1.CD Maktulün Gerçek Yaşının 18'den Büyük Olduğuna İlişkin Savunma Bertaraf Edilmeden, Suç Tarihi İtibariyle Maktul

Daire/Kurul
1. CEZA DAİRESİ
Esas No
2018/296
Karar No
2018/928
Karar Tarihi
1 Mar 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
542
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Web sitesi
www.yargikararlari.net
#1
Maktulün Gerçek Yaşının 18'den Büyük Olduğuna İlişkin Savunma Bertaraf Edilmeden, Suç Tarihi İtibariyle Maktulün Gerçek Yaşının Tespitine İlişkin Rapor Alınmadan Ceza Tayini Doğru Değildir

(YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ ESAS 2018/296 KARAR 2018/928)

Maktülenin nüfusa beyanen tescil edilmesi, hastanede doğum kaydına rastlanmaması, okula başlama yaşının da olması gerekenden küçük olması, bu husustaki beyanların tutarsız olması karşısında, maktulün gerçek yaşının 18'den büyük olduğuna ilişkin savunmanın bertaraf edilemediği anlaşılmakla, maktulün mezarının açılması ve usulüne göre ilgili materyallerin tüm dosya kapsamı ile birlikte gönderilmesi suretiyle, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan suç tarihi itibariyle maktulün gerçek yaşının tespitine ilişkin rapor alınması, sonucuna göre TCK'nun 82/1-e maddesinin uygulanması yönünden sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken TCK 82/1-e hükmüne göre ceza tayini bozmayı gerektirmiştir.

Toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanık ...'ın, maktul ...'e yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına, eksik incelemeye, katılanlar vekilinin suç vasfına, haksız tahrik bulunmadığına, Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;

Ancak;

Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, Sanığın maktul ile olay tarihinden bir süre önce nikahsız olarak birlikte yaşamaya başladığı, olaydan bir hafta kadar önce maktulün kendisine ait cep telefonundan geceleri mesaj gönderdiğinden şüphelendiği, yaptığı araştırma sonucu bu şüphesini doğruladığı, olaydan bir gün önce maktulü ailesinin evine gönderdiği, olay günü tekrar maktulün ailesinin evine gidip arabayla onu aldığı, şehir dışına doğru çıkıp, mesajlaşma konusunu konuştukları sırada tartışma çıktığı, aşamalarda çelişkili olmakla birlikte sanığın savunmasına göre maktulün başkaları ile mesajlaşmasına ilişkin olarak "sen erkek değilsin, beni tatmin etmedin mutlu etmedin, iyi yaptım..." şeklinde serzenişte bulunduğu ve tokat attığı, bu tartışma sırasında sanığın yanında getirdiği bıçakla maktulü boğazını kesmek suretiyle öldürdüğü anlaşılan olayda;

a)- Maktulenin nüfusa beyanen tescil edilmesi, hastanede doğum kaydına rastlanmaması, okula başlama yaşının da olması gerekenden küçük olması, bu husustaki beyanların tutarsız olması karşısında, maktulün gerçek yaşının 18'den büyük olduğuna ilişkin savunmanın bertaraf edilemediği anlaşılmakla, maktulün mezarının açılması ve usulüne göre ilgili materyallerin tüm dosya kapsamı ile birlikte gönderilmesi suretiyle, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan suç tarihi itibariyle maktulün gerçek yaşının tespitine ilişkin rapor alınması, sonucuna göre TCK'nun 82/1-e maddesinin uygulanması yönünden sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

b)- Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için; sanığın eylemi gerçekleştirmeye olay tarihinden önce karar vermesi, kararında sebat ve ısrar göstermesi, karar ile icra arasında makul bir süre geçmesinin gerektiği, sanığın maktulü öldürmeye ne zaman karar verdiği, bu kararda ne kadar zamanla sebat ve ısrar gösterdiği kesin delillerle ortaya konulamadığı halde, sanık hakkında tasarlayarak öldürme suçundan hüküm kurulması,

c)- Maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik teşkil eden davranışlarının ulaştığı boyuta göre, TCK'nun 29. maddesi uyarınca sanık hakkında asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde 20 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, re'sen de temyize tabi hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 01/03/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.
 
Üst