3.HD Elektrik Aboneliği Tesisinde Oluşan Muarazanın Giderilmesi / Kiracıya Önceki Borç Ödenmediği Gerekçesiyle

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
625
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Daire/Kurul
3. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2015/2409
Karar No
2016/3583
Karar Tarihi
10 Mar 2016
Elektrik Aboneliği Tesisinde Oluşan Muarazanın Giderilmesi / Kiracıya Önceki Borç Ödenmediği Gerekçesiyle Abonelik Verilmemesi

(YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ ESAS 2015/2409 KARAR 2016/3583)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı (İ...) dilekçesinde; 06.06.2012 tarihinde petrol ofisi bitişiğindeki tesisi kiraladığını, tesiste şu anda M... adına abonelik bulunduğunu, eski abonenin tesisi boşalttığını, fabrikayı kendisinin işleteceğini, eski aboneliğin iptali ve yeni aboneliğin adına tesisi için davalı kuruma başvurduğunu, ancak önceki abonenin borcunun ödenmesi halinde adına abonelik verileceğinin bildirildiğini, önceki borçtan sorumlu tutulmasının mevzuata aykırı olduğunu, kendisinin yeni müşteri olduğunu, davalının sözleşme yapmak zorunda olduğunu, aboneliğin tarafına verilmesini veya elektriğin açılması, davalıya borçlu olmadığının tespitini, muarazanın giderilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevabında; davacının, müvekkili kurumdan daha önce vergi levhası olan ve borçlu bulunan abonenin üzerine bu işyerini kiralamış gibi göstererek yeni abone olmak üzere açtığı davanın yersiz olduğunu, davacının kendi nam ve hesabına bu işyerinde çalıştığını ve abonenin mülk sahibi olmasından faydalanıp buradaki borcu ödemediğini, kaldı ki davacının bizzat kendisi bu yerde faaliyet gösterdiğini yeni bir abonelik talep edemeyeceğini, M... adına olan işyerini birlikte çalıştırıldığını düşündüklerini, sadece abonenin diğer ortağı olması eski borçtan kurtulma olanağı vermediğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece; davacının 06.06.2012 tarihinde bu işyerini kiraladığı, bu tarihten beri elektrik sarfiyatı olan adreste kiracı olarak bulunduğunun anlaşıldığı, bu yönüyle önceki abonenin borcundan sorumlu tutulmayacağı gerekçe gösterilerek, davanın kabulü ile, 132810 abone no'lu saatten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı adına yeni abonelik verilmesine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.

Uyuşmazlık; elektrik aboneliği tesisinde oluşan muarazanın giderilmesine ilişkindir.

Kural olarak; abone sözleşmesi kimin adına düzenlenmiş ise tüketim bedelinden o kişi, eş söyleyişle sözleşmenin tarafı olan abone sorumludur. Doyalısı ile elektrik dağıtım şirketleri, önceki abonenin borcunu yeni aboneden talep edemeyeceği gibi yeni aboneliğin tesisi için de bu borcun ödenmesini isteyemez.

Ancak, davalı dağıtım şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının, kendi namına bu işyerinde çalıştığını, M... adına olan işyerini(davacı ile aynı soyadını taşıyan) birlikte çalıştırıldığını, aynı işyerinde kendi nam ve hesabına vergi levhasının olduğu ve bu taşınmazı yeni kiralamış gibi gösterip bunu borçtan kurtulmak için yaptığını, muvazaa bulunduğunu ileri sürmüştür. Davacı yargılamada, taşınmazı kardeşi olan M...'den kiraladığını, kendisinden önce kardeşinin burayı işlettiğini, borcun M...'ya ait olduğunu, aynı zamanda kendisinin buraya 2 yıl önce vergi levhası aldığını beyan etmiştir.

Buna göre, mahkemece; muvazaa iddiası açısından yan deliller(muhasebe, sigorta kayıtları, vekaletnameler) dosya içerisine alınmalı, dava konusu fabrikanın önceki borçları ile ilgili icra ve dava dosyaları getirtilerek önceki abone, kullanıcı ve borçlu şirket ya da kişiler arasında bir bağ bulunup bulunmadığı ve davalının savunmasında ileri sürdüğü hususlar tam olarak araştırılmalı; bu eksikler giderildikten sonra bir karar verilmelidir.

Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar ve muvazaa iddiası araştırılmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
 
Üst