1.CD Adam Öldürme / Uyuşturucu Alarak Kız Kardeşine, Kendisine ve Annesine Yönelik Küfür Eden Maktulü Öldüren Sanı

Daire/Kurul
1. CEZA DAİRESİ
Esas No
2016/4030
Karar No
2017/5124
Karar Tarihi
18 Ara 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
680
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Adam Öldürme / Uyuşturucu Alarak Kız Kardeşine, Kendisine ve Annesine Yönelik Küfür Eden Maktulü Öldüren Sanığın Haksız Tahrik Hükümlerinden Yararlanması Gerektiği

Kamu davası, kasten öldürme suçuna ilişkindir. Sanık ve ağabeyinin arkadaşı olan maktulün, sanığın kız kardeşi ile gönül ilişkisi yaşayıp olaydan yaklaşık altı ay önce cinsel ilişkide bulunduğu, maktulün bu nedenle hamile kalan kadın ile ısrarlarına rağmen evlenmek istemediği ve çocuğu da kabul etmediği, Adana’daki ailesinin yanından ayrılan kadının Antalya’daki kuzeninin yanına gelerek burada kürtaj yaptırdığı, suç tarihinden bir gün önce kız kardeşinin yaşadıklarını öğrenen sanığın maktulü arayarak bu konuda konuşmak istediği ancak maktulün “senin ananı bacını sinkaf ederim, ablana, bacına sahip çık” diyerek sövdüğü, maktulün ertesi gün uyuşturucu almış halde sanığa ait seyyar tezgahın bulunduğu yere geldiği ve aynı konuda sanıkla tartışmaya başladığı, tartışma sırasında sanığa “bacını sinkaf ettim, seni de ananı da sinkaf edeceğim” deyip uzaklaşmaya başladığı, öfkelenen sanığın tezgahının altındaki tüfekle maktule ateş ettiği ve ardından tüfeğin dipçiğiyle sırtından yaralanarak yere düşen maktulün kafasına birkaç kez vurduğu anlaşılan olayda maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, cezanın 12 yıldan 18 yıla kadar indirilmesini öngören TCK’nın 29. maddesi uyarınca, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle asgari düzeye yakın şekilde bir indirim yapılması gerektiği gözetilmeden alt sınırdan indirim tatbik edilerek fazla ceza tayini bozmayı gerektirmiştir.

Maktulün annesi olan …’in 27.04.2015 günlü dilekçesiyle sanığın cezalandırılmasına yönelik isteğinin katılma talebi niteliğinde olduğu ve bu konuda herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen, 19.10.2010 tarih ve 2010/149-204 sayılı Kararında belirtildiği gibi, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma taleplerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa karara bağlanması mümkün olduğundan, CMK’nun 237/2 maddesi uyarınca suçtan zarar gören …’in kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın maktul …’i kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, haksız tahrikin varlığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde meşru müdafaaya, takdiri indirim nedeninin uygulanması gerektiğine, katılan …’in suç vasfına, haksız tahrike yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,

1) Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ve ağabeyi Kazım’ın arkadaşı olan maktulün, sanığın kız kardeşi Aliye ile gönül ilişkisi yaşayıp olaydan yaklaşık altı ay önce cinsel ilişkide bulunduğu, maktulün bu nedenle hamile kalan Aliye ile ısrarlarına rağmen evlenmek istemediği ve çocuğu da kabul etmediği, Adana’daki ailesinin yanından ayrılan Aliye’nin Antalya’daki kuzeninin yanına gelerek burada küretaj yaptırdığı, suç tarihinden bir gün önce kızkardeşinin yaşadıklarını öğrenen sanığın maktulü arayarak bu konuda konuşmak istediği ancak maktulün “senin ananı bacını sinkaf ederim, ablana, bacına sahip çık” diyerek sövdüğü, maktulün ertesi gün uyuşturucu almış halde sanığa ait seyyar tezgahın bulunduğu yere geldiği ve aynı konuda sanıkla tartışmaya başladığı, tartışma sırasında sanığa “bacını sinkaf ettim, seni de ananı da sinkaf edeceğim” deyip uzaklaşmaya başladığı, öfkelenen sanığın tezgahının altındaki tüfekle maktule ateş ettiği ve ardından tüfeğin dipçiğiyle, sırtından yaralanarak yere düşen maktulün kafasına birkaç kez vurduğu anlaşılan olayda, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, cezanın 12 yıldan 18 yıla kadar indirilmesini öngören TCK’nun 29. maddesi uyarınca, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle asgari düzeye yakın şekilde bir indirim yapılması gerektiği gözetilmeden alt sınırdan indirim tatbik edilerek fazla ceza tayini,

2) 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 18/12/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi. (YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ ESAS 2016/4030 KARAR 2017/5124)