13.CD Sanığın, Kovuşturma Başlamadan Önce Aramada Hırsızlığa Konu Ziynet Eşyalarını Kendisinin Aldığını Belirtip

Daire/Kurul
13. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2846
Karar No
2018/8095
Karar Tarihi
24 May 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
685
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Sanığın, Kovuşturma Başlamadan Önce Aramada Hırsızlığa Konu Ziynet Eşyalarını Kendisinin Aldığını Belirtip Sakladığı Yerden Çıkararak Polislere Teslim Etmesi Etkin Pişmanlık Koşullarını Oluşturmaz

(Yargıtay 13. Ceza Dairesi ESAS 2018/2846 KARAR 2018/8095)

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık M. A.’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli ve 2017/585 esas, 2017/929 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 08.05.2018 gün ve 94660652-105-43-3531-2018-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.05.2018 gün ve 2018/40473 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

Dosya kapsamına göre, sanığın aynı konutta beraber yaşamadığı kardeşi olan müşteki C. A.’in evinden ziynet eşyası olan altınları alarak atılı hırsızlık eylemini gerçekleştirdiği somut olayda,

1-Sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 167/2. maddesinde yer alan, " Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi hâlinde; ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir." şeklindeki düzenleme uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde,

2-Sanığın, hakkında kovuşturma başlamadan önce evinde yapılan arama sırasında etkin pişmanlık göstererek bahse konu ziynet eşyalarını kendisinin aldığını ikrar etmesi ve söz konusu altınları sakladığı yerden bizzat çıkararak polislere teslim ettiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde yer alan, "(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (Mülga ibare :02/07/2012-6352 S.K./84.md.) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir." şeklindeki düzenleme gereğince hükmolunan cezasından indirim yapılmamasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

I-(2) numuralı kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede;

Sanığın, hakkında kovuşturma başlamadan önce evinde yapılan arama sırasında bahse konu ziynet eşyalarını kendisinin aldığını belirtip suça konu altınları sakladığı yerden çıkararak polislere teslim ettiği şeklinde gerçekleşen olayda; TCK'nın 168. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli ve 2017/585 esas, 2017/929 karar sayılı kararı bu yönden usul ve yasaya uygun görülmekle, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,

II-(1) numuralı kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede;

Aynı konutta birlikte yaşamadığı abisi olan katılana ait evden hırsızlık yapan sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 167/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli ve 2017/585 esas, 2017/929 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere “Sanık hakkında verilen cezadan TCK'nın 167/2. maddesi uyarınca ½ oranında indirim yapılmak suretiyle sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “4 yıl 2 ay” ibaresinin çıkartılıp yerine “2 yıl 1 ay” ibaresinin Mahkeme kararına İLÂVESİNE, karardaki DİĞER HUSUSLARIN AYNEN YERİNDE BIRAKILMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 24/05/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.