B.BŞV İşçi Olan Başvurucunun Aleyhine Hükmedilen 750 TL Vekalet Ücretinin Kendisine Verdiği Zararın Ne Denli Önemli

Başvuru Numarası
2015/19729
Karar Tarihi
4 Tem 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
707
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
İşçi Olan Başvurucunun Aleyhine Hükmedilen 750 TL Vekalet Ücretinin Kendisine Verdiği Zararın Ne Denli Önemli Olduğu Hususunda Herhangi Bir Açıklamasının Olmadığı Gözetildiğinde, Önemli Bir Zarar Olduğu Kanaatine Ulaşılamamıştır

(ANAYASA MAHKEMESİ SEYFİ BAYSAL BAŞVURUSU Başvuru No: 2015/19729)

I. BAŞVURUNUN KONUSU

I. Başvuru, aleyhe hükmedilen vekâlet ücreti nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/12/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4, Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu 29/3/2013 tarihinde bir banka ile ihtiyaç kredisi sözleşmesi yapmıştır. Banka yapılan sözleşmeye dayalı olarak başvurucudan tahsis ücreti adı altında 152,25 TL tahsıl etmiştir.

7. Başvurucu, tahsis ücreti adı altında tahsil edilen miktarın haksız olduğu iddiasıyla alınan ücretin iadesi için banka aleyhine Istanbul Anadolu 4. Icra Müdürlüğünde 7/1/2015 tarihinde ilamsız icra takibi takibi başlatmıştır.

8. İcra takibi bankanın itirazı sonucunda durmuştur. Başvurucu 27/3/2015 tarihli dilekçeyle taraflar arasında yapılan sözleşmede tahsis ücreti adı altında bir bedelin tahsil edileceği hususunda bilgilendirilmediğini ve önceden hazırlanmış matbu sözleşmede yer alan bu düzenlemenin hükümsüz olduğunu belirterek bankanın takibe yönelik itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.

9. İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi (Mahkeme) 20/10/2015 tarihli kararla 28/5/2014 tarihinde yürürlüğe giren 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca dava değeri itibarıyla Tüketici Sorunları Hakem Heyetine (Hakem) başvuru zorunluluğu bulunduğundan dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine kesin olarak karar vermiştir. Mahkeme aynı karar ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
(Tarife) üzerinden hesaplanan 750 TL maktu vekâlet ücretinin başvurucudan tahsiliyle davalıya verilmesine karar vermiştir.

10. Nihai karar 14/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 18/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

11. Mahkemenin 4/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

12. Başvurucu; haksız olarak tahsil edilen 152,25 TL tahsis ücretinin iadesi amacıyla başlattığı takibin bankanın itirazı sonucunda durduğunu, itirazın iptali talebiyle açmış olduğu davanın ise usulden reddedildiğini belirterek davalı banka lehine Tarife'ye aykırı ve asıl alacak miktarını aşacak şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

13. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, Ş$ 16). Başvurucunun aleyhine asıl alacağı aşacak şekilde vekâlet ücretine hükmedildiği şeklindeki şikâyetlerinin özü, aleyhe hükmedilen vekâlet ücreti nedeniyle adıl yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

14. Başvurucunun başlatmış olduğu 152,25 TL'ye ilişkin takibin itiraz sonucu durmasından sonra itirazın iptali istemiyle açmış olduğu dava usulden reddedilip başvurucu aleyhine karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarife uyarınca lehine 750 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği ileri sürülen başvurunun, kabul edilebilirlik kriterlerinden olan anayasal ve kişisel önemden yoksun olma kriteri yönünden incelenmesi gerekir.

15. Anayasal ve kişisel önemden yoksun olma kriterine ilişkin genel ilkeler Anayasa Mahkemesince daha önce incelenmiş ve bu konuda karar verilmiştir (K.K. (GKI, B. No: 2014/2293, 1/12/2016, $$ 47-68).

16. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen iddialara ilişkin birçok başvuruda mahkemeye erişim hakkının kapsam ve içeriğini belirlemiştir (Mürsel Malkoç |GKJ, B. No: 2013/9466, 27/10/2015, $ 27; Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, $ 52; Serkan Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013, $$ 38-39). Anayasa Mahkemesi, anılan kararlarında mahkemeye erişim hakkını bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilme ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilme şeklinde tanımlamış, vekâlet ücretini de bu hak kapsamında değerlendirmiş ve mahkemeye erişim hakkının mutlak olmayıp meşru bir amaca yönelik olarak özünü zedelemeyecek ve başvurucular üzerinde ağır bir yük oluşturmayacak şekilde kısıtlanabileceğini öngörmüştür.

17. Buna göre Mahkemenin sıklıkla uygulanmış açık bir içtihadının bulunduğu mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin başvurunun genel bir soruna işaret etmediği gibi Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından da önem taşıdığının ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır.

18. Somut olayda başvurucunun haksız tahsil edilen paranın iadesi amacıyla başlattığı icra takibi itiraz üzerine durmuştur. Başvurucu itirazın iptalı davası açmış ne var ki dava konusu miktar itibarıyla dava tarihinden önce yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Hakeme başvurmak gerektiğinden dava usulden reddedilmiştir. İşçi olduğunu beyan eden ancak geliri ve ekonomik durumu hakkında herhangi bir açıklamada bulunmayan başvurucunun aleyhine hükmedilen 750 TL vekâlet ücretinin kendisine ciddi anlamda zarar verdiği ve kendisi için ne denli önemli olduğu hususunda herhangi bir açıklamasının da olmadığı gözetildiğinde önemli bir zararı olduğu kanaatine ulaşılamamıştır.

19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun Anayasa'nın yorumlanması ve uygulanması açısından önem taşımadığı gibi başvurucunun da önemli bir zarara uğramadığı sonucuna varıldığından, anayasal ve kişisel önemden yoksun olduğu anlaşılan başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun, anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 4/7/2018 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.