13.HD Cezai Şartın Mahkemece Fahiş Görülerek Tenkis Edilmesi Halinde, Tenkis Edilen Miktardan Dolayı Davalı Yararına

Daire/Kurul
13. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2018/5019
Karar No
2018/8501
Karar Tarihi
27 Eyl 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
552
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Cezai Şartın Mahkemece Fahiş Görülerek Tenkis Edilmesi Halinde, Tenkis Edilen Miktardan Dolayı Davalı Yararına Vekalet Ücretine Hükmedilemez

(YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ ESAS 2018/5019 KARAR 2018/8501)

Takdire elverişli bulunan alacak iddialarında mahkemece davacının istediği miktardan daha az bir miktara hükmedilmesi halinde, davalı lehine ayrıca vekalet ücreti takdiri yoluna gidilmez. TBK'nun 182/son maddesi uyarınca cezai şart miktarının fahiş olup olmadığının takdiri hakime aittir. Davacının bunu önceden takdir ve tespit etmesi mümkün değildir. O nedenle, sözleşme ile tayin edilen bir cezai şartın tahsilini istemek hakkını haiz olan davacının açtığı dava sonunda cezai şartın mahkemece fahiş görülerek tenkis edilmesi halinde, tenkis edilen miktardan dolayı davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği açıktır.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, emlakçı olduğunu, davalı ile akdedilen 02.09.2012 tarihli sözleşmeye göre, davalının 115.000,00 TL satış bedeli ile sözleşmedeki adreste gösterilen taşınmazı satın aldığı takdirde komisyon ücreti olarak % 3 ve gününde ödenmez ise % 10 cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalıya taşınmazı gezdirdiğini, ancak davalının söz konusu taşınmazı kendisini devre dışı bırakarak satın aldığını, 3450 TL komisyon ücreti ve 11.500 TL cezai şart alacağı olmak üzere faizi ile 16.311,78 TL üzerinden başlattığı takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek 3.450,00 TL komisyon ücreti ve satış bedelinin % 3'ü üzerinden hesaplanan 3.450,00 cezai şart olmak üzere 6.900,00 TL üzerinden itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazı başka bir emlakçı aracılığıyla satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 4.600,00 TL asıl alacak ve bu miktara yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3.450,00 TL komisyon ücreti üzerinden hesaplanacak % 20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı eldeki dava ile komisyon ücreti ve cezai şart alacağının tahsili amacı ile başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptalini istemiş, davalı davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, sözleşme içeriği dikkate alındığında davacının taşınmazın satış bedelinin % 3'ü olan 3.450,00 TL komisyon ücreti ile cezai şarta hak kazandığı kabul edilmiş, ancak davalı tacir olmadığından 6098 sayılı TBK.nın 182/son maddesi uyarınca tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme kabiliyeti, borcun yerine getirilmemiş olması nedeniyle sağlanan menfaat ve kusur derecesi ile hakkaniyet kuralları gözetilerek fahiş olan cezai şart miktarı taşınmaz değerinin % 1'i olan 1.150,00 TL'ye indirilerek davanın kısmen kabulü ile itirazın 4.600,00 TL asıl alacak üzeriden iptaline karar verilmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeni ile davalı lehine 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; takdire elverişli bulunan alacak iddialarında mahkemece davacının istediği miktardan daha az bir miktara hükmedilmesi halinde, davalı lehine ayrıca vekalet ücreti takdiri yoluna gidilmez. TBK'nun 182/son maddesi uyarınca cezai şart miktarının fahiş olup olmadığının takdiri hakime aittir. Davacının bunu önceden takdir ve tespit etmesi mümkün değildir. O nedenle, sözleşme ile tayin edilen bir cezai şartın tahsilini istemek hakkını haiz olan davacının açtığı dava sonunda cezai şartın mahkemece fahiş görülerek tenkis edilmesi halinde, tenkis edilen miktardan dolayı davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği açıktır.

Somut uyuşmazlıkta da, mahkemece tenkis edilen cezai şarta ilişkin miktar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm ve davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 10. bendinde yer alan ibarelerin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine aynen "reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına" cümlesinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 235,73 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 78,50 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/09/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
 
Üst