Muris Muvazaası / Tapu İptal ve Tescili / Taraf Sıfatı / Mirasın Reddi

Karar Künyesi ve Özeti

1. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2009/3989 Karar No: 2009/7600 Karar Tarihi: 30.06.2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları R… B…’nın emekli ikramiyesi ile bedelinin tamamını kendisi ödeyerek satın aldığı 891 ada 30 parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölüm dükkanının 1/2 payını muris, 1/2 payını ise davalı 2.eşi adına yaptırdığını kısa bir süre sonrada muris adına […]

İçtihat Metni

1. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2009/3989

Karar No: 2009/7600

Karar Tarihi: 30.06.2009

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, mirasbırakanları R… B…’nın emekli ikramiyesi ile bedelinin tamamını kendisi ödeyerek satın aldığı 891 ada 30 parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölüm dükkanının 1/2 payını muris, 1/2 payını ise davalı 2.eşi adına yaptırdığını kısa bir süre sonrada muris adına kayıtlı 1/2 payın da davalıya devredildiğini, murisin ilk eşinden olan çocuklarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak işlem yaptığını ileri sürüp miras payları oranında tapunun iptali ile adlarına tescilini olmazsa tenkis istemişlerdir.

Davalı, dava konusu taşınmazı kendi parası ile satın aldığını, işlemin gerçek satış olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, işlemlerin danışıklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 30.6.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat İ… D…. geldi davetiye tebliğe rağmen temyiz edilen vs.vekili avukatlar gelmediler yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi S… A…. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacılardan O…’ın mirasbırakanın çocuğu, diğer davacı Y…. ve E…’in ise oğlu T…’den olma torunları oldukları, muris R….’in çekişme konusu taşınmazdaki malik olduğu 1/2 payını 30.3.1977 tarihinde 2.eşi olan davalı D….’e satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Davacılar, miras bırakanları R….’in yapmış olduğu pay temlikinin kendilerinden kendilerinden mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini, aynı taşınmazdaki D… üzerindeki 1/2 payın ise bedelinin muris R…. tarafından dava dışı kayıt malikine ödemek suretiyle sicil kaydının onun üzerine yapılmasını sağladığını, bu sebeple mirasbırakan tarafından kendilerinin saklı payına tecavüz edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil tenkis isteyerek eldeki davayı açmışlardır.

Gerçekten de, miras bırakan R…’in davalıya yapmış olduğu pay temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak davacı O… yönünden davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak, mirasbırakan R…’in yapmış olduğu 1/2 pay yönünden davacı O…’ın miras payı oranında kabul kararı verilmesi gerekirken bu payın dışında kalan davalı üzerindeki bakiye 1/2 payın da muvazaalı olduğu benimsenerek kabul kapsamına alınmak suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.Zira iddiaya göre davalı üzerindeki 1/2 payın bedelinin miras bırakan tarafından ödenmesi ve sicil kaydının davalıya intikalinin sağlanması elden bağış (gizli bağış) niteliğinde olup, böylesi bir olguda 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı tartışmasızdır.

Koşullarının varlığı halinde, bir başka ifadeyle bedelinin miras bırakan tarafından ödendiğinin kanıtlanması durumunda bu temlikinin Türk Medeni Kanununun 560/ ila 571 maddelerinde öngörülen tenkis hükümlerine tabi olacağı kuşkusuzdur.

Öte yandan, davacılar Y…. ve E…. mirasbırakan R…’den önce ölen oğlu T…’den olan torunlarıdır.

Bunlar babaları T…’in mirasını usulü dairesinde reddetmişdir.

Her nekadar Türk Medeni Kanununun 611.maddesi hükmü gereğince yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zamanı kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçersede somut olayda T… kendi murisine ait mirası reddetmemiş Y… ve E…. T….’den gelen mirası reddetmişlerdir.

O halde kendi murisine ait mirası reddeden bu kişilerin muris muvazaasına dayalı olarak açtıkları davanın dinlenilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır.

Öyle ise, davalının belirtilen yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın geri verilmesine, 30.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

0
Benzer Yargı Kararları
0 Yorum

Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu yapmak ister misiniz?

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir