Takip Hukukunda Aslolan Borcun Ödenmesidir / Eksik İnceleme ile Yetersiz Rapora Dayalı Hüküm Tesisi

Karar Künyesi ve Özeti

12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2013/10925 KARAR NO: 2013/20259 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair […]

İçtihat Metni

12. Hukuk Dairesi

ESAS NO: 2013/10925

KARAR NO: 2013/20259

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İİK’nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.

Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.

Somut olayda, meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulan taşınmazların tamamı borçlu adına kayıtlı olup, tapu kaydında …ilçesi, …Köyü, 4054 parselde kayıtlı 2944,00 m² miktarlı arsa ve 4060 parselde kayıtlı 888,00 m² miktarlı bahçeli kargir garaj vasfında olduğu görülmektedir.Mahkeme kararına mesnet yapılan fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; 4054 nolu parselde ev ve depo, 4060 nolu parselde ahır olarak kullanılan yapı bulunduğunun belirtildiği görülmektedir.İnşaat bilirkişisi raporunda ise; taşınmazların uzerinde; 75 m²lik iki katlı betonarme ev, 20 m² lik betonarme eklenti, 25 m² lik yığma eklenti, 35 m² lik yığma depo,30 m² lik yığma depo,70 m² lik hayvan ağırı bulunduğu, yapıların değerinin arsalar ile beraber 123.264 TL olduğu ve borçlunun aynı şart ve vasıflarda köy içinde kendisine yeni bir mesken edinmesinin mümkün olamayacağı bildirilmiştir. Rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira toplam 3832 m² alan üzerinde, içinde birden çok yapı bulunan taşınmazlardaki evin, borçlunun meskeni olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan takip hukukunda asıl olan borcun ödenmesidir. Bu nedenle borçlunun daha mütevazı niteliklere sahip yerlerde haline münasip daha küçük meskeni edinebileceği miktarın belirlenmesi zorunludur.

Mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak borçlunun açıklandığı üzere bulunduğu yerden daha mütevazı koşullara sahip yerlerde haline münasip daha küçük evi alabileceği değer belirlendikten sonra borçlunun haline münasip ev alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

0
Benzer Yargı Kararları
0 Yorum

Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu yapmak ister misiniz?

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir