11.HD İnşaat All Risk Sigorta Poliçesine Dayalı Ek Tazminat İstemi / Sigortacılıkta Tahkimde İtiraz Hakem Heyetince

Daire/Kurul
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/3986
Karar No
2017/7431
Karar Tarihi
20 Ara 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
707
2
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
İnşaat All Risk Sigorta Poliçesine Dayalı Ek Tazminat İstemi / Sigortacılıkta Tahkimde İtiraz Hakem Heyetince Verilen Kararda Vekalet Ücreti AAÜT m. 13 Gereğince Hesaplanan Vekalet Ücretinin Beşte Biridir

(YARGITAY 11. Hukuk Dairesi ESAS 2017/3986 KARAR 2017/7431)

Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 02.06.2016 gün ve 2016/824 Esas sayılı karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı/başvuran vekili; davalı yanca düzenlenen İnşaat All Risk Sigortasında CPM ek teminatı verildiğini, poliçeye konu TBM makinesinin tünelde sular altında kaldığını, zararının kısmen giderildiğini ancak bu kapsamda artan makul giderlerin de davalı tarafça ödenmek zorunda olduğunu, elektrik giderleri, tazminata dahil edilmeyen hasarlı parçalara ilişkin giderler ve eksik sigortaya ilişkin itirazları olduğunu ileri sürerek 332.157,11 Euro tazminatın davalıdan tahsili amacıyla Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvuru yapmıştır.

Davalı, davacının taleplerinin haksız olduğunu, elektrik giderlerinin fahiş olduğunu ve sadece makinenin tamiri süreciyle ilgili olup olmadığının belli olmadığını, makinenin hasarlı parçalarının bilirkişi tarafından tespit edilmiş olduğunu, daha sonraki süreçte hasarlı parça diye değişim yapmasının kabul edilemeyeceğini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti; başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 106.086,64 Euro tazminatın ve makul gider olarak kabul edilen 620.788,97 TL elektrik giderinin 13.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar vermiştir.

Karara davalı sigorta şirketi vekili itiraz etmiş ise de İtiraz Hakem Heyeti davalının itirazlarının reddine karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, inşaat all risk sigorta poliçesine dayalı ek tazminat istemine ilişkindir. Davacı/başvuru sahibi, poliçe kapsamında teminat altına alınan makinenin (TBM) tünel çalışması sırasında sular altında kaldığını, meydana gelen zararının davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını, ancak su altında kalan makinenin onarımı için tünelin atölye olarak kullanılması nedeniyle (suyun boşaltılması, havalandırma, aydınlatma, demontaj ve montaj ve bunların sağlanması için kullanılan diğer makinelerin enerji ihtiyacı vb) harcanan elektrik giderlerinin de makul genel giderlerden olduğunu ve sigorta şirketince ödenmesi gerektiğini iddia etmektedir. Bu konuya ilişkin eksper raporunda da; 769.465,03TL (226,081,41 Euro) tutarında 4 adet enerji tüketim faturası, trafo OG şalt, dağıtım panosu, topraklama malzemeleri giderleri enerji giderleri içinde sayılmış, elektrik tüketimine ilişkin maliyet artan genel gider değil onarımın bir parçası olarak değerlendirilmiştir. Davalı sigorta şirketi ise, fatura bedellerinin pompalara düşen payının tünel girişinde bulunan sayaçlardan okunan tüketim bedeli olarak hesaplanmasının kabul edilemeyeceği, tünel içi elektrik beslenmesi, makineye ulaşma ve demontaj aşamasında sarfedilen elektrik giderinin nasıl hesaplandığının anlaşılamadığı, talebin makul gider olarak değerlendirilemeyeceği yönünde itirazlarda bulunmuştur.

Bilirkişi raporunda davacı/başvuru sahibinin elektrik giderlerine ilişkin talebi konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, elektrik harcamalarının sadece makinenin onarım sürecine ilişkin olup olmadığının tespitinin gerektiği ancak bunun da mümkün olmayacağı ifade edilerek tarafların mutabakatına bırakılması yönünde görüş bildirilmiştir. Sigorta Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyetince, davacı/başvuru sahibinin elektrik giderlerine ilişkin talebi hakkında, su tahliye çalışmalarının suyun makineye ulaşılacak seviyeye indirilmesine kadar olan süreyi kapsadığı ve makul gider olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde karar verilmiş ise de, elektrik giderlerinin neye göre hesaplandığı, faturalarda belirtilen miktarların gerçekten sadece su tahliye çalışmaları için harcanan elektrik gideri olup olmadığı somut verilerle ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde değerlendirilmemiştir. O halde, sayaçlardan okunan ve tüketim bedeli olarak faturaya yansıtılan elektrik giderinin gerçekten tünele dolan suyun tahliyesi ve tünelin atölye olarak kullanılması için yapılmış makul giderler olup olmadığı, suyun tahliyesi için kaç adet pompa kullanıldığı, bu pompaların ne kadar elektrik enerjisi harcadığı, kullanılan elektriğin şantiye alanındaki başka faaliyetler için sarf edilip edilmediğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespiti gereklidir. Bu hususta, gerektiğinde mahallinde keşif yapılması ve işin uzmanından oluşan yeni bir heyetten rapor alınması gerekirken, davacı/başvuru sahibinin sunduğu faturaların içeriği hususunda değerlendirme yapılmaksızın sonuca varılması doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.

3- Davacı/başvuru sahibinin ek tazminat talebine konu ettiği diğer bir kalem ise, eksper raporunda %4 olarak uygulanan eksik sigorta nedeniyle fazladan tenzil edilen 17.889,92 Euro'ya ilişkindir. Davacı/ başvuru sahibinin bu tazminat talebi yönünden bilirkişilerce herhangi bir inceleme yapılmamış, ancak Sigorta Hakem Heyeti kararının gerekçesinde sigorta priminin makinenin beyan edilen değil olması gereken değeri üzerinden hesap edilmesi gerekirken beyan edilen üzerinden prim alınmış olması nedeniyle eksik alınan primle orantılı olarak ödenmesi gereken tazminattan indirim yapılmasının sigorta bedelinin sigorta değerine denkliği, tazmin ve nimet külfet dengesi prensipleri kapsamında hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı/ başvuru sahibinin eksik sigorta tenzilatının bir kısmının iadesine yönelik talebin reddi gerektiği ifade edilmiştir. Bununla beraber, hakem kararı sonuç kısmında, davacı/ başvuru sahibinin taleplerinin kabulüne karar verilirken 17.889,92 Euro tazminat talebinin açıkça reddine karar verilmeyip gerekçe ile çelişki yaratıldığı gibi, kabul edilen 106.086,64 Euro ve 620.788,97 TL (226.070,27 Euro) itibariyle zaten davacı/ başvuru sahibinin toplam talebine ulaşıldığı, bu durumda davacının farklı para primleri ile talepte bulunması nedeniyle oluşabilecek kur farkı gözetilerek gizli bir talep aşımına neden olacak şekilde hüküm kurulmaması gerektiği halde İtiraz Hakem Heyetince de bu durum gözden kaçırılarak davalı sigorta şirketinin itirazlarının reddedildiği anlaşılmış olup, karar bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerekmiştir.

4- Davalı sigorta şirketinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince, sigorta hakem heyeti kararı ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacı/başvuru sahibi lehine AAÜT uyarınca tam vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesine eklenen 17. fıkrasına göre, "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir " 26616 sayılı Resmi Gazetede yanınlanan 17.08.2007 tarihli Sigortacılık Tahkimine İlişkin Yönetmeliğe 19.01.2016 tarihinde yapılan değişiklikle eklenen 13. fıkrası uyarınca da, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Anılan hükümdeki "talebi kısmen yada tamamen reddedilenler" ifadesinin hem sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayanları hem de risk üstlenen kuruluş ve güvence hesabını ifade ettiği, ayrıca tahkim yargılamasının çekişmeli yargı olduğu da gözönünde bulundurulduğunda hükmedilecek vekalet ücretinin davacı/başvuru sahibi yönünden de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biri tutarında olması gerekirken, davacı/başvuru sahibi lehine AAÜT'ne göre asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan tam vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. (Y.11.H.D. 15.01.2016 tarih 2016/64e. 2016/1453k.; Y.17.H.D. 20.09.2017 tarih 2016/11893e. 2017/7997k.)

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hakem kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.