HGK Alacaklı Tarafından Yönetim Gideri Alacağının Tahsili Amacıyla Borçlu Aleyhine Başlatılan İlamsız İcra Takibin

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
602
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Daire/Kurul
HUKUK GENEL KURULU
Esas No
2017/266
Karar No
2018/1767
Karar Tarihi
27 Kas 2018
Alacaklı Tarafından Yönetim Gideri Alacağının Tahsili Amacıyla Borçlu Aleyhine Başlatılan İlamsız İcra Takibinde Alacağın Kesinleşen İşletme Projeleri veya Kat Malikleri Kurulunun İşletme Giderleri İle İlgili Kararına Dayanmadığından ve Kayıtsız Şartsız Borç İkrarı da İçermediğinden Alacaklının İtirazın Kaldırılması İsteminin Reddi Gerekir

(YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS 2017/266 KARAR 2018/1767)

Taraflar arasındaki “itirazın kaldırılması” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul 9. İcra (Hukuk) Mahkemesince itirazın kaldırılmasına dair verilen 17.12.2014 tarihli ve 2014/1124 E., 2014/1365 K. sayılı karar, davalı-borçlu vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 15.06.2015 tarihli ve 2015/5664 E., 2015/16581 K. sayılı kararı ile onanmış ise de davalı-borçlu vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 13.10.2015 tarihli ve 2015/23322 E., 2015/24100 K. sayılı kararı ile;

“...Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlunun yasal sürede borca itirazı sonucu takibin durdurulduğu, alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu ve mahkemece itirazın kaldırılmasına ve alacaklı yararına tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.

İİK.nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 37. maddesinde; "Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, yönetici gecikmeksizin bir işletme projesi yapar.

Bu projede özellikle:

a) Ana gayrimenkulün bir yıllık yönetiminde tahmini olarak gelir ve gider tutarları;

b) Tüm giderlerden her kat malikine, bu Kanunun 20. maddesindeki esaslara göre düşecek tahmini miktar;

c) Tahmini giderlerle diğer muhtemel giderleri karşılamak üzere her kat malikinin 20. maddedeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı; gösterilir.

Bu proje, kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara, imzaları karşılığında veya taahhütlü mektupla bildirilir. Bildirimden başlayarak yedi gün içinde projeye itiraz edilirse, durum kat malikleri kurulunda incelenir ve proje hakkında karar verilir, gerekirse yeni bir proje hazırlanır. Kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır"
hükmü yer almaktadır. Anılan madde hükmüne göre, kat malikleri kurulu kararları ve kesinleşmiş işletme projeleri, İİK'nun 68/1. maddesinde yazılı belgelerden olup, geçersizliği genel mahkemelerde açılacak bir dava ile kanıtlanmadığı sürece ilamsız takibe konu edilebilir.

Somut olayda; alacaklı S.S. Mashattan Site İşletme Kooperatifi tarafından borçlu aleyhine yönetim gideri alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağı hesap ekstresinden alacağın, aidat alacağı, sıcak ve soğuk su alacağı ve sayaç okuma bedelinden oluştuğu anlaşılmakta ise de; alacağın, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu' nun 37. maddesinde belirtilen kesinleşmiş işletme projesi veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararına dayanmadığı, alacaklı kooperatifin 2012 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağına ve alacaklı kooperatifin 2013 yılı tahmini bütçesine dayandığı anlaşılmaktadır.

Takip konusu olan alacaklı S.S. Mashattan Site İşletme Kooperatifinin alacağının varlığı, İİK'nun 68/1. maddesinde belirtilen belgelerle ispat edilemediği gibi, alacaklı kooperatifin 2012 yılı olağan genel kurul tutanağı ve 2013 yılı tahmini bütçesi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 37. maddesinde belirtilen kesinleşmiş işletme projesi veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararlarından da değildir.

O halde mahkemece, belirtilen nedenlerle itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekirken; Dairemizce maddi hataya dayalı olarak onandığı anlaşıldığından onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir…” gerekçesi ile onama kararı kaldırılmak suretiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

İstem itirazın kaldırılmasına ilişkindir.

Alacaklı vekili borçlu hakkında yapmış oldukları takipte borçlunun yetkiye ve borca yönelik itirazları nedeniyle takibin durduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun m. 37/son hükmüne göre kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararlarının İcra ve İflas Kanunu’nun 68. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen belgelerden sayılacağı, müvekkilin düzenlemiş olduğu hesap ekstresinin de bu kapsamda olması nedeniyle İİK m. 68/1’deki belgelerden sayılacağını belirterek borçlunun takibe yapmış olduğu itirazın kaldırılması ile takibin devamına, borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesini talep etmiştir.

Borçlu vekili, alacaklı kooperatifin ilgili itirazın kaldırılması incelemesinde taraf sıfatının bulunmadığını, eldeki incelemenin konusunun Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabî olduğunu, bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olacağını, alacaklının dayandığı belgelerin İİK m. 68/1’de belirtilen belgelerden olmadığını, yetkiye de itiraz ettiklerini ileri sürerek istemin reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yanlar arasındaki uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33. maddesinden kaynaklandığı, bu maddeden kaynaklanan uyuşmazlıkların taşınmazın bulunduğu yer icra daireleri tarafından çözümlenmesi gerektiği, bu nedenle yetkiye yönelik itirazın 68. madde uyarıca kesin olarak ortadan kaldırılması gerektiği, dosya içerisinde bulunan ve davacı tarafından dayanılan işletme projesi kat malikleri kurulunun işletme giderleri ve uzantıları kararına göre talep edilen alacak miktarı kararının kesinleştiği, söz konusu alacağı ihtiva eden belgelerin İİK’nın 68/1. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle itirazın İİK'nın 68. maddesi uyarınca kesin olarak kaldırılmasına, İİK'nın 68/son maddesi gereğince alacağın %20'si oranındaki tazminatın borçludan tahsili ile alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir.

Borçlu vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yerel mahkeme kararı onanmış ise de onama kararına karşı borçlu vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması nedeniyle bu defa Özel Dairece onama kararı kaldırılmış ve yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Mahkemece hem Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 37. maddesi gereğince oluşturulan ve yayımlanarak sabit hâle gelen işletme projesi hem de bu işletme projesini somutlaştıran takip dayanağı alacak kalemlerin tahakkukuna ilişkin bildirimin usulüne uygun olup davada etki ve sonuç doğuracak nitelikte olduğu, kat işletme projesine istinaden tebliğ edilip kesinleşen alacak kalemleri ve dayanaklarının İİK 68. maddesinde sayılan belgelerden olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.

Direnme kararı davalı-borçlu vekili tarafından temyize getirilmektedir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olay bakımından eldeki davada S.S. Mashattan Site İşletme Kooperatifinin alacağının varlığını İİK 68/1. maddesinde belirtilen belgelerle ispat edip edemediği noktasında toplanmaktadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “itirazın kesin olarak kaldırılması” başlıklı 68. maddesinin 1. fıkrasında; “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz.” hükmü yer almaktadır.

Anılan madde hükmü gereğince, resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri belgeler, itirazın kaldırılmasını sağlayıcı nitelikte sayılmaktadır.

Bu belgeler resmî daireler veya yetkili makamlar tarafından düzenlediklerinden, bunlarda borçlunun imzası bulunmaz; bu nedenle, borçlunun imzasının ikrar veya onaylanmış olması şartı burada aranmaz. Fakat bu belgelerin, itirazın kaldırılmasını sağlayıcı nitelikte sayılabilmesi için, borçlunun, belli bir para borcunu kayıtsız şartsız ödemek zorunda olduğunu göstermeleri gerekir.

Resmî dairelerin veya yetkili makamların düzenledikleri bir belgenin, itirazın kaldırılmasını sağlayıcı nitelikte bir belge olduğu, İcra ve İflas Kanunu’nda ve bazı özel kanunlarda yer alan hükümlerde açıkça kabul edilmiştir. Bunun yanı sıra Yargıtay içtihatlarına göre Kanunlarda açıkça belirtilmese dahi bazı belgeler İİK’nın 68. maddesi kapsamında belge niteliğinde sayılmaktadır.

Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, yönetici (veya diğer kat maliklerinden her biri), gider (veya avans) payını ödemeyen kat malikine karşı, yönetim planına, Kat Mülkiyeti Kanununa ve genel hükümlere göre ilamsız icra takibi yapabilir. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür (Kat Mülkiyeti K. m.20,II; m.35/i; m.25,III/a). Borçlu (kat maliki) ödeme emrine itiraz ederse, takibi yapan yönetici (veya diğer kat maliklerinden biri), (K....m.37'ye göre) kesinleşen işletme projesine veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararına dayanarak, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Çünkü kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İİK'nın 68. maddesinin 1’inci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır (Kat Mülkiyeti Kanunu m.37 son fıkra) (Kuru B., İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s. 289,290).

Bu genel açıklamaların ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Davacı-alacaklı S.S. Mashattan Site İşletme Kooperatifi tarafından 29.01.2014 tarihli hesap ekstresine göre yönetim gideri alacağının tahsili amacıyla davalı-borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, alacağın kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararına dayanmadığı, takip dayanağı belgelerin alacaklı kooperatifin 2012 yılı olağan genel kurul tutanağı ve 2013 yılı tahmini bütçesi olup, bu belgelerin Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 37. maddesinde belirtilen kesinleşmiş işletme projesi veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları niteliğinde olmadığı gibi, kayıtsız şartsız borç ikrarı da içermediğinden alacaklının itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gereklidir.

Hâl böyle olunca yerel mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalı-borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 366/III. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
 
Android Uygulama

İçtihat Ara


Yargı Kararları Uygulama

Android Uygulama
Üst