13.HD Avukatlık Ücret Sözleşmesinin İmzalanırken Fiil Ehliyetinin ve Akıl Sağlığının Yerinde Olup Olmadığı

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
625
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Daire/Kurul
13. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2016/12235
Karar No
2017/11105
Karar Tarihi
14 Kas 2017
Avukatlık Ücret Sözleşmesinin İmzalanırken Fiil Ehliyetinin ve Akıl Sağlığının Yerinde Olup Olmadığı / İmzanın Tespiti

Mahkemece, avukatlık ücret sözleşmenin imzalandığı tarihte murisinin fiil ehliyeti ve akıl sağlığının yerinde olup olmadığı ve sözleşme altında yer alan imzanın murisi ait olup olmadığı yönünden tarafların belirttiği delillerin toplanması ve yöntemince adli tıptan alınacak rapor sonucu bir karar verilmesi, yapılacak inceleme sonucunda murisin sözleşmenin yapıldığı sırada akıl sağlığının yerinde olduğu ve imzanın murise ait olduğu tespit edilir ise davalıların, davacı avukatın görevini yapmadığı iddiaları da dikkate alınarak davacının istifasının haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat …, vekili avukat … ile davacı Asil … ve vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, avukat olduğunu, davalıların murisi …’nın eski müvekkili olduğunu, murisin 5 Haziran 2012 tarihli genel vekaletname ile kendisini vekil tayin ettiğini, iş ilişkisinin 2012 yılının ilk aylarına tekabül ettiğini, 2012 yılının ilk aylarında sözleşme yapmaksızın danışmanlık yaptığını, davalı …’nın babasından han hisselerini devir aldıktan sonra aynı nitelikteki hizmeti davalı …’ya da verdiğini, bu hisseleri kardeşi …’ya sattığı 30.09.2013 tarihinde kadar devam ettiğini, davalıların murisi ile arasında 2012 yılı başlarında başlayan avukatlık hizmetinin, … 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/174 Esas sayılı dosyasından istifa ettiği 02/06/2014 tarihine kadar sürdüğünü, müteveffa ile karşılıklı anlaşmak sureti ile düzenlenen 12/06/2013 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken muaccel vekalet ücretlerinin ödenmediğini, tahsili için icra takibi başlattığını, takip kesinleşmeden …’nın 08/06/2014 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılara mirası kabul edip etmedikleri konusunda muhtıra gönderildiğini, davalıların mirası kabul ettiklerini, icra dosyasındaki borca itiraz ettiklerini bildirdiklerini, davalı …’ nın hiçbir haklı gerekçe göstermeden … 37. Noterliğinin 07/07/2014 tarihli, azilnamesi ile azledildiğini bildirdiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere mirasçı borçluların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini istemiştir. Davalı …, davacının mursilerine hukuki yardımda bulunmadığını, … 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/806 Esas sayılı dosyasında davacı avukatın hem murisin hem …’nın yeğenlerinin vekillik görevini üstlendiğini, bu durumun Avukatlık Kanununa aykırı olduğunu, avukatın ücret almaksızın iş yapması yasaklanmış olmasına rağmen davacının 4 ay boyunca hiçbir ücret almadığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmenin imzalandığı sırada murisin yaşı ve sağlık durumu nedeniyle sözleşmenin sıhhatının değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Davalı …, avukatların ücret almaksızın iş yapmasının yasaklanmış olmasına rağmen davacının 4 ay boyunca hiçbir ücret almadığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, daha önce müvekkiline hiçbir bildirim yapılmaksızın işlemiş alacakların tahsili talebinde bulunmaksızın doğrudan icra takibi başlatılmasının davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, müteveffa ile davacı arasında düzenlenen avukatlık ücret sözleşmesinin hükümsüz olduğunu, sözleşme imzalandığında müteveffanın 92 yaşında olduğunu, sözleşmenin tek taraflı hükümler içerdiğini, davacı avukatın verdiğini iddia ettiği davaların ve danışmanlık hizmetlerinin muallak olduğunu, davacı avukatın aynı davada taraf olan hem murisin hem de yeğenlerinin vekillik görevini üstlendiğini, bu durumun Avukatlık Kanununa aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davalıların … 29. İcra Müdürlüğünün 2014/14791 Esas numaralı dosyasındaki takip taleplerine itirazlarının kısmen iptali ile takibin 292.000 USD asıl alacak, 3.687,53 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 296.687,53 USD üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek %6 oranında faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin ve sair taleplerin reddine krar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Dava, vekalet sözleşmesinden doğan ücret alacağı iddiasına dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davalıların, icra takibine konu 12.06.2013 tarihli davacı tarafından mahkemeye sunulan sözleşmedeki imzaya itirazı mahkemece dikkate alınmamıştır. Yine davalılar murislerinin yaşı ve sağlık durumu nedeniyle sözleşme yapıldığı sırada akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia etmişler ve davacı tarafından dosyaya sunulan 11.06.2012 tarihli düzenleme şeklinde vekaletnamede bahsi geçen … Tıp Fakültesi Yaşlılık Psikatrisi Biriminden 11.06.2012 tarihinde alınan raporun ibraz edilmediğini beyan etmişlerdir. Mahkemece sözleşmenin yapıldığı sırada murisin akıl sağlığının yerinde olup olmadığı, imzanın murisi ait olmadığı yönündeki iddialarının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, avukatlık ücret sözleşmenin imzalandığı tarihte murisinin fiil ehliyeti ve akıl sağlığının yerinde olup olmadığı ve sözleşme altında yer alan imzanın murisi ait olup olmadığı yönünden tarafların belirttiği delillerin toplanması ve yöntemince adli tıptan alınacak rapor sonucu bir karar verilmesi, yapılacak inceleme sonucunda murisin sözleşmenin yapıldığı sırada akıl sağlığının yerinde olduğu ve imzanın murise ait olduğu tespit edilir ise davalıların, davacı avukatın görevini yapmadığı iddiaları da dikkate alınarak davacının istifasının haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2-Bozma nedenine göre, davacının ve davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının ve davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davalı …’ya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi. (YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ ESAS 2016/12235 KARAR 2017/11105)
 
Üst