Çocuğun Yanlış Yazılan Baba Adının Düzeltimesi / Soybağının Reddi / Babalığın Tespiti

Karar Künyesi ve Özeti

8. Hukuk Dairesi Esas No: 2017/15805 Karar No: 2018/2632 Karar Tarihi: 22.02.2018 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Erzin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davaname ile açılan davada, çocuk Görkem […]

İçtihat Metni

8. Hukuk Dairesi

Esas No: 2017/15805

Karar No: 2018/2632

Karar Tarihi: 22.02.2018

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Erzin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davaname ile açılan davada, çocuk Görkem Şahin’in davacı Minal Gürsoy’un çocuğu olduğu halde yanlış beyanla davalı Ali Şahin’in hanesine kaydedildiği ileri sürülerek, küçük Görkem Şahin’in baba adının düzeltilmesine karar verilmesi istenilmiş; mahkemece, davanın kabulü ile küçük Görkem Şahin’in “Ali” olan baba adının “Minal Gürsoy” olarak tashihine dair verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Dava Cumhuriyet Savcısı tarafından davaname ile açıldığı, davacının. Kanın Hukuku olduğu, genetik baba Minal Gürsoy’un davalı olarak gösterilmesi gerektiği halde davanamede davacı olarak gösterilmesi ve yargılama aşamasında da bu yanlışlığın fark edilmeyerek gerekçeli karara da adı geçenin davacı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, bu hususun mahallinde düzeltilmesi gereken bir maddi hata olduğu değerlendirilmiştir.

Bir davada maddi olguları ileri sürmek taraflara, ileri sürülen maddi olguların nitelendirilmesi hakime aittir. Cumhuriyet Savcısı tarafından Kamu adına açılan bu davada çocuk Görkem Şahin’in genetik babasının Minal Gürsoy olduğu halde nüfus kaydında Ali Şahin çocuğu imiş gibi tescil edildiği bildirilerek, nüfus kaydındaki. baba adının iptali ile gerçek (genetik) baba Minal Gürsoy olarak düzeltilmesi istenilmiştir.

Görüldüğü gibi bu davada birbiri ile bağlantılı iki ayrı dava söz konusudur. İlki soybağının reddi, ikincisi ile babalık davasıdır.

Bilindiği üzere, çocukla ana arasındaki soybağı doğumla, baba arasındaki soybağı ise ana ile evlilik, tanıma ve hakim hükmü ile kurulur. (TMK’nnn 282/1-2 md.) Evlilik devam ederken veya evliliğin sona annesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası kecadır. (TMK’nun 285/1. mad.)

Bu halde, çocukla baba arasındaki soybağ’ı, çocuğun evlilik içinde doğması ile kendiliğinden kurulur. Bu durumda koca; karısının doğurduğu çocuğun kendisinden olmadığını ileri sürerek ana ve çocuğa karşı, soybağmın reddi davasını açabilir. Çocuk da dava hakkında sahiptir. Bu dava ana ve kocaya karşı açılır. İşte davacının açtığı ilk dava budur.

Evlilik haricinde doğan çocukla baba arasındaki soybağı hakim hükmüyle de kurulabilir. Bunu sağlayan dava ise babalık davasıdır. (TMK’nun 3ol. md). Bu dava, ana ve çocuk tarafından babaya, baba ölmüş ise mirasçılarına karşı açılır. Davacının açtığı ikinci dava da babalık davasıdır.

Soybağına ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 282. maddesi ve devamında düzenlenmiş olduğundan, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesine göre, görevli mahkeme, aile mahkemesidir.

Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. (6100 sayılı HMK’nun 1. md.)

Bu durumda, görevli mahkeme aile mahkemesi olduğundan kamu düzenine ilişkin olan hususun resen dikkate alınarak mahkemece davaya aile mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görev hususu gözetilmeden işin esasının incelenmiş olması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK’nın 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA, ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 22.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

0
Benzer Yargı Kararları
0 Yorum

Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu yapmak ister misiniz?

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir