Boşanmada İki Tarafın da Kusurları Olması Durumunda Kusur Tespiti ve İştirak Nafakası

Boşanmada İki Tarafın da Kusurları Olması Durumunda Kusur Tespiti ve İştirak Nafakası

Karar Künyesi ve Özeti

2. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/17092 Karar No: 2018/5458 Karar Tarihi: 24.04.2018 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Mahkemece, “davalı kadının sürekli olarak eşini aşağıladığı, şerefsiz, köpek şeklinde hakaretler ettiği, kıskançlık gösterdiği ve eşine kendisini […]

İçtihat Metni

2. Hukuk Dairesi

Esas No: 2016/17092

Karar No: 2018/5458

Karar Tarihi: 24.04.2018

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Mahkemece, “davalı kadının sürekli olarak eşini aşağıladığı, şerefsiz, köpek şeklinde hakaretler ettiği, kıskançlık gösterdiği ve eşine kendisini aldattığından bahisle iftiralar attığı, eşimi sevmiyorum, tiksiniyorum şeklinde beyanlarda bulunduğu, kaldıkları lojmanda sürekli kavga çıkartarak davacı erkeğin başka illere tayin istemesine sebep olduğu, buna karşın davacı erkeğin ise davalı kadına küfür ve hakaretler ettiği, kadını dövdüğü” gerekçesiyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’ilerine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda eşine sürekli ağır hakaretler ve küfürler eden ve fiziksel şiddet uygulayan davacı erkeğin, kendisine ağır hakaretler eden ve sevmediğini söyleyen davalı kadına göre daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Kadına yüklenen “kaldıkları lojmanda sürekli kavga çıkartarak davacı erkeğin başka illere tayin istemesine sebep olduğu” şeklindeki vakıadan sonra evlilik birliğinin uzunca bir süre devam etmesi sebebiyle bu olayın davacı tarafından affedildiği en azından hoşgörü ile karşılandığı anlaşılmakta olup, kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Kadının “kıskançlık gösterdiği ve eşine kendisini aldattığından bahisle iftiralar attığı” vakıasının ise, tarafların ortak çocuklarının babasının başka bir kadın ile görüşmesini annesine anlattığı beyanı karşısında kadının bu durumla ilgili şüphelerini dile getirmesi sebebiyle, kusur olarak yüklenmesi doğru değildir. Hal böyleyken davacı erkeğin boşanma davası yönünden Türk Medeni Kanunun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğine göre boşanma davasının kabul kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan boşanma kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiş (HUMK m. 438/son) ve davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre velayeti davalı anneye bırakılan ortak çocuk 30.01.2008 doğumlu …’nin ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davalı kadının diğer temyiz itirazlarının ise 1. bentte açıklanan sebeple boşanma hükmünün gerekçesinin düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24.04.2018

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

0
Benzer Yargı Kararları
0 Yorum

Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu yapmak ister misiniz?

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir