Kadastro Sırasında Tespit Harici Bırakılan Taşınmazın Zamanaşımı Zilyetliği Sebebiyle Tescil İstemi

Karar Künyesi ve Özeti

16. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2015/16799 Karar No: 2017/7374 Karar Tarihi: 2.11.2017 Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle tescili istemine ilişkindir. Kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazlar hakkında açılacak davaların, belirli bir süre içinde açılmasını öngören bir hüküm bulunmadığından, mahkemece davanın çekişmeli taşınmazın tescil harici bırakılma tarihinden yaklaşık 3 yıl […]

İçtihat Metni

16. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2015/16799

Karar No: 2017/7374

Karar Tarihi: 2.11.2017

Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle tescili istemine ilişkindir.

Kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazlar hakkında açılacak davaların, belirli bir süre içinde açılmasını öngören bir hüküm bulunmadığından, mahkemece davanın çekişmeli taşınmazın tescil harici bırakılma tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra açıldığı, dava açılması için makul sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar isabetsizdir.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacılar …Köyü çalışma alanında bulunan ve 2008 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle, 10.06.2011 tarihinde dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın çekişmeli taşınmazın tescil harici bırakılma tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra açıldığı, dava açılması için makul sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Gerek 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nda, gerekse yürürlükte bulunan diğer mevzuatta, kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazlar hakkında açılacak davaların, belirli bir süre içinde açılmasını öngören bir hüküm bulunmamaktadır. Ayni haklar, yasal kısıtlama yok ise nitelikleri gereği her zaman ve herkese karşı ileri sürülebilir. Hal böyle olunca, mahkemece toplanmış ya da toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yasal dayanağı bulunmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 02.11.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

0
Benzer Yargı Kararları
0 Yorum

Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu yapmak ister misiniz?

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir