Hoşgeldiniz

Şimdi bize katılın! Kayıt olduktan ve giriş yaptıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara cevap gönderebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsiz, bu yüzden ne bekliyorsunuz?

  • Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi edin.

3.HD Kaçak Elektrik Kullanılmasından Dolayı Tahakkuk Eden Faturanın İptaline İlişkin Uyuşmazlığın Tüketici Hakem

Daire/Kurul
3.HUKUK DAİRESİ
Esas No
2016/11883
Karar No
2018/5462
Karar Tarihi
18 May 2018

Admin

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
499
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
#1
Kaçak Elektrik Kullanılmasından Dolayı Tahakkuk Eden Faturanın İptaline İlişkin Uyuşmazlığın Tüketici Hakem Heyeti ve Mahkemelerin Görevli ve Yetkili Olmadığı, Uyuşmazlık Genel Hükümlere Göre Çözümlenmesi Gerektiği

Taraflar arasındaki tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen ve Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 06.10.2015 tarih ve 2015/392 E.-2015/545 K. sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğundan bahisle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2016 gün ve 2016/207686 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz yoluna başvurulmakla, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, kaçak elektrik kullanımından dolayı davalı hakkında 2.804,57 TL fatura tahakkuk edildiğini, davalı tarafından bu faturanın iptali için tüketici sorunları hakem heyetine müracaat edildiğini ve hakem heyeti tarafından faturanın iptal edildiğini belirterek, tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Dava, 6502 sayılı Yasa'mn 70. maddesi gereğince Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen kararın iptali isteğine ilişkindir. İhtilafın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin hukuki durumunun belirlenmesi ve 6502 sayılı Kanun kapsamındaki ihtilaflara tabi olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde

Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi mallan,

Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adma ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,

Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket
eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır.

Uyuşmazlık, abonesiz kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk edilen faturanın iptaline ilişkin Tüketici Hakem Heyeti kararma itiraz davası niteliğindedir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; dosyaya sunulan ve davalı hakkında tanzim olunan 08.01.2015 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ile, "abonesiz saatsiz elektrik enerjisi kullanıldığı" tespit edilmekle, davalının kaçak elektrik kullandığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, davalının 6502 sayılı Yasada tanımlı "tüketici" olmadığı taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Yine hemen belirtmek gerekir ki, davacı ile davalı arasındaki ilişki abonelik sözleşmesinden kaynaklanmamakta olup, yukarıda vurgulandığı üzere davada Tüketici Yasası değil genel hükümler uygulanacaktır. Bu durumda ihtilafa tüketici hakem heyetinin bakma yetkisi ve görevi bulunmamaktadır.

Davalı tarafın, abonesiz saatsiz elektrik kullanma eylemi, kaçak elektrik kullanımı olarak nitelendirilerek, talep edilen kaçak tahakkuk bedellerinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde açıklanan yöntemle hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur.

Bu itibarla, çıkan uyuşmazlıkta tüketici sorunları hakem heyeti görevli olmadığından mahkemece hakem heyeti kararının iptali gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HMK'nın 363/1. maddesine dayalı Kanun yararına temyiz isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 18.05.2018 gününde oy birliği ile karar verildi. (YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ ESAS 2016/11883 KARAR 2018/5462)