3.CD Kasten Yaralama / Konut Dokunulmazlığını İhlal / Hürriyetten Yoksun Kılma Suçları / Haksız Tahrik / Sanığın Öl

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
628
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Daire/Kurul
3. CEZA DAİRESİ
Esas No
2017/1639
Karar No
2017/16084
Karar Tarihi
6 Ara 2017
Kasten Yaralama / Konut Dokunulmazlığını İhlal / Hürriyetten Yoksun Kılma Suçları / Haksız Tahrik / Sanığın Ölümü

Dava kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal ve hürriyetten yoksun kılma suçlarına ilişkindir.

Sanıkların iştirak halinde hayati tehlike geçirecek şekilde bıçakla kasten yaralaması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, suçta kullanılan saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, maktulun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri esas alınmak suretiyle, sanıkların eyleminin kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturabileceği gözetilmeden bu suçla ilgili delilleri değerlendirme yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması,

Maktule ait raporda, yaşamsal tehlikeye neden olan birden çok yaralanma olduğunun bildirilmesine, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, sonuç cezaya etki edecek düzeyde asgari had aşılarak tayin edilmemesi,

Sanığın eylemlerini ağabeyinin eşi mağdur ile maktulün gayrı meşru ilişkilerinin yarattığı haksız tahrikin etkisi altında işlediği halde hakkında TCK'nin 29. maddesinin uygulanmaması,

UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanığın mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemesince araştırılarak, kamu davasının 5237 Sayılı TCK'nin 64. maddesi uyarınca düşürülüp düşürülmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Koşulları bulunmadığından, sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 Sayılı CMUK'un 318. ve 5271 Sayılı CMK'nin 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;

1-)Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;

Sanıklar hakkında hürriyetten yoksun kılma suçlarından dolayı 5237 Sayılı TCK'nın 109/2. maddesi gereğince teşdiden belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası aynı Kanunun 109/3-b. maddesiyle bir kat arttırıldığında 4 yıl 12 ay yerine yazılı şekilde 5 yıl hapis cezası belirlenmişse de TCK'nin 62/1. maddesiyle yapılan indirimle bulunan sonuç cezaya etkili olmadığından; yine sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan dolayı 5237 Sayılı TCK'nin 116/4. maddesi gereğince teşdiden belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezası aynı Kanunun 119/a-c-son maddesiyle bir kat arttırıldığında 2 yıl 12 ay yerine yazılı şekilde 3 yıl hapis cezası belirlenmişse de TCK'nin 62/1. maddesiyle yapılan indirimle bulunan sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

2-)Sanıklar hakkında kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;

a-)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;

aa)Oluşa ve dosya içeriğine göre;sanıkların iştirak halinde hayati tehlike geçirecek şekilde bıçakla kasten yaralaması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, suçta kullanılan saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, maktulun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri esas alınmak suretiyle, sanıkların eyleminin kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturabileceği gözetilmeden bu suçla ilgili delilleri değerlendirme yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

bb)Kasten yaralama suçundan maktule ait raporda, yaşamsal tehlikeye neden olan birden çok yaralanma olduğunun bildirilmesine, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, sonuç cezaya etki edecek düzeyde asgari had aşılarak tayin edilmemesi,

cc)Sanığın eylemlerini ağabeyinin eşi mağdur ile maktulün gayrı meşru ilişkilerinin yarattığı haksız tahrikin etkisi altında işlediği halde hakkında TCK'nin 29. maddesinin uygulanmaması,

dd)Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi sebebiyle 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

b-)Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;

aa)Sanık hakkında hürriyetten yoksun kılma suçlarından dolayı 5237 Sayılı TCK'nin 109/2. maddesi gereğince teşdiden belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası aynı Kanunun 109/3-b. maddesiyle bir kat arttırıldığında 4 yıl 12 ay yerine yazılı şekilde 5 yıl hapis cezası,konut dokunulmazlığını ihlal suçundan dolayı 5237 Sayılı TCK'nin 116/4. maddesi gereğince teşdiden belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezası aynı Kanunun 119/a-c-son maddesiyle bir kat arttırıldığında 2 yıl 12 ay yerine yazılı şekilde 3 yıl hapis cezası belirlenmesi,

bb)Sanığın eylemlerini ağabeyinin eşi mağdur ile maktulün gayrı meşru ilişkilerinin yarattığı haksız tahrikin etkisi altında işlediği halde hakkında TCK'nin 29. maddesinin uygulanmaması,

cc)Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi sebebiyle 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

c-)Sanık hakkında kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;

UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanığın mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce “25/10/2017” tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemesince araştırılarak, kamu davasının 5237 Sayılı TCK'nin 64. maddesi uyarınca düşürülüp düşürülmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin, diğer sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 6723 Sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 Sayılı Kanun'un 8/1 maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.12.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ E. 2017/1639 K. 2017/16084)
 
Üst