23.CD Dolandırıcılık / Hukuki İhtilaf Gerekçesiyle Verilen Takipsizlik Kararına İtiraz / İtirazın Reddi Üzerine

Daire/Kurul
23. CEZA DAİRESİ
Esas No
2016/12859
Karar No
2016/11303
Karar Tarihi
29 Ara 2016

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
542
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Dolandırıcılık / Hukuki İhtilaf Gerekçesiyle Verilen Takipsizlik Kararına İtiraz / İtirazın Reddi Üzerine Kanun Yararına Bozma

(YARGITAY 23. CEZA DAİRESİ ESAS 2016/12859 KARAR 2016/11303)

Dolandırıcılık suçundan şüpheliler ... ve arkadaşları hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/02/2015 tarihli ve 2015/3936 soruşturma, 2015/2590 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 15/05/2015 tarih ve 2015/772 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/11/2016 gün ve 8601-2016-kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/12/2016 gün ve 2016/393532 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteminde;

5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlemini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun'un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun'un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun'un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, müşteki vekilinin 11/02/2015 tarihli şikayet dilekçesi ile şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde müştekiyi kandırarak bir kısım arazileri değerinin çok üstünde gösterilerek satışının yapılmak suretiyle dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiklerinin iddia edilmesi ve bu satış ilişkisine esas sözleşme ve çek fotokopilerinin ibraz edilmesine rağmen, olaya ilişkin olarak müştekinin ifadesine dahi başvurulmadığı, iddia konusu olaya ilişkin olarak hiç bir bilgi ve belge temin edilmeksizin, herhangi bir soruşturma işlemi dahi yapılmadan olayın hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

SONUÇ: Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 15/05/2015 tarihli ve 2015/772 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'naTEVDİİNE, 29/12/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
 
Üst