Konu: Kasten Yaralama Suçu

5 İçtihat

Mağdurun Uğradığı Zararın Karşılanması İçin Herhangi Bir Çaba Sarf Edilmemesi Nedeniyle Objektif Şartları Sağlanmayan HAGB Kararı Verilemez

Sanığın mağdura yönelik eylemi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu; bununla ilgili katılan tarafından sarf edilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir çaba sarf edilmediği, bu nedenle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

Hesap Hatası, Maddi Yanılgı ya da Yazım Hatası Olarak Değerlendirilip Tavzih Yoluyla Düzeltilemez

Sanığın cezasında TCK’nin 29. maddesi gereğince ¾ indirim yapıldığında 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde 3 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilerek hesap hatası yapıldığından sanık hakkındaki hapis cezasının 1 yıl 3 ay hapis cezası yazılmak suretiyle tavzihine karar verildiği, mahkemece tavzihine karar verilen bu hata maddi yanılgı ya da yazım hatası olarak değerlendirilip tavzih yoluyla düzeltilemez.

İnfaz Edilse Dahi Değişen Yasa Nedeniyle Uyarlama Yapılmasında Sanığın Hukuki Yararı Bulunduğu Gözetilmeden İtiraz Reddedilemez

Hüküm infaz edilmiş olan hükümlüler açısından da lehe durumlar oluşturabileceği ve hükümlünün böyle bir istemde bulunmasında hukuki yararı bulunacağı, sonraki yasanın, cezası infaz edilmiş hükümlü açısından lehe bir durum oluşturup oluşturmayacağının her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekeceğinden, infaz edilmiş bulunan hükümlerle ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılamaz, şeklinde bir ilke konulmasının kabul edilemeyeceği benimsenmişken, infaz edilmiş olsa dahi sonradan değişen yasa nedeniyle uyarlama yapılmasında sanığın hukuki yararı bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.

Mağdurun Kanuni Temsilcisi İle Görevlendirilen Vekilin İradelerinin Çelişmesi Halinde Kanuni Temsilcinin İradesine Üstünlük Tanınmalıdır

Mağdurenin kanuni temsilcisi ile mağdure için görevlendirilen vekilin iradelerinin çelişmesi halinde, kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanınması gerekir. Mağdureye mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen vekilin mağdure adına davaya katılmayı isteme hakkı olmadığı gibi mağdurenin katılan sıfatını almamış olması nedeniyle hükmü temyiz yetkisi de bulunmamaktadır.