4.HD Facebook Üzerinden Hakaret İçerikli Paylaşım Yapma / Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat İstemi

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
625
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Daire/Kurul
4. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2016/14177
Karar No
2017/8365
Karar Tarihi
18 Ara 2017
Facebook Üzerinden Hakaret İçerikli Paylaşım Yapma / Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat İstemi

Facebook sayfasında davalı tarafça sarf edilen ve davaya konu edilen söz ve ifadeler, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte olup, eleştiri sınırlarını aşacak boyuta varmıştır. Mahkemece, davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 20/04/2015 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

Dava, internet yoluyla hakaret eylemine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, müvekkilinin 09/04/2014 tarihinde Adana Adliyesinde nöbetçi hakim olarak görev yaptığı sırada Sulh Ceza Hakimi olarak şüpheliler hakkında tutuklama kararı vermesi üzerine, “ODA TV” isimli facebook kullanıcısının sayfasında müvekkili hakkında bir takım haberler çıktığını, davalının ise bu haberler altına 11/04/2014 tarihinde “seviyorsan git ver” şeklinde yaptığı yorumla davacının kişilik haklarını ihlal ettiğini, davalının ceza mahkemesinde yargılanarak cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili, sosyal paylaşım sitesi üzerinden davacıyı hedef alan yorumların tek sahibinin müvekkili olmadığı gibi, paylaşımı yapan kişinin de müvekkili olmadığını, davacının mesleği ve konumu gereği siyasi beğenisini ve ilgisini sosyal paylaşım sitesinde paylaşmış olmasının toplum nezdinde tepki çektiğini, davalının bizzat davacının kişiliğine ve makamına yönelik manevi yıkıma neden olabilecek bir söyleminin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalı her ne kadar ceza dosyasından yargılanıp ceza almış ise de, yapılan yorumun ve paylaşılan sözün ağır eleştiri mahiyetinde olup, hakaret boyutuna da ulaşmadığı, kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Ceza dosyasının incelenmesinde, her ne kadar sanık yargılama aşamasında alınan ifadesinde suçlamayı kabul etmemiş ise de, kollukta vermiş olduğu ifadesinde söz konusu yazıyı yazdığını kabul ettiği, sanığın kolluk ifadesi ile dosya içindeki yargılamaya konu facebook çıktısının birbiriyle uyumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davalının üzerine atılı kamu görevlisine alenen hakaret suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, davalının itirazı reddedilerek kararın kesinleştiği görülmektedir.

Facebook sayfasında davalı tarafça sarfedilen ve davaya konu edilen söz ve ifadeler, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte olup, eleştiri sınırlarını aşacak boyuta varmıştır.

Mahkemece, davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.

Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/12/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi. (YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ ESAS 2016/14177 KARAR 2017/8365)
 
Üst