18.HD Kamuşlaştırılan Ancak İmar Planları Değiştirilerek Kamulaştırma Amacı Dışında Tasarruflara Konu Edilen Taşınma

Daire/Kurul
18. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/20556
Karar No
2016/12417
Karar Tarihi
22 Kas 2016

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
680
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Kamuşlaştırılan Ancak İmar Planları Değiştirilerek Kamulaştırma Amacı Dışında Tasarruflara Konu Edilen Taşınmazlarla İlgili Olarak Uğranılan Zararın Tazmini ve Geri Alma

Davacı taraf dava dilekçesinde, davalı idarece kamulaştırılan dava konusu taşınmazın kendilerine tebligat yapılmadan üçüncü kişiye ihale ile satılması sonucu uğranılan zararın tazminini istemiş, mahkemece,12.07.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanunun 26. maddesiyle değiştirilen ve 02.08.2013 tarihinde yürürlüğe giren 2942 sayılı Kanunun 22. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile kamulaştırmayı yapan idarece kamulaştırma amacına uygun tesisat, yapı veya donatı yapıldıktan ve en az 5 yıl kullanıldıktan sonra, bu ihtiyacın ortadan kalkması nedeni ile kamulaştırma amacında kullanılamayan taşınmazların önceki mal sahibi veya mirasçılarına iade edilmeyeceği, bu taşınmazların kamulaştırma amacı dışında idarece tasarruf edilmesi halinde, önceki mal sahibi veya mirasçıları tarafından idareden herhangi bir hak bedel veya tazminat talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 2942 sayılı Yasanın 22. maddesine göre, idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 6552 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler ile birlikte 22. maddesinde "Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. (Değişik ikinci ve üçüncü cümleler: 10.09.2014-6552/100 md.) Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi halinde kamulaştırma bedelinin faizi alınmaz. (Mülga dördüncü cümle: 10.09.2014-6552/100.md.)

(Ek fıkra: 10.09.2014-6552/100.md.) Bu madde hükümlerine göre taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibi veya mirasçılarının 23'üncü maddeye göre geri alma hakları da düşer.

(Ek fıkra: 10.09.2014-6552/100.md.) Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması halinde uygulanmaz.

(Geçici 9. md: 10.09.2014-6552/101. md.) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen veya eklenen bu kanunun 22 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile 23. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleştirilen kamulaştırma işlemleri nedeniyle, kamulaştırılan taşınmaz malların eski malikleri veya mirasçıları tarafından bu taşınmaz malların geri alınması, bedel veya tazminat talebiyle açılan ve henüz kesinleşmeyen davalarda da uygulanır. Bu maddenin uygulanması nedeniyle reddedilen davaların yargılama giderleri davalı idare tarafından ödenir." hükümleri mevcut iken 6552 sayılı Kanunun 101. maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 9. maddenin ilk cümlesinde yer alan "..... 22'nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile ...." ibaresi 11.06.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.05.2015 tarih 2014/177 Esas ve 2015/49 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden; somut olayda davalı idare tarafından 17.07.1974 yılında kamulaştırılarak 11.02.1976 tarihinde davalı idare adına tescil edilen ve davalı idare tarafından 2942 sayılı Yasanın 22. maddesine göre davacı tarafa kendi murislerinden kalan kısım yönünden geri alım hakkı kullandırılmadan üçüncü kişiye satışı yapılan dava konusu yerin, kendilerine tebligat yapılmadan üçüncü kişiye ihale ile satılması sonucu uğranılan zararın tazminine ilişkin eldeki davanın 10.12.2012 olan dava tarihi ve Anayasa Mahkemesinin yukarıda açıklanan iptal kararı dikkate alındığında dava tarihinde yürürlükte olan yasa hükmü gözetilerek çözümlenmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 1.350,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. (YARGITAY 18. Hukuk Dairesi E. 2015/20556 K. 2016/12417)