9.HD Disiplin Yönetmeliğinde Kendi Belirlediği İşten Çıkarma Prosedürüne ve Buradaki Sürelere Uymadığı İçin Fesih

Daire/Kurul
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/14910
Karar No
2014/17755
Karar Tarihi
2 Haz 2014

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
527
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Disiplin Yönetmeliğinde Kendi Belirlediği İşten Çıkarma Prosedürüne ve Buradaki Sürelere Uymadığı İçin Fesih Geçerli Ama Haksızdır

(YARGITAY 9. Hukuk Dairesi ESAS 2014/14910 KARAR 2014/17755)

Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili müvekkilinin davalı şirkette Şanlıurfa Gap Havalimanında yer hostesi olarak çalıştığını, davalı şirketin 26/06/2013 tarihli Şanlıurfa İstanbul uçak seferinde biletli yolcunun yerine annesini yolcu olarak uçağa aldığından bu suretle uçuş güvenliğini tehlikeye attığından bahisle iş akdinin davalı şirket tarafından feshedildiğini, müvekkilinin olayda her hangi bir kastının olmadığını, aksi düşünülse bile sadece soy adı benzerliğinden oluşan bir hatanın olduğunu, müvekkilin bu durumu anında üstlerine bildirdiğini, işten çıkarmanın cezalandırma niteliğinde olduğunu beyanla yapılan feshin haksız olduğunu, öncelikle feshin geçersizliğine, müvekkilin işe iadesine, müvekkilin çalışmadığı dönemler göz önünde bulundurularak en az 4 ay en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde yapılan feshin haklı nedene dayandığını, davacının daha önce de görevini aksattığını, bu nedenle hakkında disiplin cezaları verildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davacının iş sözleşmesi hak düşürücü süre içerisinde feshedilmediği, ayrıca feshin ağır bir yaptırım olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Davacı Şanlıurfa GAP Havalimanında davalıya ait işyerinde yer hizmetleri görevlisi olarak çalışmaktayken iş sözleşmesi, 26.06.2013 tarihinde PC257 sefer sayılı uçağın bir yolcusunun “check-in” işlemi yatırmasından sonra biniş kartını annesine vererek uçağa bindirmek istediği, bunun “boarding” salonu giriş kapısında güvenlik personeli tarafından fark edilmesine rağmen uçağa binemeyen yolcunun yalvarması üzerine davacının duygusal durumdan etkilenerek yolcuyu uçağa kabul ettiği, bu şekilde davacının işin güvenliğini tehlikeye soktuğu gerekçesiyle iş sözleşmesi 25/II-ı uyarınca 08.07.2013 tarihinde feshedilmiştir.

Davacı olayla ilgili savunmasında kendisinin ve M.. G..’in kontuarda durduklarını, kendi işlemi bittikten sonra boarding salonuna geçtiğini, bagaj kontrolü uçuş kartlarının yer değiştirmesi gibi işlemlerle uğraşırken iki polisin gelerek bir yolcunun yerine annesinin boarding salonuna geçtiğini söylediklerini, kendisinin de bir anlık dalgınlık yaparak yolcuyu uçağa kabul ettiğini kontuarda daha dikkatli olunsaydı boardingte bu sıkıntının olmayacağını bundan sonra çok dikkatli çalışacağını belirtmiştir.

Davalı tanığı M.. G.., olayı çok iyi hatırladığını uçağın yolcusunun bizzat check-in işlemini yaptırdığını, hatta valizi olmayan bir yolcu olduğunu, check-in işlemi bittikten sonra boarding salonuna geçtiğini bu sırada yolcuların güvenlik noktasından geçirildiğini, buradayken davacının yanına gelip check-in işlemini yanlış yapmışsınız dediğini, kendisinin de düzeltelim dediğini davacının ise düzeltmeyelim böyle geçsin şeklinde cevap verdiğini ve davacının bütün sorumluluğu alarak yolcuyu uçağa alıp seyahat ettirdiğini beyan etmiştir. Yine diğer davalı tanığı S.. T.. da beyanında güvenlik görevlisinin bir bayanla davacının yanına geldiğini, uzaktan gördüğü kadarıyla kimliği eşleşmezliği olduğunu daha sonra bayanın ağlayarak davacıya yalvardığını uçağa binmek istediğini söylemesi üzerine davacının bu bayanın yolcu olarak geçmesini onayladığını beyan etmiştir. Davacı tanığı Ö.. Z.. ise kısmen görgüye dayalı beyanında bildiği kadarıyla uçağa binmesi gereken yolcunun askeri bir personel olduğu askeri personele indirim olduğu için kendisine bilet alıp annesini bindirmek gibi bir yola gittiğini, özel güvenlik görevlilerinin yolcu yerine annesini yolcu olarak geçirmelerinin hatalı olduğunu davacının da yoğunluk sebebiyle isim benzerliğinden hata yapmış olabileceğini ifade etmiştir. Diğer davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgileri bulunmamaktadır.

Mevcut olay, davacının savunması ve tanık beyanları değerlendirildiğinde davacının uçağa binme hakkı olmayan birisini uçağa aldığı, bunun işin güvenliği tehlikeye düşüreceği, ancak davalının ibraz ettiği disiplin yönetmeliğinde kendi belirlediği işten çıkarma prosedürüne ve buradaki sürelere uymadığı, bu nedenle feshin hak düşürücü süre içerisinde kullanılmadığı, ancak hak düşürücü süre içerisinde feshin yapılmamasının feshi yalnızca haksız kılacağı geçerliliğine etki etmeyeceği buna göre feshin geçerli olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 238 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 02.06.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
 
Üst