19. Ceza Dairesi

Konkordato / Tüzel Kişi Adına Keşide Edilmiş Çek Üzerinde Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme Suçu / Bekletici Sorun

Konkordato / Tüzel Kişi Adına Keşide Edilmiş Çek Üzerinde Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme Suçu / Bekletici Sorun

Çek hesabı sahibi tüzel kişi hakkında, henüz Ticaret Mahkemesinde açılmış bir konkordato davası yokken tüzel kişi adına keşide edilmiş çek üzerinde karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunun işlenmesi halinde; suçun işlenmesinden sonra açılacak konkordato davasının, İcra Ceza Mahkemesinde açılan ve görülmeye devam edilen ceza davasında bekletici sorun yapılması için maddi veya hukuki bir sebep bulunmadığı değerlendirilmekle; açılan ceza yargılamasına devamla şartları bulunması halinde mahkumiyet hükmü verilmesi mümkündür.

İş Yerinde Sigara İçildiği Gerekçesiyle İdari Para Cezası Yaptırımı İle Birlikte İş Yeri Kapatma Cezası da

İşyerinde Sigara İçildiği Gerekçesiyle İdari Para Cezası İle Birlikte İş Yeri Kapatma Cezası Verilmişse Görevli Mahkeme İdare Mahkemesidir

4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 2. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı muteriz … hakkında Bartın Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nce uygulanan ve 12/01/2018 tarihli ve 38249645 sayılı yazısı ile tebliğ edilen 10 gün iş yeri kapatma cezasına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Karabük Sulh Ceza Hakimliğinin 17/04/2018 tarihli ve 2018/258 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Karabük Sulh Ceza Hakimliğinin 22/05/2018 tarihli ve 2018/1234 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 26/10/2018 gün ve 12728 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/11/2018 gün ve KYB. 2018/88950 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, 5236 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesinde yer alan “İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.” ve anılan Kanun’un 28/1-b maddesinde yer alan “Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine karar verilir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda iş yeri kapatma cezasına itiraz hakkında görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın esastan incelenerek reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:

4207 sayılı Kanun’un “Tütün ürünlerinin yasaklanması” başlıklı 2/1. maddesi;

“(1) Tütün ürünleri;
a) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında,
b) Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların kapalı alanlarında,
c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçların sürücü koltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarında,
ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında,
d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde,
Tüketilemez…”
,

“Ceza hükümleri” başlıklı 5. maddesi;

“…(2) (Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2 nci maddenin (a) bendi hariç birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen yasakların uygulanması ve tedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amir tarafından bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir…
…(16) (Ek: 13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedeki cezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemde tekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikinci tekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir. Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde de iş yeri on günden bir aya kadar kapatılır…”

5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “İdarî Yaptırımlar” başlıklı üçüncü bölümünün “yaptırım türleri” başlıklı 16. maddesi;

“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.
(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir.”
,

Aynı Kanun’un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesi;

“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir…
…(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.”
,

Aynı Kanun’un “Başvurunun incelenmesi” başlıklı 28. maddesi;

“(1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;
a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,
b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,
Karar verilir…”
 hükümlerini amirdir.

Kanun yararına bozma talebine konu somut olayda;

Bartın Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün denetimleri sırasında, 21.12.2017 tarihinde başvuranın sahibi olduğu …” isimli iş yerinde yapılan denetim sırasında, kapalı alan niteliğine sahip olan bölümlerde nargile ve sigara tüketildiğinin, ayrıca aynı iş yerinde daha önce üç kez bu nedenle idari para cezası yaptırımı uygulandığının tespit edildiği, devamla 12.01.2018 tarihinde Bartın Valiliği tarafından iş yerinin 4207 sayılı Kanun’un 5/16. maddesi gereği 10 gün süreyle kapatılmasına karar verildiği, başvuranın üçüncü ihlalden sonra teknik yardım alarak iş yerini kapalı alan vasfından çıkartacak şekilde tadil ettirdiğini, tutanakta kendisinin imzası olmadığını ve ayrıca sigara içildiğinin ise fotoğraf benzeri bir delille ispatlanamadığını belirterek idari yaptırım kararının iptalini istemiştir. Başvuranın talebi, Sulh Ceza Mahkemesince reddedilmiş, yapılan itiraz da verilen kararda bir isabetsizlik olmadığından reddedilmiştir.

Başvuran hakkında Bartın Valiliğince tesis edilen iş yerinin 10 gün kapatılmasına dair yaptırım kararının, 5326 sayılı Kanun kapsamında bir diğer kanunlarda yer alan “idari tedbirlerden” olması, ilgili Kanun’da aksine bir hüküm bulunmadığı sürece, 5326 sayılı Kanun’a göre idari para cezalarına karşı Sulh Ceza Mahkemelerine (Hakimliklerine) başvuruda bulunulabileceği, şayet idari para cezasıyla birlikte, aynı kabahat nedeniyle idari yargıda incelenebilecek idari tedbir mahiyetinde bir yaptırıma da karar verilmişse bu kez incelemenin idari yargı mercilerinde görüleceğinin düzenlenmiş olması, somut olayda ise başvuruya konu edilen idari yaptırımın sadece “iş yerinin 10 gün kapatılmasına dair bir “idari tedbir” kararı olması karşısında; görevli yargı merciinin idari yargı olduğunun anlaşılması nedeniyle başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece başvurunun esası hakkında karar verilmesi ve itiraz merciinde de bu hususta bir tespit yapılmamış olmasının Kanun’a aykırı olduğu anlaşılmakla,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yukarıdaki nedenlerle yerinde görüldüğünden, Karabük Sulh Ceza Hakimliğinin 22/05/2018 tarihli ve 2018/1234 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda yazılı bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 29/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kişinin Geçmişinde Yer Eden Olumsuz Tecrübelere Dair Haberlere İstenen Her Anda Kolaylıkla Ulaşılması Unutulma Hakkını İhlal Eder

Dava, basın ve internet yoluyla unutulma hakkının ihlali nedeniyle erişimin engellenmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; internet yoluyla yapılan ve başvuru anına kadar halen erişime açık olan yayın içeriğindeki haberlerin, talep edenlerin kişilik haklarını bu haliyle ihlal edip etmediği, başvuranlar hakkında yapılan haberin güncelliğini yitirmesinin bu duruma bir etkisi olup olmadığıyla, güncel olmasa bile sadece gerçekleri yorumsuz biçimde yazan haberlerin erişiminin engellenip engellenemeyeceğidir. Başvuranın istememesine rağmen, geçmişinde yer eden olumsuz tecrübelere dair haberlere, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının başvuranın kişilik haklarını zedelediği sonuç ve kanaatine varılmakla kararın bozulması gerekir.

Yurt Dışında Oynatılan Spor Müsabakalarına Dayalı Bahis-Şans Oyunlarına Erişim Sağlayarak Türkiye’den Oynanmasına İmkan Sağlama Suçu

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvuruların süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sair nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen bilgisayar üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda, sanığın internet yoluyla erişim sağladığı 7258 sayılı Kanuna aykırı bahis sitelerinin yurtdışı kaynaklı olduğu belirtildiğinden, eyleminin 7258 sayılı Kanun’un 5/1.b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 5/1.a maddesine göre hüküm kurularak eksik ceza tayini,

Kabule göre de;

a) Sanığın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen oynanmış kuponların, delil olarak dosyada saklanması yerine, müsaderesine karar verilmesi,

b) 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yurt Dışında Oynatılan Spor Müsabakalarına Dayalı Bahis-Şans Oyunlarına Erişim Sağlayarak Türkiye’den Oynanmasına İmkan Sağlama Suçu

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yükletilen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,

Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.

Ancak;

a) Gerekçede sanığın eylemi, yurtdışında oynatılan bahis oyunlarının internet yoluyla erişim sağlayarak Türkiye’de oynanmasına imkan sağlama olarak kabul edilip, 7258 sayılı Kanun’un 5/1.b maddesi uyarınca uygulama yapılırken, hapis cezası yanında, TCK’nun 61/10. maddesine aykırı olarak, anılan maddede yer almayan adli para cezasına hükmedilmesi,

b) Sanığın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen oynanmış kuponlar ve not kağıtlarının, delil olarak dosyada saklanması yerine, müsaderesine karar verilmesi,

c) Suçtan doğrudan zarar görmeyen Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nın dava ve duruşmalara katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından, 2. paragraftaki “ ve 5 gün adli para cezası”, 3. paragraftaki “ve 3 gün adli para cezası”, 4. paragraftaki “ve 2 gün adli para cezası” ibareleri ile 5. ve 6. paragrafların tamamen çıkartılması, vekalet ücretine ilişkin maddenin çıkartılması, müsadereye ilişkin madde çıkartılıp, yerine “Adana 5.Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/1164 sayılı değişik iş sayılı kararı ile el konulan 6 adet maç kodu ve oranlarının yazılı olduğu not kağıdı ve 9 adet barkod yazıcıdan çıkma yasa dışı iddia kuponunun delil olarak dosyada SAKLANMASINA, el konulan suçta kullanılan bir adet bilgisayar, bir adet barkod yazıcı, suçtan elde edilen 102 TL paranın 7258 sayılı Kanun’un 5/2. maddesi yoluyla TCK’nun 54/1 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, el konulan alacak verecek listesi bulunan defterin suç ürünü olduğuna ya da suçta kullanıldığına dair bir kanıt bulunmadığından ssç’ye İADESİNE,” ibaresi, yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yurt Dışında Oynatılan Spor Müsabakalarına Dayalı Bahis-Şans Oyunlarına Erişim Sağlayarak Türkiye’den Oynanmasına İmkan Sağlama Suçu

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Sanığın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen bilgisayar üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda, sanığın internet yoluyla erişim sağladığı 7258 sayılı Kanuna aykırı bahis sitelerinin yurtdışı kaynaklı olduğunun belirtildiği, ayrıca 7258 sayılı Kanun’un 5/1 ve 5/2 maddelerinin, 6495 sayılı Kanun ile 5/1.a ve 5/1.b maddeleri olarak değiştirildiği ve suç tarihinde de bu şekliyle yürürlükte olduğu, gözden kaçırılarak, eylemin 7258 sayılı Kanun’un 5/1.b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 5/1.a maddesi kapsamında kaldığını kabul ile bu suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırı da 3 yıl olmasına rağmen, maddenin değişiklikten önceki haline göre eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,

Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.

Ancak;

a) TCK’nun 52/4. maddesi gereğince, ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,

b) Sanığın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen oynanmış kuponun, delil olarak dosyada saklanması yerine, müsaderesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından, 6. paragrafın sonundaki “hapse çevrilmesine,” ibaresinin çıkartılıp, yerine “hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına,” ibaresi, müsadereye ilişkin madde çıkartılıp, yerine “Adli emanetin 2015/2470 esasına kayıtlı eşyalardan bahis kuponunun delil olarak dosyada saklanmasına, emanetin aynı sırasında kayıtlı diğer eşyaların TCK’nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine,” ibaresi yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan HÜKMÜN, tebliğnameye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunda Şikayet Hakkının Kime Ait Olduğu İle İlgili BAM Ceza Daireleri Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararı

Karşılıksız çek düzenleme suçunda şikayet hakkının; çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile karşılıksızdır işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran ve aynı zamanda karşılıksızdır işlemi yapılmadan önceki dönemde geçerli ve meşru ciranta olan kişiye aittir.