9.HD Davalılar Arasında Asıl-Alt İşveren İlişkisi Olup Olmadığı Değerlendirilmeden Davacının İşe İadesine Karar

Daire/Kurul
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/6378
Karar No
2017/2639
Karar Tarihi
27 Şub 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
533
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Davalılar Arasında Asıl-Alt İşveren İlişkisi Olup Olmadığı Değerlendirilmeden Davacının İşe İadesine Karar Verilmesi Doğru Değildir

(YARGITAY 9. Hukuk Dairesi ESAS 2016/6378 KARAR 2017/2639)

Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, davalılardan ... Ltd. Şirketinde diğer davalı şirketin şirketin işçisi olarak muhasebe bölümünde çalışırken iş sözleşmesinin davalılarca geçerli bir sebep bulunmaksızın fesh edildiğini iddia ederek feshin geçersizliğini ve işe iadesini talep etmiştir.

Davalı ... Ltd. Şirketi vekili, davacı ile kendi aralarında yapılmış bir iş sözleşmesi olmadığını, davalı ... Ltd. Şti.'nin diğer davalı şirket olan ... AŞ.'den hizmet almakta iken ekonomik durumunun bozulması, çalışanların büyük bir kısmının iş kanununa uygun şekilde toplu işten çıkarma prosedürü ile işten çıkartılması ile birlikte ... A.Ş.'den hizmet alınmaktan vazgeçildiğini, ... Ltd. Şti.'nin hiçbir tasarruf ve işlem yetkisinin, işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, kendilerinin kriz döneminde her türlü önlemi aldığını, gereksiz masraflardan kaçınıldığını, çalışanları derhal işten çıkartma yoluna gidilmediğini, feshinin son çare olma ilkesine uygun davranıldığını, ayrıca tüm bunlarla birlikte davacının kendi işçileri olsa bile iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, fesih tarihinde 8 çalışan kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili ise, davacının iş akdinin usul ve yasaya uygun olarak diğer davalı ... şirketinin aldığı işletmesel karar neticesinde feshedildiğini, diğer davalı ... şirketinin söz konusu işletmesel kararı almadan önce alınması gereken başkaca ekonomik tedbirlere yöneldiğini ve feshe son çare olarak başvurduğunu, bu hususun dosyaya sunulacak diğer tüm belge ve şirket kayıtları ile açıkça ortaya çıkacağını ve şirketlerin aldıkları işletmesel kararlar doğrultusunda, şirket içerisinde yeniden yapılanma sürecine gidebileceklerini, işveren tarafından iş akdinin feshinin son çare olarak uygulandığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, ispat yükü kendisine düşen davalı işveren tarafından iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilip davacının davalı ...Ş. işyerinde işe iadesine karar verilip mali haklardan iki davalı birlikte sorumlu tutulmuştur.

Kararı taraflar temyiz etmiştir.

Mahkemece dosya kapsamına uygun gerekçe ile işverence yapılan feshin geçersizliğine karar verilmesi yerindedir. Ancak davacı taraf davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığını ileri sürüp davalılardan ... İlaçları Ltd. Şirketindeki işe iadesini talep etmiş ise de Mahkemece bu iddia değerlendirilmeden davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğunun kabulü hatalıdır.

Alt işveren; bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren - alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.

Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Yasanın 2 nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir

Dosya içeriğine göre davalılar arasında çeşitli işler için personel teminine yönelik sözleşme yapılmış olup davacı da bu kapsamda iş sözleşmesinde belirtilen şekilde davalı ... Ltd. Şirketinde muhasebe uzmanı olarak çalışmış ve davalı ... Ltd. Şirketinın aldığı işletmesel karar doğrultusunda iş sözleşmesi fesh edilmiştir.

Davalılar arasındaki sözleşme açıkça işçi teminine yönelik olup 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesine göre asıl-alt işveren ilişkisi yoktur. Davacı ... Ltd. Şirketi çalışmış ve iş sözleşmesinin fesih kararını da bu şirket vermiştir. Buna göre Mahkemece davacının davalı ... Ltd. Şirketi işyerindeki işe iadesine karar verilmesi ve muvazaanın tarafı olan diğer davalının mali haklardan sorumlu tutulması gerekirken, muvazaa nedeni ile işveren sıfatı olmayan, diğer davalı ...Ş. deki işe iadesine karar verilmesi isabetsizdir.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının... Ltd. Şirketindeki İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğunda olmak üzere davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 75.60 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 27/02/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
 

Benzer konular

Üst