13.HD İcra Takibine İtiraz Etmeme Nedeniyle Borçlu Olmadığı Parayı Ödemek Zorunda Kalma / İstirdat Davası Açma

Daire/Kurul
13. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2016/15996
Karar No
2018/3940
Karar Tarihi
29 Mar 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
707
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
İcra Takibine İtiraz Etmeme Nedeniyle Borçlu Olmadığı Parayı Ödemek Zorunda Kalma / İstirdat Davası Açma Süresi Paranın Tamamının Ödeme Tarihinden İtibaren 1 Yıldır

(YARGITAY 13. Hukuk Dairesi ESAS 2016/15996 KARAR 2018/3940)

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, %90 görme engelli olduğunu, davalı banka ile 28.7.2011 tarihinde imzalanan Tüketici kredi sözleşmesinin noterde ve iki tanık huzurunda imzalanmadığından görme engelliler için öngörülen şartların yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşmenin geçerli olabilmesi için noterde ve iki tanık huzurunda imzalanması halinde geçerli olacağını nedeniyle geçersiz olduğunu, sözleşmesinin noterde bu nedenle yazılı geçerlilik şartının gerçekleşmediğini, buna rağmen davalı banka tarafından İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2236 E. sayılı dosyası ile aleyhine başlatılan icra takibi sonucunda adına kayıtlı aracın icra müdürlüğü tarafından yapılan ihale sonucu satışının yapılarak satış bedelinin davalıya ödendiğini, davalı tarafından başlatılan takibin hukuka aykırı olması nedeniyle aracın satışı sonucu icraen yapılan ödemenin haksız olduğunu ileri sürerek aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, davalıya ödenen 18.821,75 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacıya ait rehinli aracın satışı sonucunda 3.7.2013 tarihinde ödeme yapıldığını ancak dava 19.12.2014 tarihinde açıldığından 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, borcun tamamının ödenmediğini ve takibin devam ettiğine yönelik savunma yaparak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davacıya ait aracının satışı sonucu paranın icra veznesine girdiği tarih olan 15.7.2013 tarihinden davanın açıldığı 19.12.2014 tarihleri arasında bir yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden hak düşürücü süre nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı banka, davacı hakkında 15.5.2013 tarihinde İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü’nün 2013/2236 esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinde kredi sözleşmesi dayanak gösterilerek 18.686,53 TL asıl alacak, 128,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.815,31 TL alacağın tahsilini talep etmiş, takibe itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen takipte rehinli malın satışı suretiyle 15.7.2013 tarihinde icra veznesine 16.460,80 TL icra veznesine yatırılmıştır. Mahkemece istirdat davası yönünden hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İİK’nun 72/7. bendinde ”Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” hükmünü içermektedir. Bu madde içeriğine göre borcun tamamını ödememiş olan borçlu için hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı gözetilerek davanın esasına girilip taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/03/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.