Fiilin İftira Suçunu Oluşturup Oluşturmayacağı, Dilekçe Hakkı Kapsamında Kalıp Kalmadığının Tespiti

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
602
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Daire/Kurul
ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. CEZA DAİRESİ
Esas No
2017/2321
Karar No
2017/2733
Karar Tarihi
19 Eyl 2017
Fiilin İftira Suçunu Oluşturup Oluşturmayacağı, Dilekçe Hakkı Kapsamında Kalıp Kalmadığının Tespiti

İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun reddi sebepleri bulunmadığından işin esasına geçildi, dosya incelenip görüşüldü;

DOSYANIN İNCELENMESİNDE:
Savunma, katılanın iddiası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma evrakı, tanık ifadeleri ve Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasına ait evraklar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın F... isimli şahısla birlikte 22/01/2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ettiği, müracaatlarında sanığın kardeşi O...'nin avukatı İ...'nın Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma sonrasında kendilerini kastederek O...'ye "sen kafanı takma bu o... çocuklarını nasıl olsa içeri attıracağım" diyerek hakaret ettiği iddiasıyla şikayetçi oldukları, soruşturma sonucunda E... ve O... hakkında hakaret suçundan dava açıldığı, İ.. hakkında da delil yokluğu gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği sabittir.

Ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi üzerine İ...'nın şikayetiyle bu kez F... ve C... hakkında iftira suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde de sanık C...'nin mahkumiyetine, F... hakkında da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Somut olayda çözülmesi gereken mesele, sanık C...'nin fiilinin iftira suçunu oluşturup oluşturmayacağı, Anayasa ile teminat altına alınan dilekçe hakkı kapsamında kalıp kalmadığının tespitine ilişkindir.

Anayasa'nın "hak arama hüriyeti" başlıklı 36. maddesi "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" hükmünü ve "dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" başlıklı 74. maddesi de "Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye'de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir" hükmünü içermektedir.

Türk Ceza Kanunun 26. maddesinin birinci fıkrasında da "Hakkını kullanan kimseye ceza verilemez" hükmüne yer verilmiştir.

İftira suçunun düzenlendiği Türk Ceza Kanunun 267. maddesinin birinci fıkrası ise "Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" şeklindedir.

Buna göre iftira suçunun varlığı için; yetkili makamlara ihbar ve şikayette bulunarak hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için işlemediğini bildiği halde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir. İftira, doğrudan kastla işlenebilen bir suç olmasının yanında, suçun failinde mağdur hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması ya da idari yaptırım uygulanması amacının bulunması gerektiğinden özel kast da gerektiren bir suçtur. Bu sebeple ihbar veya şikayette bulunan kimsenin iddialarını ispat edememiş olması tek başına iftira suçuna vücut vermediği gibi özellikle iddianın somut vakalara dayanması halinde Anayasa'nın 74. maddesi ile teminat altına alınan dilekçe hakkının kullanılması söz konusu olacaktır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın şikayetinin somut olaylara dayanması, şikayeti neticesinde diğer iki kişi hakkında kamu davası açılmış olması, mezkur dosyada sanığın şikayetini yalanlayan tanık ifadeleri olduğu gibi doğrulayan tanık ifadesinin de mevcut olması karşısında iddiasını ispat edememesinin tek başına iftira suçuna vucüt vermediği, başvurusunun Anayasa'nın 74. maddesinde düzenlenen dilekçe hakkının kullanılması kapsamında kaldığı, fiilinin kanunda düzenlenen suç tanımına uymadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı hukuka aykırı bulunduğundan ve yargılamaya konu fiilin daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Sanık C...'nin istinaf başvurusu yukarıda açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden ve yargılamaya konu fiilin daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ve 28/03/2017 tarihli kararından hüküm kısmının kaldırılarak yerine "sanığın fiilinin suç olarak düzenlenmemesi sebebiyle CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresi yazılmak suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,

2- İstinaf incelemesine konu olmayan F... hakkındaki hükmün açıklanmasında, lehe olan dairemiz kararının Ceza Muhakemesi Kanununun 280/3. maddesi gereğince sirayet edip etmeyeceğinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

3- Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunana tebliğine,

4- Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,

Dair;
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde, dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak suretiyle veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca temyiz kanun yolu açık olmak üzere 19/09/2017 tarihinde, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle karar verildi. (ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. CEZA DAİRESİ ESAS 2017/2321 KARAR 2017/2733)
 
Android Uygulama

İçtihat Ara


Yargı Kararları Uygulama

Android Uygulama
Üst