2.HD Karşılıklı Boşanma Davası, Eşini Özel Hayatında İstemediğini Söyleyen ve Cinsel Anlamda da Birlikte Olmak

Daire/Kurul
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2016/16526
Karar No
2018/5328
Karar Tarihi
19 Nis 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
707
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Karşılıklı Boşanma Davası, Eşini Özel Hayatında İstemediğini Söyleyen ve Cinsel Anlamda da Birlikte Olmak İstemeyen Eş Ağır Kusurludur

Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında ‘‘eşini özel hayatında istemediğini söylediği ve cinsel anlamda da birlikte olmak istemediğini” söylediği anlaşılmaktadır. Gerçeklesen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmamıştır.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kabul edilen kadının davası, kusur belirlemesi, reddedilen nafaka ve tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kabul edilen erkeğin davası, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında ‘‘eşini özel hayatında istemediğini söylediği ve cinsel anlamda da birlikte olmak istemediğini” söylediği anlaşılmaktadır. Gerçeklesen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmamıştır.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı karşı davalı erkek ağır kusurludur ve bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına TMK m. l74/l-2 koşulları oluşmuştur. Hal böyle iken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) isteklerinin reddedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın ...'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Mürüvet'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19.04.2018 (YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ ESAS 2016/16526 KARAR 2018/5328)