10.CD Denetimli Serbestlik Tedbirlerine Uygun Davranmamakta Israr / Sanığın Bilinen Son Adresinin Tebliğe Elverişli

Daire/Kurul
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2013
Karar No
2018/2854
Karar Tarihi
22 Mar 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
657
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Denetimli Serbestlik Tedbirlerine Uygun Davranmamakta Israr / Sanığın Bilinen Son Adresinin Tebliğe Elverişli Olmadığının Anlaşılması Durumunda Mahalle Muhtarına Tebliğ Yapılması

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi ESAS 2018/2013 KARAR 2018/2854)

Adalet Bakanlığı'nın, 15/02/2018 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli F. B. hakkında açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının durmasına dair İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21/09/2017 tarihli ve 2017/105 esas, 2017/564 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 26/02/2018 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

1- Şüpheli hakkında, 06/08/2016 ve 30/09/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği; ayrıca tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edildiği,

2- Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesinin 14/12/2016 tarihinde tebliğine rağmen Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne müracaat etmemesi üzerine gönderilen uyarı müzekkeresinin 17/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği,

3- Şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca “...tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği...” gerekçesiyle kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davası açıldığı,

4- İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21/09/2017 tarihli ve 2017/105 esas, 2017/564 sayılı kararı ile "şüpheliye yapılan tebligatların usulsüz olduğu ve ısrar şartının oluşmadığı" gerekçesiyle, “kamu davasının durmasına” karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2017/105 esas, 2017/564 sayılı kararıyla, sanığa denetimli serbestlik müdürlüğünce çıkartılan çağrı kağıdının ve uyarı müzekkeresinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na aykırı şekilde mernis şerhi ile doğrudan mernis adresine çıkartıldığı ve tebligatın anılan Kanun'un 21/12. maddesi uyarınca yapıldığı, bu tebligatların geçersiz olduğu, hakkında usulüne uygun çağrı kağıdı ve uyarı müzekkeresi tebliğ edilmeyen sanık hakkında denetimli serbestlik dosyasının kapatılması işleminin hukuka aykırı olduğundan bahisle davanın durmasına dair karar verilmiş ise de,

Şüphelinin soruşturma aşamasına kollukta şüpheli sıfatı ile vermiş olduğu 30/09/2016 ve 06/08/2016 tarihli beyanlarında yerleşim yeri adresi olarak "......../İstanbul" adresini bildirdiği, şüphelinin 7201 sayılı Kanun'un 10/1 maddesi kapsamında mezkur adresin bilinen son adresi olduğu, keza İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada da sanık sıfatı ile vermiş olduğu 21/09/2017 tarihli savunmasında yine aynı adresi mahkemeye bildirdiği, şüphelinin adres kayıt sisteminde kayıtlı mernis adresinin de bu adres olduğu, hâl böyle olunca şüpheliye çıkartılan tebligatların usulüne uygun olduğu ve böylece denetimli serbestlik kapsamında belirlenen yükümlülüğü uymamakta ısrar ettiğinin anlaşılması karşısında, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21/09/2017 tarihli ve 2017/105 esas, 2017/564 sayılı kararının bozulması istenmiştir.

TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmüne yer verilmiştir.

Tebligat Kanunu’nun; 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."
şeklinde düzenleme yer aldığı,

21. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında ise; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."
şeklinde düzenlemelerin yer aldığı,

Somut olayda, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ile birlikte denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen şüpheliye tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlaması için uyarılı ilk başvuru davetiyesinin gönderildiği, “tebliğden itibaren 10 gün içinde müracaat etmezse hakkında dava açılacağı” uyarısını içeren bu davetiyenin şüphelinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde bildirdiği bilinen son adresi ve aynı zamanda mernis adresi olan adreste “tebliğ imkansızlığı nedeniyle” şerhi verilerek Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edildiği, birinci uyarının bu şekilde yapılmış olduğu, bu tebliğ ve uyarıya rağmen şüphelinin süresi içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne müracaat etmeyerek yükümlülüklerini birinci kez ihlal etmesi üzerine yazılı olarak uyarılmasına karar verildiği ve “tebliğden itibaren 10 gün içinde müracaat etmezse tekrar uyarı yapılmadan yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmiş sayılarak hakkında dava açılacağı” uyarısını içeren ikinci davetiyenin 17/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, bunun da ikinci uyarı olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak şüphelinin yapılan bu uyarıya rağmen 10 gün içinde kuruma başvurmamak suretiyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmeyerek, ikinci kez yükümlülüklerini ihlal ettiği, anlaşılmıştır.

Her ne kadar mahkemece, doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatların geçersiz olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de, tebliğ yapılan adres sanığın bilinen son adresi olup aynı zamanda mernis adresi de olduğu ve tebliğe elverişli olmadığının anlaşılması durumunda mahalle muhtarına tebliğ yapılmasının yasaya uygun olduğu, kaldı ki bizzat sanık mahkeme huzurundaki savunmasında bu adreste ailesi ile birlikte oturduğunu, ancak herhangi geçerli bir sebep ileri sürmeksizin tebligatlardan haberi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan tebligatların yasaya aykırı olmadığı,

Bu hali ile 2 kez uyarılmasına rağmen 2 defa yükümlülüklerini ihlal ettiği görüldüğünden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması isteğiyle açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu" gerçekleşmiştir. Bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken, “kamu davasının durmasına” karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

Açıklanan nedenlere göre; İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21/09/2017 tarihli ve 2017/105 esas, 2017/564 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 22.03.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
 

HAKKIMIZDA

  • Hukukun her geçen gün değişme ve güncelleme özelliği, ülkemiz mahkemelerindeki davalarda verilen kararlar açısından da geçerli olması hasebiyle içtihatlar gün geçtikçe farklılaşmakta ve çatışmaktadır. Özellikle hukukla ilgilenen avukatlar, hakimler, savcılar ve hukuk öğrencileri için tartışmasız olarak güncel kararları takip etmek zaruret olmuştur. Bu sebeple elimizden geldiğince güncel içtihatlara ulaşmanız için, bulunduğunuz forum sitesini kurduk.

    Yargikararlari.net, tüm vatandaşlarımızın yüksek mahkemelerin verdiği yargısal kararlara ulaşabilmesini sağlamak için kurulmuş bir forum sitesidir. Hukuk forumu olan sitemizde, Yargıtay kararları, Danıştay içtihatları, Anayasa Mahkemesinin itiraz, iptal ve bireysel başvuru hakkındaki kararları ve uluslararası hukuk alanındaki önemli yargı kararları yer almaktadır. Sizler de hukukla ilgili yazılarınızı veya elinize ulaşan kararları forumumuzda paylaşarak topluluğumuza katılabilirsiniz.

    yargıtay kararı sorgulama, yargıtay kararları arama motoru, içtihat arama motoru

User Menu