alacaklıya ödenmesi halinde iadesi talepli olarak icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, icra dosyasında mevcut Takasbank … Takas ve … A.Ş.’nin 14/02/2014 ve 06/05/2014 tarihli yazı cevaplarına göre; 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrasındaki yasal düzenleme gereği yapılan hesaplama sonucunda borçlu …’ın hesabındaki Bireysel emeklilik fonu katılım payları değerinin 67.896,09-TL olduğu, ancak bu tutarın 4632 sayılı Kanun gereği haczedilmesi mümkün olmayan tutar kapsamında kaldığı, dolayısıyla borçlunun haczedilmezlik sınırını aşan bir birikiminin bulunmadığı saptanmış olmakla; şikayetin kabulüne ve davacı borçlu …’ın … Emeklilik A.Ş. (10357564 hesap no) ve … Emeklilik ile … A.Ş. (1009136 ve 1645686 hesap no) nezdinde Bireysel emeklilik hesabı fon payları üzerinde tesis edilen haczin kaldırılmasına hükmedildiği görülmektedir.

4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun; 2/d) maddesinde “Katılımcı: Emeklilik sözleşmesine kendi ad ve hesabına taraf olan gerçek kişiyi, ……” 2/g) maddesinde Fon: Emeklilik yatırım fonunu,…” ifade eder.” denilmekle, aynı kanunun 17. maddesinde ise; “Fonun malvarlığı, şirketin bu Kanundan, 28.7.1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunundan, emeklilik sözleşmesinden, fon içtüzüğünden ve ilgili mevzuattan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi ve sorumluluğunu karşılaması dışında hiçbir amaçla kullanılamaz (Değişik son cümle: 13/6/2012-6327/25 md.). Fonun malvarlığı rehnedilemez, portföye ilişkin olarak yapılan işlemler haricinde teminat gösterilemez, üçüncü şahıslar tarafından haczettirilemez ve iflas masasına dahil edilemez.

(Ek fıkra: 3/6/2007-5684/41 md.) Bireysel emeklilik hesabındaki fon paylarından, katılımcının sistemde bulunduğu ay sayısı ile asgarî ücret tutarının çarpımına karşılık gelen birikim tutarı ve bu Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında bireysel emeklilik sisteminden emekli olanlara yapılan yıllık gelir sigortası ödemelerinin aylık ödemeye isabet eden miktarının, nafaka borçları hariç olmak üzere, asgarî ücret tutarına kadar olan kısmı haczedilemez, rehnedilemez, iflas masasına dahil edilemez. Bu fıkradaki hükümlerin uygulanmasında, rehin, haciz veya iflas tarihinde geçerli brüt asgarî ücret tutarı esas alınır” düzenlemelerine yer verilmiştir.

01.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren … Sistemi Yönetmeliği’nin 26.maddesinde; “Katılımcının sistemde bulunduğu ay sayısı ile haciz, rehin veya iflas tarihinde geçerli brüt asgari ücret tutarının çarpımına karşılık gelen birikim tutarının üzerindeki tutar, nafaka borcu alacaklılarının hakkı saklı kalmak kaydıyla haczedilebilir” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda; mahkemece gerekçeye esas alınan ve Takas ve …A.Ş tarafından verilen 14.02.2014 tarihli yazı cevabından şikayetçinin sisteme giriş tarihi 18.02.2004 olup, haciz tarihinde anılan sistemde kaç ay kaldığı tespit edilememektedir. Kaldı ki, borçlunun haczi kabil sigorta birikim tutarının tespiti için uzman bilirkişi incelemesi de yaptırılmamıştır.

O halde, mahkemece, 4632 sayılı Kanun’un 17/2. maddesi gereği borçlunun, … Emeklilik A.Ş. ile… ve … A.Ş. nezdinde bulunan sigorta birikim tutarlarının kısmen haczi mümkün olduğu değerlendirmesiyle; öncelikle şikayetçi borçlunun sisteme giriş tarihi esas alınıp, yine anılan sistemde kaç ay kaldığı ve haciz tarihi itibariyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen brüt asgari ücret tutarının tespit edilmek suretiyle, belirlenen veriler üzerinde yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri tatbik edilmesiyle oluşacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre, borçlunun alacağının haczedilebilir kısmının net olarak belirlenmesi ve bu duruma uygun hüküm oluşturulması gerekirken, sadece Takas ve …A.Ş tarafından gönderilen yazı cevaplar doğrultusunda, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ

Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/05/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Borçluya Örnek 13 Tahliye İhtarlı Ödeme Emri Gönderebilmesi İçin Takip Talebinde TBK'nun

Borçluya Örnek 13 Tahliye İhtarlı Ödeme Emri Gönderilmesi İçin Takip Talebinde TBK m. 315’te Yazılı Nitelikte Alacağın İstenmesi Gereklidir

Asıl alacağın TBK’nun 315. maddesi kapsamında kira alacağı mı yoksa kira alacağı dışında kalan alacak mı olduğunun incelenmesi; talep edilen alacağın kira alacağı dışında kaldığı tespit edilirse de bu alacak kalemleri için borçluya çıkarılan örnek 13 numaralı ödeme emrinin iptaline aksi halde istemin reddine karar verilmesi gerekir.

Yetkisiz İcra Müdürlüğünde Başlatılan İcra Takibine Yetkili İcra Müdürlüğünde Devam Edildiğinde Ayrıca Bir Vekaletname Sunulması Gerekmez

Takip, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin devamı niteliğinde olup, yetkisiz icra dairesinde borca itiraz aşamasında vekalet sunmak suretiyle borçlunun vekili olan avukatın yetkili icra dairesinde devam eden takipte ayrıca bir vekalatname sunması gerekli olmayıp, icra dosyasına sunulan bir azilname ya da istifa da söz konusu olmadığından borçlunun takipte vekille temsil edildiğinin kabulü gerekir.