Hoşgeldiniz

Şimdi bize katılın! Kayıt olduktan ve giriş yaptıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara cevap gönderebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsiz, bu yüzden ne bekliyorsunuz?

  • Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi edin.

İşçi Alacakları / Kısmi Dava / Seri Davalarda Vekalet Ücreti

Admin

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
496
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
#1
İşçi Alacakları / Kısmi Dava / Seri Davalarda Vekalet Ücreti

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2017/1878
KARAR NO: 2017/1514
KARAR TARİHİ: 10.7.2017

Taraflar arasında husumet, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağı, çalışma süresi, iş sözleşmesinin belirli süreli olup olmadığı ve vekalet ücretinin hatalı tespit edilip edilmediği konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.Somut olayda, dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmediği gibi, dava konusu alacakların, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 6100 sayılı Kanun'un 109. maddesinde öngörülen kısmi dava olarak talep edildiği ortadadır. Bundan başka davalı şirket vekili, davanın aynı iş yerinde açılan seri dava olduğunu, her dosya için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesinde toplamda 65 dosyaya kadar açılan seri dosyalarda her dosya için ayrı ayrı tam ücretin %70'i oranında avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, uyuşmazlık konusu seri dosya sayısı 37 olmakla, maktu tam avukatlık ücreti olan 1.980,00.-TL'nin %70'i olan 1.386,00.-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.

Davacı işçi, Çam Güvenlik Hizmetleri A.Ş bünyesinde ASKİ'de özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, işten çıkartıldığını, ardından Ankara İş Mahkemelerinde işe iade davası açtıklarını, işe iade davasının kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının işe iade davasının kazanmasının ardından işe başlatılmadığını, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti haklarının ödenmediğini, nöbet gününe isabet etmesi durumunda dini bayram ve resmi tatil günlerinin bu günlerinde de çalıştığını, ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah talebinde bulunmuştur.

Davalı işverenler, husumet itirazında bulunup, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davaya konu tazminat ve alacaklara hak kazanılmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İlk derece Mahkemesi tarafından kararda belirtilen gerekçelerle “Davanın kısmen KABULÜNE,

1-Brüt 4.333,32 TL kıdem tazminatı alacağının aktin feshi tarihi olan 18/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Brüt 3.050,04 TL ihbar tazminatı alacağının 1.000,00 TL sinin dava tarihi olan 14.07.2016, kalan miktarın ıslah tarihi olan 19.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

3-Brüt 1.306,62 TL yıllık izin ücreti alacağının 100,00 TL sinin dava tarihi olan 14.07.2016, kalan miktarın ıslah tarihi olan 19.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,” karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı Çam Güvenlik Hizmetleri A.Ş. istinaf dilekçesinde özetle, davacıya Çam Güvenlik Hizmetleri A.Ş. bünyesinde çalıştığı dönem boyunca hak etmiş olduğu hak ve alacakların tamamının ödendiğini, bu nedenle açılan davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, Mahkemenin somut olaya ilişkin hiçbir gerekçe sunmadığını, sadece daha önce açılan işe iade davasını esas kabul ederek işletmesel sebepleri araştırılması taleplerini görmezden geldiğini, Mahkemenin 08.02.2015 tarihli yönetmeliği ve 23.02.2015 tarihli genelgeyi dikkate almaksızın karar verdiğini, davacı sadece ASKİ iş yerlerinde çalıştığını, şirket açısından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, kıdem tazminatına hak kazanmak için gereken sürenin objektif esaslar göz önüne alınarak hesaplanmadığını, davacının şirketin farklı iki ihalesinde çalıştığını, bu çalışmaların toplamı bir yılı doldurmadığını, iş sözleşmesinin belirli süreli olmasına rağmen ihbar tazminatı talebinin kabul edildiğini, davacı ile belirli süreli iş akdi tanzim edildiğini, yıllık izin ücreti net ücret üzerinden hesaplanması gerekirken brüt ücret üzerinden hesaplandığını, seri davalara ilişkin hüküm gözetilmeyerek avukatlık asgari ücret tarifesine aykırı şekilde karar verildiğini,ihale kapsamında çalışan tüm işçiler emir ve talimatları diğer davalı ASKİ’den almakta olduğunu, beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ASKİ istinaf dilekçesinde özetle, davanın sadece diğer davalı şirkete açılması gerekirken idaremizin aleyhine hüküm kurulduğunu, davacının Çam Güvenlik Hizmetleri A.Ş. çalışanı olduğunu, iş akdinin bu şirket tarafından feshedildiğini, iş akdinin feshinin sonuçlarının İdareyi değil, diğer davalı şirketi bağladığını, İş ortaklığı ile idare arasında 4857 sayılı yasanın 2. md. si hükümleri uyarınca asıl işveren- alt işveren ilişkisi kurulamayacağını, davacının Çam Güvenlik Hizmetleri A.Ş. ile İdaremiz arasında yapılan hizmet alımı ihalesi kapsamında, Çam Güvenlik Hizmetleri A.Ş. tarafından çalıştırılan personel olduğunu, bu sebeple davacının idare elemanı gibi kabul edilmesinin mümkün olmadığını, beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasında husumet, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağı, çalışma süresi, iş sözleşmesinin belirli süreli olup olmadığı ve vekalet ücretinin hatalı tespit edilip edilmediği konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Dosya içeriğinden, Ankara 14. iş Mahkemesinde açılan işe iade davasında davacının Çam Güvenlik Hiz. A.Ş.’ye ait işyerindeki işine iadesine, işçinin işe başvurusuna rağmen işverence başlatılmaması durumunda hak kazanacağı ücret ve diğer haklar ile iş güvencesi tazminatından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verildiği, kararının Yargıtay 22. Hukuk Dairesi onama ilamı ile kesinleştiği, işe iade kararı ve davacının sonradan iş başlatılmaması sebebi ile iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı nedene dayanmadığının kesinleştiği, davacının tazminata hak kazandığı, SGK hizmet cetveli ve işe iade kararı sonrası dört aylık boşta geçen sürenin ilavesi ile belirlenen çalışma süresi üzerinden hesaplama yapıldığı, iş sözleşmesinin belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak yapılmadığı, belirli süreli sözleşme yapmak için objektif neden bulunmadığı, bundan başka alacaklar açıkça netten talep edilmediği müddetçe hesaplamanın brüt üzerinden yapılması ve hükmün brüt üzerinden kurulmasının yerinde olduğu, brütten hüküm kurulduğunda bunun kanuni kesintileri infaz sırasında yapılabileceği anlaşılmaktadır.

Öte yandan somut olayda, dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmediği gibi, dava konusu alacakların, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 6100 sayılı Kanun'un 109. maddesinde öngörülen kısmi dava olarak talep edildiği ortadadır.


Bundan başka davalı şirket vekili, davanın aynı iş yerinde açılan seri dava olduğunu, her dosya için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesinde toplamda 65 dosyaya kadar açılan seri dosyalarda her dosya için ayrı ayrı tam ücretin %70'i oranında avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, uyuşmazlık konusu seri dosya sayısı 37 olmakla, maktu tam avukatlık ücreti olan 1.980,00.-TL'nin %70'i olan 1.386,00.-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.980,00.-TL vekalet ücretine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle vekalet ücreti yönünden aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, davalıların istinaf talebinin vekalet ücreti yönünden kabulü ile mahkemenin kararının kaldırılarak aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

1-Davalıların istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b 2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın kısmen KABULÜNE,

Brüt 4.333,32 TL kıdem tazminatı alacağının aktin feshi tarihi olan 18/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Brüt 3.050,04 TL ihbar tazminatı alacağının 1.000,00 TL sinin dava tarihi olan 14.07.2016, kalan miktarın ıslah tarihi olan 19.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Brüt 1.306,62 TL yıllık izin ücreti alacağının 100,00 TL sinin dava tarihi olan 14.07.2016, kalan miktarın ıslah tarihi olan 19.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,

Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 593,61 TL karar ve ilam harcından dava ile yatırılan 29,20 TL, ıslah ile yatırılan 113,00 TL olmak üzere toplam 142,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 451,41 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

Davacı tarafından yatırılan 142,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Kabul kısmı nazara alınarak Yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi gereğince 1.386,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

Red kısmı nazara alınarak yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi gereğince 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,

Davacı tarafından istinaf öncesi yapılan 277,10 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 273,94 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

Davalılar tarafından istinaf öncesi yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Taraflarca yatırılıp kullanılmayan bakiye gider avanslarının ilgili tarafa iadesine,

3-Davalı Çam Güvenlik Hizmetleri A.Ş. tarafından peşin yatırılan 148,30 TL, davalı Ankara Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından peşin yatırılan 148,38 TL istinaf harçlarının talep halinde anılan davalılara iadesine,

Davalılar Çam Güvenlik Hizmetleri A.Ş. ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Kararın tebliği ile harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile, 10.07.2017 tarihinde 6763 sayılı Kanun ile değişik 5521 sayılı Kanun'un 8/3. maddesi gereği miktar itibariyle KESİN olarak karar verildi.