Hoşgeldiniz

Şimdi bize katılın! Kayıt olduktan ve giriş yaptıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara cevap gönderebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsiz, bu yüzden ne bekliyorsunuz?

  • Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi edin.

18.CD Müştekinin Şikayetinin Araştırılmadan Takipsizlik Kararı Verilmesi ve Bunun Üzerine Yapılan İtirazda

Daire/Kurul
18. CEZA DAİRESİ
Esas No
2016/16480
Karar No
2016/18235
Karar Tarihi
28 Kas 2016

Admin

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
496
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
#1
Müştekinin Şikayetinin Araştırılmadan Takipsizlik Kararı Verilmesi ve Bunun Üzerine Yapılan İtirazda İtiraz Merciince Hukuka Aykırılığı Gidermeyecek Şekilde Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Verilmesi Nedeniyle Kanun Yararına Bozma

(YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ ESAS 2016/16480 KARAR 2016/18235)

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, .... (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/12/2015 tarihli ve 2015/5373 soruşturma, 2015/3199 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itiraz üzerine, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin .... (Konya) Sulh Ceza Hakimliğinin 20/01/2016 tarihli ve 2016/69 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19/09/2016 gün ve 2016/327464 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.

İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda müştekinin bir dönem arkadaşlık yaptığı şüpheliden ayrılması üzerine, şüphelinin devamlı müştekiyi aradığı, müştekinin evinin önünde gezerek müştekiye ve ailesine yönelik tehditkar davranışlarda bulunduğu, facebook paylaşım sitesi üzerinden şüphelinin müşteki ile cinsel birlikteliği olduğunu beyan ederek müşteki ve ailesinin şahsına yönelik hakaret ettiğinden bahisle müştekinin şikayetçi olması üzerine, müştekinin şikayet dilekçesinde belirttiği hususlarla ilgili daha önce soruşturma yapılıp yapılmadığının tespiti için müşteki ile şüphelinin taraf oldukları soruşturma ve kovuşturma dosyalarının celp edilerek incelenmesi, müştekinin iddiaları ile ilgili varsa tanık beyanlarının alınarak soruşturmanın genişletilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme;

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.

Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise;
“(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.”
hükümleri yer almaktadır.

Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.

Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye "araştırma mecburiyeti ilkesi"; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise "kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi" denilmektedir.

Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 13. maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. - Finlandiya kararı 2007; Sürmeli - Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir.

İncelenen dosyada, müşteki Tuğba Çakmak’ın şikayet dilekçesinde ve Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadelerinde, şüphelinin kendisini ısrarla aradığı, evli bir erkekle ilişkisi olduğunu beyan ettiği, evin önüne gelip arabasından müzik çaldığı, rahatsızlık verdiği, yolda müştekiyi gördüğünde peşinden yürüyüp huzursuz ettiğini iddia ettiği, neticeten soruşturma sonucu mükerrer kayıt ve soyut iddia gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği görülmektedir.

.... (Konya) Sulh Ceza Hakimliğinin 20/01/2016 tarihli ve 2016/69 değişik iş sayılı kararında, bahse konu itirazın kabulü veya reddi şeklinde itiraz değerlendirmesi yapılması gerektiği halde, itiraz konusunda karar verilmesine yer olmadığı şeklinde, hukuka aykırılığı gidermeyecek bir hüküm kurulduğu ve bu hükmün kanun yararına bozmaya konu edilmesi nedeniyle incelenmesi gerekmektedir.

Ancak, mükerrer kayıt olduğu belirtilen .... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/3112 numaralı soruşturma dosyası kapsamında düzenlenen iddianamede, müştekinin isminin yer almadığı, ayrıca, müştekinin akrabaları ile şüpheli arasında tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından olay anlatımında bahsedildiği, müştekinin şikayetinde bahsi geçen bir dönem arkadaşlık yaptığı şüpheliden ayrılması üzerine, şüphelinin devamlı müştekiyi aradığı, müştekinin evinin önünde gezerek müştekiye ve ailesine yönelik tehditkar davranışlarda bulunduğu, facebook paylaşım sitesi üzerinden şüphelinin müşteki ile cinsel birlikteliği olduğunu beyan ederek müşteki ve ailesinin şahsına yönelik hakaret ettiği şeklinde hususlar açısından herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla, müştekinin şikayet dilekçesinde belirttiği hususlarla ilgili daha önce soruşturma yapılıp yapılmadığının tespiti için müşteki ile şüphelinin taraf oldukları soruşturma ve kovuşturma dosyalarının celp edilerek incelenmesi, müştekinin iddiaları ile ilgili varsa tanık beyanlarının alınarak soruşturmanın genişletilmesi gerektiği, bu nedenle itiraz merciince soruşturmanın eksik yapılmış olduğu gözetilerek, gereğinin takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- .... (Konya) Sulh Ceza Hakimliğinin 20/01/2016 tarihli ve 2016/69 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2- Aynı kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, 28.11.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.