Traverten ve Mermer Yapım İşini Konu Alan Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İstemi / Sözlü Yapılan Eser Sözleşmesi İspat Şartları

Karar Künyesi ve Özeti

Esas No: 2017/2525
Karar No: 2017/4168
K. Tarihi: 28/11/2017

Sözleşme ilişkisini ispatlayan yazılı belge bulunmadığı gibi, tanık dinlenmesini mümkün kılacak delil başlangıcı niteliğinde belge de bulunmadığından davalının dinlenmesine açıkça muvafakat etmediği tanık beyanları esas alınarak sözleşme ilişkisinin ispatlandığı kabul edilemez.

İçtihat Metni

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı, davalıya ait restoranın traverten ve mermer işlerini yaptığını ancak iş bedeli karşılığı kesilen faturadaki 64.544,64 TL alacağının ödenmediğini belirterek alacağının tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı süresi içerisinde cevap vermemiş, yargılama aşamasında davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece davalının … … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/1508 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu menfi tespit davası ile iddialarını ispatlayamadığı, dava konusu hususlara dair delil bildirmediği, alınan bilirkişi raporu ve tanık beyanları ile tarafların anlaşma sağladıkları, mermer işlerinin davacı tarafından yapıldığı, isticvap edilerek dinlenen davalı şirket yetkilisinin beyanlarının kabul edilmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, TBK’nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen, traverten ve mermer yapım işini konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemidir.

Kural olarak, eser sözleşmesi zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK’nın 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle iki bin beş yüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.

Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir.

Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK’nın 200. maddesindeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK’nın 202. maddesine göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.

Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.

Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; dava sözleşme ilişkisine dayalı olarak açılmış olup, yazılı olarak sözleşme yapıldığı kanıtlanmamıştır. Sözlü eser sözleşmesi kurulduğu da miktar itibarıyla tanıkla kanıtlanamaz. Sözleşme ilişkisini ispatlayan yazılı belge bulunmadığı gibi, tanık dinlenmesini mümkün kılacak delil başlangıcı niteliğinde belge de bulunmadığından davalının dinlenmesine açıkça muvafakat etmediği tanık beyanları esas alınarak sözleşme ilişkisinin ispatlandığı kabul edilemez. Mahkemece söz konusu hususlar nazara alınarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması yerinde olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 28.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

0
Benzer Yargı Kararları
0 Yorum

Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu yapmak ister misiniz?

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 Paylaşım
Copy link