11.HD Bedel Farkının Tahsili İstemi / Aleyhe Hüküm Verme Yasağı

Daire/Kurul
11. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2016/3869
Karar No
2017/6422
Karar Tarihi
22 Kas 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
707
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Bedel Farkının Tahsili İstemi / Aleyhe Hüküm Verme Yasağı

Dava, davacı kurumun düzenlediği iki ihale arasındaki bedel farkının ilk ihalenin gereğini yerine getirmeyen davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Aleyhe hüküm verme yasağı gereği, temyiz eden tarafın lehine verilen bozma kararına uyan mahkeme artık temyiz eden tarafın önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Bu yasak, usule dair kazanılmış hak kavramı ile de ilgilidir.

Bozma kararına uyan mahkemece verilen temyize konu karar, aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olduğu gibi davalı lehine doğan usuli kazanılmış hakkı da ihlal ettiğinden isabetsizdir.

Taraflar arasında görülen davada 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 21/10/2015 tarih ve 2014/218-2015/856 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, 1 numaralı ... Müdürlüğü'ne ait l. Grup 14 Güzergah Personel-İşçi Taşıma İşinin davalıya ihale edildiğini ancak sözleşmenin süresinden önce haklı sebeplerle feshedildiğini ve kalan 150 gün için yeniden ihaleye çıkıldığı, aynı işin daha yüksek fiyatla başka bir firmaya ihale edildiğini ileri sürerek 4.945,38 TL Hazine zararının, davalı şirketten 09.05.2002 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 22.05.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de bu talebini 5.102,38 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, ihale şartnamesinde belirtilen mesafelerin yanlış olduğunu, bu sebeple bakiye zararlarının doğduğunu, sözleşmeyi yerine getirme imkanlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının sözleşmeyi haklı sebeplerle feshettiği ve aynı iş için yeniden ihale düzenlemek zorunda kaldığı, ilk ihaledeki en iyi ikinci teklif ile ikinci ihaledeki teklif arasındaki farkın davacının zararını oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 5.102.38 TL'nin 15/10/2002 tarihli dava tarihinden itibaren değişen oranda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı kurumun düzenlediği iki ihale arasındaki bedel farkının ilk ihalenin gereğini yerine getirmeyen davalıdan tahsili istemine dair olup, yerel mahkemenin 2.593,58 TL tazminatın davalıdan tahsiline dair 20.06.2012 tarihli kararı, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 24.02.2014 tarih 2013/3587 esas 2014/3383 karar sayılı ilamı ile davalı yararına bozulmuştur. Bozma kararına uyularak mahkemece yargılamaya devam olunmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak verilen hüküm ilk karara nazaran davalının daha aleyhine sonuç doğuracak niteliktedir. Temyiz eden tarafın lehine verilen bozma kararına uyan mahkeme artık temyiz eden tarafın önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna aleyhe hüküm verme yasağı denir. Bu yasak, usule dair kazanılmış hak kavramı ile de ilgilidir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulması ile artık davalı yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, artık bu uyma kararıyla bağlıdır ve bozma kararı gereğince inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır (KURU, Prof. Dr.; İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ankara 2017, s. 532vd.). Dairemizin bozma kararına uyan mahkemece verilen temyize konu karar, aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olduğu gibi davalı lehine doğan usuli kazanılmış hakkı da ihlal ettiğinden doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının istemi halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ ESAS 2016/3869 KARAR 2017/6422)