14.HD Elatmanın Yanı Sıra Kal İsteminin de Söz Konusu Olması Durumunda Tüm Müşterek Maliklerin Davada Yer Alması

Daire/Kurul
14. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2016/10897
Karar No
2017/306
Karar Tarihi
17 Ocak 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
527
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Elatmanın Yanı Sıra Kal İsteminin de Söz Konusu Olması Durumunda Tüm Müşterek Maliklerin Davada Yer Alması Gerektiği

Davada elatmanın önlenmesi ile birlikte yıkım isteği de mevcut bulunmakla; bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarının da maliki olduğundan, dava konusu taşınmaz üzerindeki 3 katlı betonarme ilave binanın yıkılması istenmiş olmakla taşınmaz paylı mülkiyete tabi olduğu anlaşıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun açıklandığı üzere el atmanın yanı sıra kal isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin davada yer almaları gerektiğinden, taşınmazın maliklerinin tamamına karşı husumet yöneltilmesi gerekliliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili tam olarak sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.06.2014 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılık nedeni ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.01.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. … ile karşı taraftan davacı vekili Av. …geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Davacı vekili 26.06.2014 tarihli dilekçesi ile davalı tarafından 15 sayılı parsel üzerinde yapılan ruhsatsız ve kaçak 3 katlı binanın, davacının manzarasını ve rüzgarını engellediğini, taşınmazının değer kaybına uğradığını bu nedenle davalının elatmasının önlenmesine ve kaçak binanın yıkılarak eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece komşuluk hukukunun ihlal edildiği ve zararın giderilmesi için kaçak kısmın yıkımından başka ıslah edici tedbirin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava TMK’nın 737. maddesi gereğince komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.

Dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre dava konusu 3533 ada 15 parsel sayılı 3 katlı bina ve arsa cinsli taşınmazın kat irtifakı suretiyle 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin davalı … adına yine 1 nolu bağımsız bölümün ise dava dışı Hacı Veli kızı Latife Kes adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davada elatmanın önlenmesi ile birlikte yıkım isteği de mevcuttur. TMK’nın 684 ve 718 maddesi uyarınca bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarının da malikidir. Dava konusu 3533 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 3 katlı betonarme ilave binanın yıkılması istenmiş olmakla taşınmaz paylı mülkiyete tabi olduğu anlaşıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (13.6.1984 tarih ve 1982/358 Esas, 1984/710 Karar; yine 26.10.2005 tarih 2005/14-587 Esas 2005/609 sayılı Kararında) açıklandığı üzere el atmanın yanı sıra kal isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin davada yer almaları gereklidir. Bu durumda 3533 ada 15 parsel sayılı taşınmazın maliklerinin tamamına karşı husumet yöneltilmesi gerekir. Taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili tam olarak sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 1.480 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.01.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (YARGITAY
14. HUKUK DAİRESİ ESAS 2016/10897 KARAR 2017/306)
 
Üst