Hoşgeldiniz

Şimdi bize katılın! Kayıt olduktan ve giriş yaptıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara cevap gönderebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsiz, bu yüzden ne bekliyorsunuz?

  • Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi edin.

2.CD İş Yerinde Kaçak Elektrik Kullanan Sanık Hakkında, Zararın Soruşturma Tamamlanmadan Önce Tazmin Edilmesi Halin

Daire/Kurul
2. Ceza Dairesi
Esas No
2018/236
Karar No
2018/1015
Karar Tarihi
12 Şub 2018

Admin

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
499
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
#1
İş Yerinde Kaçak Elektrik Kullanan Sanık Hakkında, Zararın Soruşturma Tamamlanmadan Önce Tazmin Edilmesi Halinde Kamu Davası Açılamayacağına Dair İhtaratta Bulunulup Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Belirlenmesi Gerektiğinin Gözetilmemesi

İş yerinde kaçak elektrik kullanan sanık hakkında, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağına dair sanığa ihtaratta bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak, bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergisiz ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde dava açılması gerekmektedir. Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir. Somut olayda, sanığın işyerinde kayıtsız sayaç ile elektrik kullandığına dair 23/02/2012- 12/04/2012 ve 19/07/2012 tarihlerinde kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlenmiş olması ve Dairemizin 06.06.2016 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma sonrası sanığın talimat ile beyanının alındığının, ancak sanığa bozma ilamında belirtildiği şekilde zarar giderimi hususunda bildirimde bulunulmadığının anlaşılması karşısında; suç tarihleri de dikkate alındığında, katılan kurumun 23/02/2012-12/04/2012-19/07/2012 tarihli tutanaklar nedeniyle oluşan ve bilirkişi tarafından düzenlenerek dosyaya sunulan 01.07.2016 tarihli rapor ile her bir tutanak için ayrı ayrı hesapladığı vergisiz ve cezasız gerçek zarar miktarları belirtilerek sanığa "şikayetçi kurumun 23/02/2012-12/04/2012 tarihli tutanaklar nedeniyle oluşan ve bilirkişi tarafından hesaplanan zararını (780,31 TL- 447,72 TL) gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin giderilmesi gerekli zarar miktarlarını açıkça içeren nitelikte bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek sonucuna göre sanık hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin ve 19/07/2012 tarihli tutanak nedeniyle oluşan ve bilirkişi tarafından hesaplanan zararı (822,35 TL) gidermesi durumunda ise soruşturma aşamasında bilirkişi raporu alınarak kurum zararı belirlenip sanığa ödeme ihtarı yapılmadığından bilirkişi tarafından belirlenen kurum zararını kovuşturma aşamasında ödemesi durumunda, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden hakkında düşme kararı verileceğine dair sanığa ihtaratta bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi ESAS 2018/236 KARAR 2018/1015)
 
Konu başlatan Benzer konular Forum Cevap Tarih
Admin Ceza Daireleri Kararları 0
Admin Ceza Daireleri Kararları 0
Admin Ceza Daireleri Kararları 1
Admin Ceza Daireleri Kararları 0
Admin Ceza Daireleri Kararları 0
Admin Ceza Daireleri Kararları 0
Admin Ceza Daireleri Kararları 0
Admin Ceza Daireleri Kararları 0
Admin Ceza Daireleri Kararları 0
Admin Ceza Daireleri Kararları 0

Benzer konular