HUKUK BLOG İdari Yargıda Savcılık Makamı

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
707
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
İdari Yargıda Savcılık Makamı

İdari yargıda savcılık kurumu ilk kez 669 sayılı Şurayı Devlet Yasası ile "müddei umumilik" adı altında kabul edilmiştir. Daha sonra bu yasayı ilga eden 3546 sayılı Yasada da bu terim kullanılmış ancak 1942 yılında yürürlüğe giren 4904 sayılı Yasada ise müddei umumilik yerine "kanun sözcüsü" terimine yer verilmiştir. Nitekim 5221 sayılı Danıştay Yasasında kanun sözcüsü terimi kullanılmış. 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Yasası ile kanun sözcülüğü teriminden vazgeçilerek "savcı" terimi kullanılmıştır. Aynı şekilde 2575 sayılı Danıştay Yasasında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasında ve 1982 Anayasasında da savcılık terimine yer verildiğini görmekteyiz.

Danıştay Savcıları kendilerine havale olunan dava dosyalarını inceleyerek hukuk bakımından düşüncelerini gerekçeli bir biçimde, belirli bir süre içinde bildirirler.

Savcılar, düşüncelerinde tamamen serbest olmakla birlikte, çalışma düzenini korunması ve iş veriminin arttırılması için Danıştay 1. Başkanı ve Başsavcının alacağı tedbirlere bağlıdırlar.

İdari yargı düzeni içerisinde bir karar organı ya da onun ögelerinden biri niteliğinde bulunmayan, ancak düşünce bildirilmekle yükümlü olan savcı, adli yargı düzeni içindeki Cumhuriyet Savcısına benzetilebilir. İdari yargı düzeninde savcılığın varoluş nedenini, adli yargı düzeninde savcılığın var oluş nedenine bağlamak ve ikisinin de kökeninde aynı espri bulunduğunu kabul etmek olasıdır.

İster kamu haklarının, idari yargı içinde bir temsilcisi olarak kabul olsun ister idari yargının iyi işlemesi için ona başlangıçta yön vermekle yükümlü olan bir organ gözüyle bakılsın, yasalar karşısında bugünkü durumu ile savcılığını varoluş nedeni tartışılabilir.

Yalnızca Danıştay ve Adalet Bakanlığında görev yapan idari savcılar; Danıştayda Danıştay Başsavcılığı örgütü içinde kendilerine havale olunan dosyaları inceleyerek düşünce verirler ve karar oluşumuna bu şekilde katkıda bulunurlar. Yani dava dosyaları Danıştay'da savcılar ve dava dairelerince ikili bir incelemeye tabi tutulurlar.

Savcıların İdari Yargı Denetimindeki İşlevleri

Yönetsel yargının özelliği gereği bulunan kanun sözcüsü ne yönetimin temsilcisi ne de savcısıdır.

Danıştaydaki savcılık kurumu uyuşmazlıklarla ilgili dava dosyalarının daire heyetlerince görüşülmeden önce bağımsız bir elemanın incelenmesinden geçirilmesi bağlamında yararlı olmaktadır. Yargılamanın her aşamasında birden fazla yargılama ehliyetine sahip elemanının, yargısal işleve katılarak görüş ve düşünce bildirmesinde, hukuka uygunluğun sağlanmasında olumlu sonuçlar ortaya çıkarmaktadır.

Savcıların denetimi, tetkik hakimi ile aynı konuyu aynı açıdan incelemeleri nedeniyle mahiyet olarak farklılık göstermez. Gerek tetkik hakimi gerekse savcı, uygun, adil bir kararla idarenini sağlıklı bir biçimde denetlenmesinin sağlanmasına çalışırlar.

Günümüz idari yargı savcılık kurumu yapılanmasında, savcıların mahkeme kararlarını temyiz etme veya itirazen incelenmesi talebinde bulunma yetkisi bulunmamaktadır. Yine bunun yanı sıra idari yargı savcılarının, kamu yararına ilişkin işlemleri yargı yeri önüne götürme, kamu yararını ilgilendire davalarda, davaya müdahil olarak katulma gibi yetkileri de yoktur. Oysa savcının yasalara, yargı içtihatlarına ters düştüğü kanısına vardığı kararları temyiz veya itiraz yolu ile yeniden incelenmesi talebinde bulunması ile mevzuata aykırı kararlar verilmesini önleyici be içtihat birliğini sağlayıcı etkisi olmalı, aynı zamanda kamu yararını ilgilendiren işlemleri de hakkı ihlal edilen kişi dava konusu yapmadığında savcı yargı yerine götürebilmeli ve dolayısıyla kamu yararını ilgilendiren işlemlerin yargısal denetimden bağışık kalması önlenebilmelidir.

Duruşmalı işler dışında, savcı incelemesini dosya üzerinden ve yalnız başına yapmaktadır. Gerek heyetin bilgi için başvurması, gerekse savcının yargılama sürecinde etkin olması için heyetteki görüşmelere, dosyaya düşünce veren savcı, tetkik hakimi ile birlikte katılabilmelidir.

Savcıların Yetkileri

Önceleri, Fransız Danıştayında bulunan, "Comissaire du Gouvernement" adı verilen kuruluşun karşılığı olarak alınan bu örgüt bizde savcılık kuruluşlarında benzetilerek görevlilerine savcı denilmişse de; yapılan görevin hukuk açısından savcılıkla bir ilişkisi bulunmadığı gerekçesi ile sonradan kanun sözcüsü sözcüğü kabul edilmiştir.

Danıştayımızın kuruluş ve gelişimine ilişkin olarak yasalarımızda başlangıçta "savcı" daha sonra "kanun sözcüsü" deyimleri ile yer alan bu kuruluşun, idarenin hukuka uygunluk denetiminde hukuki durumu saptama işlevi vardır. Ancak bugünkü halinde söz konusu işlevin, anlamlı biçimde yerine getirildiğini kabule olanak yoktur.

Bu durum karşısında, bugün savcılığın, Danıştay bünyesi içinde etkin biçimde idarenin yargısal denetimine katıldıklarını söylemek güçtür.

Bir Danıştay kararı incelenecek olursa; hüküm fıkrasından önce birisi savcıya diğeri tetkik hakime ait iki düşüncenin geldiği görülür.

Dosya esastan incelenmeden önce, karara katılma, itiraz ya da temyiz etme yetkisi bulunmayan iki ayrı meslek mensubu tarafından birbirine paralel veya karşıt iki düşünce ile idari yargıya bir yön verilmiş bulunur.


Kaynak: Danıştay Dergisi; Zuhal Bereket, Selami Demirkol

Makale Dosyası:
You do not have permission to view link Giriş yap veya üye ol.