Hoşgeldiniz

Şimdi bize katılın! Kayıt olduktan ve giriş yaptıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara cevap gönderebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsiz, bu yüzden ne bekliyorsunuz?

  • Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi edin.

18.CD Karşılıksız Yararlanma (Kaçak Elektrik Kullanma) / Cumhuriyet Savcısınca TCK md. 168/5 Gereğince Vergili Zarar

Daire/Kurul
18. Ceza Dairesi
Esas No
2017/3454
Karar No
2017/9346
Karar Tarihi
21 Eyl 2017

Admin

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
499
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
#1
Karşılıksız Yararlanma (Kaçak Elektrik Kullanma) / Cumhuriyet Savcısınca TCK md. 168/5 Gereğince Vergili Zarar Miktarı Tespit Ettirilerek Şüpheliye Bildirimde Bulunmadan İddianame Düzenlemeden Dava Açılamayacağı

Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda şikayetçi kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarının ödenmesi halinde şüpheli hakkında kamu davası açılamayacağından, ödeme süresi ve yerinin soruşturma merciince sanığa bildirilmesi, bildirime dair belgenin denetime esas şekilde dosyaya konması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmesi.

Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... soruşturma, ... esas, ... Sayılı iddianamenin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/1-c maddesine uygun bulunmadığından bahisle iadesine dair Asliye Ceza Mahkemesi'nin iddianame değerlendirme kararına yönelik itirazın reddine dair Ağır Ceza Mahkemesi'nin değişik iş kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.08.2017 gün ve ... Sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, mezkur ihbarnamede; Asliye Ceza Mahkemesince, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun'un 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarı, ayrıca karşılıksız yararlanma suçuna konu kaçak elektiriğin yalnızca kaçak kullanım tespit tutanağında belirtilen tutarda olduğunun kabul edilemeyeceği, bu hususun tespiti için ayrıca keşif yapılması ve uzman bilirkişiden rapor aldırarak, sanığın bilirkişi tarafından bildirilen zararı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağından, ödeme süresi ve yerinin soruşturma merciince sanığa bildirilmesi, bildirime dair belgenin denetime esas şekilde dosyaya konması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, karşılıksız yararlanma suçunu işleyen fail hakkında, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı soruşturma tamamlamadan önce gidermesi halinde kamu davası açılmayacağı şeklinde bir düzenleme getirildiği, ancak Cumhuriyet savcılığınca bu hususun faile hatırlatılması ve zararın giderilmesi için süre tanınması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığı, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/1-c bendinde iddianamenin iadesi sebebi olarak ön ödemeye veya uzlaşmaya tabi suçlarda, ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin iadesine karar verileceğinin hüküm altına alındığı, bu durumun Cumhuriyet savcısına bir yükümlülük getirdiğinde şüphe bulunmadığı, ancak etkin pişmanlık hükümlerinin soruşturma aşamasında uygulanması bakımından Cumhuriyet savcısının şüpheliye bu hususu hatırlatmasının gerekmediği, zira 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 4. maddesinde yer alan “ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.” hükmü nazara alındığında, Cumhuriyet savcısının yapacağı araştırmanın sadece zararın giderilip giderilmediği yönünde olacağı, nitekim dosya kapsamına göre müşteki kurumun 02/02/2017 havale tarihli şikayet dilekçesinde şüpheli tarafından kaçak kullanım bedelinin ödenmediğinin bildirildiği, ayrıca Cumhuriyet Savcılığı tarafından alınan bilirkişi raporunun mahkemeyi bağlamayacağı gibi zarar tespitinin yargılama sırasında ihtiyaç duyulduğunda hakim tarafından yapılacak keşif sonucunda tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından, iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

“Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi”nde benimsenen, “Kişilerin Lekelenmeme Hakkı” ile “Eksiksiz soruşturma ve Tek Celsede Duruşma” prensipleri uyarınca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının mâkul sürede bütün delilleri toplamaları, sadece mahkûmiyetle sonuçlanacağını değerlendirdikleri hususları davaya konu yapmaları, beraatle sonuçlanacağını değerlendirdikleri eylemleri davaya konu yapmamaları, yâni bir nev'i filtre görevi yapmaları gerekir. Bu prensiplerin hayata geçirilebilmesi için mevzuatımızda ilk defa, 5271 Sayılı CMK.'nun 160 / 2. maddesi hükmü ile; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılarına şüphelinin lehine olan delilleri (de) toplama ve şüphelinin haklarını koruma yükümlülüğü getirilmiş, ayrıca; 170 ve 174. madde hükümleri ile de, iddianamenin iadesi kurumuna yer verilmiştir. Soruşturma evresi uzun sürebilir. Ancak, kovuşturma evresinin yeni bir delil toplanmasına gerek kalmadan ve bir iki celsede bitirilmesi hedeflenmiştir.

Nihayet, 5271 Sayılı CMK'nın 174. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmüne göre de "Suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan bir delil toplanmadan" hazırlanan iddianamenin iade edilmesi gerekir. Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda şikayetçi kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarının ödenmesi halinde şüpheli hakkında kamu davası açılamaz. Maddede “ ... bahsedilen zarar, vergili ve cezasız miktardır ... Bu durumda Cumhuriyet savcısı sulh ceza hakiminden keşif yapılıp rapor alınması için talepte bulunmalı ve alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır...... Savcısı – Hırsızlık, Karşılıksız Yararlanma ve Yağma Suçları/2017, sayfa: 412). Yargıtay'ımızın istikrar bulmuş içtihatları da bu yönde olup, gecikme faizi ve benzeri zararlar 168. madde kapsamında değerlendirilemez. (Y. 17. CD'nin 16.06.2017, 2015/18830 E. ve 2016/9113 K. sayılı kararında olduğu gibi.)

Somut olayda şikayetçi kurumun şüpheliden talep ettiği miktar, gecikme faizi ile birlikte 21.801,14 Türk lirasıdır. Maddeye göre, ödenmesi halinde şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmesi sonucunu doğuracak olan vergili zarar miktarı tespit edilip, sanığın bu miktarı şikayetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulmamıştır. Bu sebeple iddianamenin iadesi ve bu karara yönelik itirazın reddi kararları usul ve yasaya uygundur. Açıklanan nedenlerle; Ağır Ceza Mahkemesi'nin değişik iş kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,21/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi E. 2017/3454 K. 2017/9346)