15.CD Elinde Olmayan Sebeplerle Aracı İade Edememesi Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Yasal Unsurlarının

Daire/Kurul
15. Ceza Dairesi
Esas No
2018/4172
Karar No
2018/5386
Karar Tarihi
10 Eyl 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
680
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Elinde Olmayan Sebeplerle Aracı İade Edememesi Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Yasal Unsurlarının Oluşmadığı

(YARGITAY 15. Ceza Dairesi ESAS 2018/4172 KARAR 2018/5386)

Güveni kötüye kullanmak suçundan sanık Z.Y. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2, 62, 50/1-a ve 52/1-2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı kanunun 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2017 tarih ve 2016/142-2017/74 sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08.06.2018 gün ve 94660652-105-35-5399-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2018 gün ve 2018/52449 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

Dosya kapsamına göre;

1-Sanığın kiraladığı aracın kaza sonucunda hasar görmesi üzerine, aracı kaportacıya bıraktığı, aksi ispatlanamayan savunmasına göre, katılana da bu konuda bilgi verdiği, katılanında aracı sanayiden aldığı, sanığın devir olgusunu inkar etmeyip, elinde olmayan sebeplerle aracı iade etmediği anlaşıldığından, güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,

2-Mahkemenin kabulü doğrultusunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, cezası ertelenen sanık hakkında, aynı kanunun 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Bu bilgiler doğrultusunda, somut olayın değerlendirilmesi gerekirse; sanığın, katılandan kiraladığı aracın kaza sonucunda hasar görmesi üzerine, aracı kaportacıya bıraktığı, aksi ispatlanamayan savunmasına göre, katılana da bu konuda bilgi verdiği, katılanın da aracı sanayiden aldığı, bu itibarla, sanığın devir olgusunu inkar etmeyip, elinde olmayan sebeplerle aracı iade edememesi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak, atılı suçtan beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki (1) no'lu düşünce yerinde görülmekle, İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 08.02.2017 tarih ve 2016/142-2017/74 sayılı hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre ve aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığın unsurları oluşmayan güveni kötüye kullanma suçundan BERAATİNE, TCK’nın 155/2, 62, 50, 52, 53 ve 51. maddeleriyle tayin edilen cezasının KALDIRILMASINA, kabule göre bozma istemi olduğu anlaşılan (2) no'lu ihbarnamedeki düşünce hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 10.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.