4.CD Boşanma Davası ile İlgili Telefon ile Araması / Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Özel Kast Unsurunun

Daire/Kurul
4. Ceza Dairesi
Esas No
2017/3381
Karar No
2018/708
Karar Tarihi
15 Ocak 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
527
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Boşanma Davası ile İlgili Telefon ile Araması / Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Özel Kast Unsurunun Ne Şekilde Oluşacağı

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli karar tebligatında zarfın içerisinde ne olduğunun yazılmaması karşısında, usulüne uygun tebliğ işlemi yapılmaması sebebiyle sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1) Bir kimseye telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması eylemlerinin ısrarla yapılması halinde, TCK'nın 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükunu bozma suçunun oluşacağı gözetilmeden, sanığın katılanların evine bir kez gelmesi ve katılanları boşanma davası ile ilgili telefon ile araması eylemlerinde, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun özel kast unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan ve kabule göre de sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/2. maddesi uygulanmak suretiyle verilecek cezanın arttırılması yerine, yetersiz gerekçe ile mağdur sayısınca sanığın iki defa mahkumiyetine karar verilmesi,

2) Kabule göre de;

02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, bir numaralı bozma nedeni hariç diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (YARGITAY 4. Ceza Dairesi E. 2017/3381 K. 2018/708)
 
Üst