8.HD Boşanma Davasında Hükme Bağlanan Yoksulluk Nafakası ve Diğer Alacaklar İlamın Ferileri Niteliğinde Olup Boşanm

Daire/Kurul
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/11280
Karar No
2017/7864
Karar Tarihi
29 May 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
707
2
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Boşanma Davasında Hükme Bağlanan Yoksulluk Nafakası ve Diğer Alacaklar İlamın Ferileri Niteliğinde Olup Boşanma Hükmünün Kesinleşmesi ile Takibe Konulabilir Hale Gelir

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, müvekkili aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde dayanak ilamın boşanma davasına ilişkin olduğunu, ilamın boşanma yönünden kesinleştiğini ancak yoksulluk nafakası ve diğer yönler yönünden kesinleşmediğini, kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını, belirterek icra emrinin iptalini istemiştir.

Mahkemece; yoksulluk nafakasının icraya konulabilmesi için kesinleşmesi gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiş; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HUMK'nun 443/4. (HMK'nun 367/2.) maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının "eklentisi" olan tazminatlar da aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Bir başka anlatımla boşanma hükmü kesinleşmiş ise eklentilerin (Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilmesi için eklentiler yönünden kararın kesinleşmesi gerekmez.

Somut olayda takip dayanağı ilamda; hükme bağlanan yoksulluk nafakası ve diğer alacaklar ilamın ferileri niteliğinde olup boşanma hükmünün kesinleşmesi ile takibe konulabilir hale gelirler.

Bu durumda boşanma hükmünün 03.06.2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle feri kalemler yönünden 22.06.2015 tarihinde çıkarılan icra emrinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

O halde, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İÎK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (YARGITAY 8. Hukuk Dairesi E. 2017/11280 K. 2017/7864)