12.HD Aynı Senede Dayanılarak İcra Takibi / Takip Dayanağı Senede Dayanarak Daha Önce Yapılan Takibin İptali

Daire/Kurul
12. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2016/25480
Karar No
2017/16275
Karar Tarihi
27 Ara 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
580
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Aynı Senede Dayanılarak İcra Takibi / Takip Dayanağı Senede Dayanarak Daha Önce Yapılan Takibin İptali

Dava, itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

Daha önce alacaklı tarafından borçlu hakkında aynı senede dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, borçlunun başvurusu üzerine, senedin kambiyo vasfı bulunmadığından takibin iptaline hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyizi üzerine mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği, anılan mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra alacaklı tarafından aynı senede dayalı olarak bu kez genel haciz yolu ile ilâmsız icra takibi başlatıldığı görülmektedir.

Borçlu aleyhine yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibin iptaline dair karar kesinleştiğinden, aynı senede dayanılarak genel haciz yolu ile ilâmsız icra takibine başlanmasında bir engel yoktur.

İİK'nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Aynı Kanun'un 62/5. maddesi; "Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır" hükmünü düzenlemektedir.

O halde, mahkemece, borçlunun icra takip dosyasındaki borca itirazına dair itirazın kaldırılması isteminin esasının incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, "takip dayanağı senede dayanarak daha önce yapılan takibin iptal edildiği gerekçesi ile itirazın kaldırılması talebinin reddine" karar verilmesi isabetsizdir.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından borçlu hakkında senede dayalı genel haciz yoluyla ilâmsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine süresi içinde icra dairesine başvurarak icra takibine itiraz ettiği, alacaklının borçlunun itirazı ile duran takibin devamı için itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; takip dayanağı senede dayanarak daha önce yapılan takibin iptal edildiği gerekçesi ile itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, daha önce alacaklı tarafından borçlu hakkında aynı senede dayanılarak 27. İcra Müdürlüğü'nün 2013/23415 E. sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, borçlunun başvurusu üzerine, 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.12.2013 tarih ve 2013/914 Esas 2013/928 Karar sayılı kararı ile senedin kambiyo vasfı bulunmadığından takibin iptaline hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyizi üzerine mahkeme kararının Dairemizce 22.04.2014 tarih ve 2014/7556 E.-2014/11751 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, karar düzeltme isteminin Dairemizce 18.09.2014 tarih ve 2014/16672 E.- 2014/21654 K. sayılı ilamı ile reddine karar verildiği, anılan mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra alacaklı tarafından aynı senede dayalı olarak bu kez genel haciz yolu ile ilâmsız icra takibi başlatıldığı görülmektedir.

Bu durumda, borçlu aleyhine yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibin iptaline dair karar kesinleştiğinden, aynı senede dayanılarak genel haciz yolu ile ilâmsız icra takibine başlanmasında bir engel yoktur.İİK'nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Aynı Kanun'un 62/5. maddesi; "Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır" hükmünü düzenlemektedir. O halde, mahkemece, yukarda anılan yasal düzenlemeler uyarınca borçlunun icra takip dosyasındaki borca itirazına dair itirazın kaldırılması isteminin esasının incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.12.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ ESAS 2016/25480 KARAR 2017/16275)
 
Üst