8.HD Davacı 3. Kişi Haciz Yapılan Taşınmazı Satın Aldığından Takip Borçlusu Şirketin Haciz Adresini Terk Etmesinden

Daire/Kurul
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/5994
Karar No
2017/17024
Karar Tarihi
18 Ara 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
668
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Davacı 3. Kişi Haciz Yapılan Taşınmazı Satın Aldığından Takip Borçlusu Şirketin Haciz Adresini Terk Etmesinden Yaklaşık 2 Yıl Sonra Yapılan Hacizde Haczedilen Menkullerin, Borçluya Ait Olduğunun Kabulü Hayatın Olağan Akışına Aykırı Olup Salt Davacılar İle Takip Borçlusunun Faaliyet Gösterdikleri Adreslerin Komşu Olmalarının da Yaptıkları Satış İşlemlerinin Danışıklı Olduğu Anlamına Gelmeyeceği

Taraflar arasında görülen davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.02.2015 gün ve 2014/27028 Esas, 2015/5329 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacı üçüncü kişiler vekili, Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün 2012/5108 sayılı takip dosyasında yapılan 26.06.2012 günlü hacze konu mahcuzların davacı 3. kişi şirketlere ait faturalı mallar olduğunu, borçlu şirketin faaliyette bulunduğu fabrikayı borçlu şirket sahibinden satın aldıklarını ve satış bedelini ödediklerini, borçlunun adresten ayrılırken bir kısım demirbaşlarını da satın aldıklarını, borçlunun faaliyet adresinin değiştiğini haciz mahallinde ise borçluya ait evrak bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı alacaklı vekili, haciz adresinde borçlu şirketin uzun yıllar 3. kişi şirketlerle aynı alanda faaliyet gösterdiğini, bir kısım borçlu çalışanlarının davacı şirketlerde çalışmaya devam ettiğini, borçlu şirket mal varlığının muvazaalı olarak devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacı 3. kişi şirketlerin borçlu şirketin ve hacze konu olan alacağın doğumundan çok önce kurulduğu, faaliyet alanları aynı ise de, ticaret sicilde kayıtlı adreslerinin farklı olduğu davacılardan ... A.Ş.'nin borçlu şirket yetkilisi adına kayıtlı taşınmazı satın aldığı, borçlu şirket ile davacı şirketler arasında ticari faaliyet bulunmakta ise de, borcun resmi kayıtlarla ödendiği, bu nedenle aralarında muvazaalı bir ilişkinin bulunduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dairemizce verilen 27.02.2015 tarih, 2014/27028 Esas, 2015/5329 K. sayılı karar ile davacı 3. kişilerin açtığı istihkak davası sırasında sunulan 05.08.2010-26.08.2010 tarihleri arasında düzenlenmiş faturalara göre, borçlu şirketin icra takibine konu borcun dayanağı olan 18.01.2010 tarihli iş akdinin feshinden sonra ticari emtiasının büyük bir bölümünü üçüncü kişi şirketlere devrettiği, öte yandan üçüncü kişi şirketler borçlu ile aynı alanda komşu olarak faaliyette göstermekte iken, üçüncü kişi şirketlerden ... A.Ş.'nin borcun kaynağı olan iş sözleşmesinin feshinden sonra 16.04.2012 tarihinde borçlu şirket yetkilisinden borçlu şirketin faaliyet gösterdiği taşınmazı da satın aldığı, davacı şirketlerin borçlunun faaliyet adresinde faaliyetlerine devam ettiği, somut olayda borçlu ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davacı şirketlerin komşu olarak faaliyet gösterdikleri borçlunun ticari işletmesindeki emtianın büyük bölümünü satın aldıklarından, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bilmeleri gerektiği, borcun doğumundan sonra borçlu tarafından 3. kişilere yapılan satış ve devirlerin alacaklıdan mal kaçırmaya ve muvazaaya yönelik olduğu, muvazaa yoksa bile borcun doğumundan sonra yapılan bu nitelikteki devirlerin İİK'nın 44. ve 6098 sayılı TBK'nın 202. maddeleri gereğince alacaklının haklarını etkilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; bu sefer de davacı 3. kişiler vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

Dava, İİK'nın 96. vd. maddelerine dayanan 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; takip borçlusu şirketin 31.01.2001 tarihinden 01.09.2010 tarihine kadar haciz yapılan adreste faaliyet gösterdiği, 01.09.2010 tarihinde davacılardan ... Kürk Deri Ltd. Şti.'nin haciz adresine geldiği, anılan tarihten 16.04.2o12 tarihine kadar borçlunun kiracısı iken 16.04.2012 tarihinde haciz yapılan taşınmazın davacı 3. kişilerden ... Ltd. Şti. tarafından satın alındığı, takip borçlusunun da 01.09.2010 tarihinden sonra başka yerlerde faaliyetlerine devam ettiği, dosyadaki bilgilere göre de gayri faal olmadığı, bu durumda takip borçlusu şirketin haciz adresini terk etmesinden yaklaşık 2 yıl sonra yapılan hacizde haczedilen menkullerin, menkullerin kızı derisi olduğu hususu da dikkate alındığında borçluya ait olduğunun kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Öte yandan davacılar tarafından sunulan gümrük beyannamelerinde bahsi geçen menkuller de mahcuzlar ile örtüşmektedir. İİK'nın 44. ve 6098 sayılı TBK'nın 202. maddelerinde ifadelerini bulan şartların yerine getirilmemiş olması da iş yeri devrinin danışıklı olduğu anlamına gelmemelidir. Somut olayda da taşınmazın ve içindeki birtakım demirbaşların satın alındığı, iş yerinin devralınmadığı, borçlunun başka adreste faaliyetine devam ettiği de nazara alındığında anılan Kanun hükümlerinin eldeki davada uygulanması da mümkün olmadığı gibi salt davacılar ile takip borçlusunun faaliyet gösterdikleri adreslerin komşu olmalarının da yaptıkları satış işlemlerinin danışıklı olduğu anlamına gelmeyeceğinin kabulü gerekir.

Tüm bu bilgiler ve değerlendirmeler ışığında yerel mahkemenin istihkak davasının kabulüne dair kararının onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmakla davacı 3. kişilerin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişiler vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.02.2015 tarih, 2014/27028 Esas, 2015/5329 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak 07.05.2013 tarihli ilk derece mahkemesi kararının ONANMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.12.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS 2016/5994 KARAR 2017/17024)
 

HAKKIMIZDA

  • Hukukun her geçen gün değişme ve güncelleme özelliği, ülkemiz mahkemelerindeki davalarda verilen kararlar açısından da geçerli olması hasebiyle içtihatlar gün geçtikçe farklılaşmakta ve çatışmaktadır. Özellikle hukukla ilgilenen avukatlar, hakimler, savcılar ve hukuk öğrencileri için tartışmasız olarak güncel kararları takip etmek zaruret olmuştur. Bu sebeple elimizden geldiğince güncel içtihatlara ulaşmanız için, bulunduğunuz forum sitesini kurduk.

    Yargikararlari.net, tüm vatandaşlarımızın yüksek mahkemelerin verdiği yargısal kararlara ulaşabilmesini sağlamak için kurulmuş bir forum sitesidir. Hukuk forumu olan sitemizde, Yargıtay kararları, Danıştay içtihatları, Anayasa Mahkemesinin itiraz, iptal ve bireysel başvuru hakkındaki kararları ve uluslararası hukuk alanındaki önemli yargı kararları yer almaktadır. Sizler de hukukla ilgili yazılarınızı veya elinize ulaşan kararları forumumuzda paylaşarak topluluğumuza katılabilirsiniz.

    yargıtay kararı sorgulama, yargıtay kararları arama motoru, içtihat arama motoru

User Menu