9.HD Davacının, İşyerinde Çalışırken İşverenin Kaynak Makinasını İzinsiz 4 Yıl Aldığı İçin Bu Eylemi

Daire/Kurul
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2015/23402
Karar No
2018/19972
Karar Tarihi
8 Kas 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
707
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Davacının, İşyerinde Çalışırken İşverenin Kaynak Makinasını İzinsiz 4 Yıl Aldığı İçin Bu Eylemi Doğruluk ve Bağlılığa Aykırıdır

(YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ ESAS 2015/23402 KARAR 2018/19972)

Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

Davalı işverenliğe ait kaynak makinesinin davacı tarafından 2009 yılında davacının akrabasının dükkanına götürüldüğü ve yaklaşık 4 yıl boyunca getirilmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Buna göre tanığın makinenin 2012 yılında götürüldüğünü beyan etmesi karşısında, tanığın ifadesinin davacıyı doğruladığından bahsedilemez.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının işyerinde çalışırken işverenin kaynak makinasını izinsiz aldığı ve makinenin işyerinde bulunmadığının tespit edilmesi üzerine makineyi 4 yıl sonra geri getirdiği anlaşılmakla, davacının bu eylemi doğruluk ve bağlılığa aykırı olup, mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili; davacının davalı iş yerinde 03/02/1997 tarihinde çalışmaya başladığını, bu dönem içinde işverenin bir iki defa birleşme ve yeni ortaklıklar sebebiyle unvan değişikliğine gittiğini, ancak davacının yaptığı işin ve çalışma yerinin hiç değişmediğini, 05/06/2013 tarihinde davalı işverenlikçe davacıya savunma istemli bir yazı tebliğ edildiğini, söz konusu yazıda davacının yolsuzluk yapmak ve şirkete ait bir makineyi alıp götürmekle suçlandığını, davacının kaynak makinesini davacının amiri olan ....'nin bilgisi dahilinde amcasının oğluna ödünç verdiğini, kesinlikle çalma veya habersiz alma olayının söz konusu olmadığını, sadece aradan geçen zaman içinde makinenin de zaten eski olması sebebiyle geri getirilmesinin unutulduğunu ve fakat davalının uyarısı üzerine davacının olayı hatırladığını ve derhal makineyi getirip teslim ettiğini, feshe konu edilen makinenin günümüz piyasasında bir mali değer ifade etmeyen eski model bir makine olduğunu, bir an için davalı işverenliğin kaynak makinesi olayı sebebiyle haklı olduğu kabul edilse dahi, bu olaya geçerli sebeple fesih kurallarının uygulanması gerektiğini, iş yerinde fazla mesai yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve resmi tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; davacının 03/02/1997 tarihinde o dönemde davalı şirketin grup şirketi olan dava dışı ... Yatçılık A.Ş.'de çalışmaya başladığını, 01/04/2004 tarihinden itibaren ise davalı işveren nezdinde çalışmaya devam ettiğini, huzurdaki davada talep edilen fazla mesai, hafta tatili ile resmi tatil ücretlerinin 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, 23/05/2013 tarihinde davalı şirkete ait sarı gaz altı kaynak makinesinin şirkette bulunmadığı ve söz konusu makinenin davacı tarafından izinsiz ve habersiz alınarak, dayısının oğluna ait iş yerinde kullanıldığının tespit edildiğini, davacının savunmasında bu olayı ikrar ettiğini, her ne kadar davacının amiri olduğunu belirttiği ...'nin bilgisi dahilinde makineyi aldığını iddia etmiş ise de, bu kişinin şirkete ait bir emtianın şirketin başka çalışanı tarafından götürülmesine izin verme yetkisinin bulunmadığını, bu kişinin bir kısım olumsuz eylemler sebebiyle işten çıkarıldığından, davalı şirketle arasında husumet olduğunu, ayrıca davacının işverenliğe verdiği savunmasında bu yönde herhangi bir beyanda da bulunmadığını, yine şirket içinde yapılan soruşturma neticesinde, davacı ile kaynakçı ustabaşı H. Ç.'nin birlikte hareket ederek, şirkete hizmet ve malzeme sağlayan firmalardan her ay başında komisyon aldıkları, şirketin şubelerinden çıkan hurdaları tarttırmadan veya ağırlıklarının çok altında tattırarak sattıklarına yönelik duyum ve şayialar bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, bu hususa ve yukarda belirtilen kaynak makinesine dair olaya istinaden 05/06/2013 tarihinde davacının savunmasının alındığını, davacının komisyon ve hurdalarla ilgili suçlamaları reddettiğini ve şirket içinde yapılan soruşturmada bu hususa dair geriye dönük somut ve belgeye dayalı delil bulunmadığından, bu hususa ne disiplin kurulunda ne de fesih bildiriminde yer verilmediğini, ancak kaynak makinesine dair olayın hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını, söz konusu makinenin davacının sorumluluğunda olduğunu, ayrıca makinenin hala kullanılabilir durumda olduğunu, davacının akrabasının iş yerinde kullanılması ile sabit olduğundan ekonomik değerinin bulunmadığı yönündeki iddialarının gerçek olmadığını, bu hususa dair disiplin kurulu kararıyla, davacının iş akdinin İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi gereğince, ”işçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, ...gibi doğruluğa ve bağlılığa uymayan davranışları” sebebiyle feshedildiğini, bazı dönemlerde fazla çalışma yaptığının doğru olduğunu, ancak yapılan fazla çalışmaların ilgili ayın ücret bordrosuna yansıtılarak davacının banka hesabına ödendiğini, yine davacının çalışmış olduğu bazı hafta tatili ve resmi tatillerine dair ücretlerinin de ücret bordrosuna yansıtılarak banka kanalıyla ödendiğini, dolayısıyla davacının ücret bordoların da belirtilen fazla çalışmadan daha fazla çalışma yapmadığını, hak ettiği yıllık ücretli izinden 250 gününü fiilen kullandığını, hak edip de kullanmadığı yıllık izin ücreti karşılığı olan brüt 11.537,86 TL'nin ise işten çıkarıldığı 2013/Haziran ayına ait ücret bordrosuna yansıtılarak, diğer ücret alacakları ile birlikte 2013/Temmuz ayında banka hesabına yatırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-) İş akdinin davalı işveren tarafından haklı sebeple feshedilip feshedilmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Davacı iş akdinin haksız sona erdirildiğini iddia etmiş, davalı işveren, şirkete ait kaynak makinesinin davacı tarafından izinsiz ve habersiz alınarak davacının akrabasının dükkanına götürülmesi nedenine dayalı haklı fesih savunmasında bulunmuştur.

Mahkemece, "davacının bu iddiayı doğrular mahiyette savunma yaptığı, ancak ilgili makineyi aynı zamanda dosyada tanıklık yapan ve davacının amiri konumundaki ....'nin izni ile geçici olarak aldığını ve daha sonra unutulduğunu beyan ettiği, tanık Veysi'nin davacının savunmasını doğruladığı, 4 yıl boyunca ilgili makinenin iş yerinde kullanılmasına ihtiyaç olmamasının, davacının unutulma gerekçesinin ihtimal dahilinde olabileceğini göstereceği, davacının ilgili makineyi başka birine kullandırması ve daha sonra da o yerde unutması eylemlerinin sadakat borcuna aykırılık teşkil edecek ağırlıkta olmadığı " gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri kabul edilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.

4857 Sayılı İş Kanununun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi dava dilekçesinde, makinenin amirinin izniyle götürüldüğünü ileri sürmektedir. Veysel S. davacı ... olarak alınan beyanında, "ben iş yerinde davacının amiri durumundaydım ve davacı benden izin alarak kaynak makinesini götürmüştü, davacı kaynak makinesini dayısının oğluna kullandırmak maksadı ile götürmüştü, ben davacıya izin vermiştim, ancak bu konuda ben herhangi bir yerden izin almamıştım...davacı kaynak makinesini 2012 yılının ilk aylarında dayısının oğluna götürmüştü, ben işten ayrıldıktan sonra da geri getirilmiş." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı işverenliğe ait kaynak makinesinin davacı tarafından 2009 yılında davacının akrabasının dükkanına götürüldüğü ve yaklaşık 4 yıl boyunca getirilmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Buna göre tanığın makinenin 2012 yılında götürüldüğünü beyan etmesi karşısında, tanığın ifadesinin davacıyı doğruladığından bahsedilemez.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının iş yerinde çalışırken işverenin kaynak makinasını izinsiz aldığı ve makinenin iş yerinde bulunmadığının tespit edilmesi üzerine makineyi 4 yıl sonra geri getirdiği anlaşılmaktadır. Davacının bu eylemi doğruluk ve bağlılığa aykırı olup, mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgilisine iadesine, 08.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.