23.HD Kooperatif Üyeliğinin Tespit ve Tescili / Hukuki İlişkinin Tespiti / Kooperatif İştirak Temini Sözleşmesi

Daire/Kurul
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/2459
Karar No
2014/5074
Karar Tarihi
2 Tem 2014

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
580
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Kooperatif Üyeliğinin Tespit ve Tescili / Hukuki İlişkinin Tespiti / Kooperatif İştirak Temini Sözleşmesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiliyle davalı şirket arasında imzalanan 31.5.1998 tarihli sözleşme uyarınca, eski ünvanı J... Toplu Konut Yapı Kooperatifi olan diğer davalı kooperatif bünyesinde yapılacak J...kent-2 Projesinde inşa edilecek binalardan 23 blok 1102 numaralı bağımsız bölümün 11.292.270.000,00 TL bedelle müvekkili tarafından satın alınıp bedelinin peşin ve taksitler halinde tam ve eksiksiz olarak ödendiğini ve ödenen bedelin inşaatın yapımında kullanıldığını, ancak davalı kooperatifin yeni yönetiminin davalı şirketten konut satın alan kişileri üyeliğe kabul etmemekte veya yeni üye statüsünde kabul ederek fazladan ödeme talep ettiğini, davalı kooperatifin konutların diğer davalı şirket tarafından satıldığını, taraflar arasında bu konuda sözleşme olduğunu, müvekkili tarafından yapılan tüm başvurulara rağmen davalı kooperatifin müvekkilini üye olarak kabul etmediğini ileri sürerek, davaya konu bağımsız bölüm yönünden bunun mümkün olmaması halinde aynı nitelikli bir daire yönünden müvekkilinin üyeliğinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif vekili, müvekkiline bu davada husumet düşmeyeceğini, zira davacının diğer davalı şirketle sözleşme yaptığını, ayrıca bu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını, bu sebeple geçerli olmadığını. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın gönderdiği talimattan çok daha sonra davacının ileri sürdüğü sözleşmenin imzalandığını, ortaklık kaydının genel kurul tarafından yetkilendirilen yönetim kurulunun görevi olduğunu, davacının sözleşme imzaladığı şirkete karşı dava açması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı J... Sınai Ürünleri Paz. Ltd. Şti. vekili, davaya konu olan meskenlerin yapımının başlangıçta müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini ve diğer davalı kooperatifin verdiği yetkiye dayalı olarak reklam, pazarlama ve satışının müvekkili şirket tarafından yapıldığını ve davacı ile de 31.5.1998 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacının ödemelerini müvekkili şirkete yaptığını, ancak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın yaptığı teftiş sonrası müvekkilinin yaptığı işi sonlandırmak zorunda kaldığını, müvekkiliyle sözleşme imzalayan müşterilerle ilgili olarak verilen taahhütlerinin davalı kooperatife geçtiğini, ancak davalı kooperatifin bazı kişileri üyeliğe kabul ettiğini, daha sonra değişen yönetimle birlikte talepleri reddettiğini, müvekkilinin sözleşmeyle yüklendiği edimleri yerine getirdiğini belirterek, müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporları ve tüm dosya içeriğine göre; davacıyla davalı şirket arasında 31.5.1998 tarihinde adi yazılı şekilde satış sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede davacının diğer davalı kooperatife ortaklığına dair bir ibarenin bulunmadığı ve davalı kooperatifin sözleşmede taraf olmadığı, davacının sözleşme uyarınca edimini yerine getirmiş olsa dahi, davaya konu taşınmazın davalı kooperatif adına tescil edildiği, yapılan inceleme sonucu davacının davalı kooperatifle doğrudan bir ilişkisinin bulunmadığı, davacının üyelik için davalı kooperatife başvurusunun olmadığı, benzer uyuşmazlıklarda, davaların davalı kooperatif yönünden husumet sebebiyle reddedilip, şirket aleyhine açılan davaların ise alacak talebi yönünden kabul edilip bu kararların Yargıtay denetiminden geçtiği, somut olayda davacının sadece üyeliğinin tespit ve tescilini talep ettiği, alacak talebinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosya içeriğinden davalı S.S. Ç... Gölşehir Toplu Konut Yapı Kooperatifinin ilk ünvanının S.S. J... Toplu Konut Yapı Kooperatifi olduğu, davaya konu 1196 ada 1197 parsel sayılı taşınmazın 775 Sayılı Kanun gereği 1995 yılında S.S J... Toplu Konut Yapı Kooperatifine tahsis edildiği, inşaatın yapımının da davalı kooperatif tarafından üstlenildiği, davalı kooperatifle diğer davalı şirket arasında 22.6.1995 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca davalı şirketin diğer davalı kooperatife iştirakçi teminini üstlendiğini ve davalı kooperatifin 26.6.1996 tarihli genel kurulunda hizmet sözleşmesinin onaylandığı anlaşılmaktadır.

Hizmet sözleşmesi kapsamında davacıyla davalı şirket arasında 31.5.2008 tarihli sabit fiyat garantili konut satış sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme uyarınca davacının ödemelerde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacıyla benzer şekilde daire satın alan bazı kişilerin ortaklığa kabul edildiği, ancak davacının da bulunduğu bir kısım kişilerin ise ortaklığa kabul edilmediği tespit edilmiştir.

Bu durumda davalılar arasındaki ilişkinin ve davalı şirketin hizmet sözleşmesiyle tahsil ettiği paraların ne şekilde tasarruf edildiği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekir.

Mahkemece alınan 12.3.2013 tarihli son bilirkişi kurulu raporunda davacıyla aynı konumda bulunan bazı kişilerin kooperatife üye kaydedildiği ve davalı şirket tarafından davacı gibi konut satın alan kişilerden tahsil edilen paranın kooperatife aktarıldığı ve davalı şirketin kooperatifin temsilcisi gibi hareket ettiği hususları belirtilmiş ise de, açıklanan hususların tartışmasız ve kesin bir şekilde tespiti gerektiği gibi inşaatların yapıldığı tarihteki ortak sayısıyla genel kurul kararı gereğince toplanmasına karar verilen aidatlarla fiilen gerçekleştirilen tahsilat miktarına göre inşaatların bulundukları seviyelere getirilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmamış olup,yapılacak araştırmada ortaklardan toplanacak aidatlarla bu inşaatın bulunduğu seviyeye getirilmesinin mümkün olup olmadığının anlaşılması ve inşaatın finansmanının davalı şirketçe yapıldığının kanıtlanması halinde davacının da kooperatif varlığı üzerinde hak sahibi olacağı dikkate alınmalıdır. Davalı kooperatifle diğer davalı şirket arasındaki hukuki sorumluluk bağlantısının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi de dikkate alınarak davalı kooperatifin, davacıyla benzer nitelik taşıyan diğer ortaklarına ne gibi bir uygulama yaptığının da kesin bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekir.

Bu durumda mahkemece, izah edilen hususlar üzerinde durulup, kooperatifler konusunda uzman bilirkişi kurulundan açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesince bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (YARGITAY 23. Hukuk Dairesi Esas 2014/2459 Karar 2014/5074)
 
Üst