23.HD Tasarrufun İptali Davası Ayni Bir Dava Olmayıp Şahsi Bir Davadır ve Davayı Kazanan Alacaklıya İptal Edilen

Daire/Kurul
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/1551
Karar No
2019/800
Karar Tarihi
4 Mar 2019

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
714
4
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Tasarrufun İptali Davası Ayni Bir Dava Olmayıp Şahsi Bir Davadır ve Davayı Kazanan Alacaklıya İptal Edilen Tasarruftan Öncelikle Alacağını Alma Hakkı Verir

(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi ESAS 2017/1551 KARAR 2019/800)

Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Şikayetçi vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin tamamının şikayet olunana bırakıldığını oysa adı geçenin müvekkilinin taraf olmadığı bir dava sırasında aldığı ihtiyati haczin, kendileri lehine tesis edilen ipoteğin önüne geçirildiğini, icra müdürlüğünün gerekçesinin ve dayandığı Yargıtay içtihatlarının somut olayla örtüşmediğini, davalı yanca nam-ı müsteara dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasında taşınmazın dava dışı önceki malik ……. 10.06.2003 günü borçlulardan …… tarafından satın alınmasına rağmen asıl alıcı olan …..olduğunun belirlendiğini böylelikle davalının, taşınmaz üzerindeki haciz hakkına kavuştuğunu; bu kararın borçlu … mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayacağını; gerek İcra ve İflas Kanunu’nun 282 nci ve gerek Türk Medeni Kanunu’nun 1023 ncü maddeleri hükmüne göre tapudaki görünüme güvenerek ipotek hakkı kazanan müvekkilinin iyi niyetinin korunması gerektiğini, tasarrufun iptali kararının kesinleşmediğini diğer taraftan müvekkilinin her iki şirketten de alacaklı olduğunu ve tasarrufun iptali davasının konusunun ipoteğin muvazaalı olduğu noktasında toplanmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Şikayet olunan vekili, ihtiyati hacizlerinin kararla birlikte kesin hacze dönüştüğünü; davanın kazanılması ile bedeli paylaşıma konu taşınmazın haczinin ve satışının istenebilir hale geldiğini, gerçek malik ola…… borcunun görünürdeki malik olan şirketin borçlarından önce ödenmesi gerektiğini, ipoteğin kimin riski için verildiğinin değil, kim tarafından verildiğinin önemli olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, İcra Mahkemesince, taşınmazın …tarafından satın alınmasına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmiş olması, şikayetçi bankanın takibinin kaydı iptal edilen bu şirket hakkında yapılmış bulunması nedeniyle şikayetin reddine dair verilen kararın şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2009/1857 E. 2009/2367 K. sayılı ilamı ile nam-ı müstear davasının sonucu beklenmek ve bu davanın tarafları bakımından bağlayıcı olup olmayacağı üzerinde durulmak gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu ……… ipoteğinin Yapı Kredi Bankasının ihtiyati haczinden önce olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.

Karar, şikayet olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, sıra cetveline itiraz davasıdır. İİK’nın 277 vd. maddelerinde yer alan iptal davası ayni bir dava olmayıp şahsi bir davadır ve davayı kazanan alacaklıya iptal edilen tasarruftan öncelikle alacağını alma hakkı verir. Tasarrufun iptali davası açan alacaklının iptal ettirdiği tasarruf miktarınca dava açmayan alacaklılara göre önceliği vardır. Somut olayda şikayet olunan ……….. borçlu aleyhine tasarrufun iptali davası açıp bedellerinin paylaşımı iş bu davaya konu olan taşınmaza ilişkin tasarrufu iptal ettirmekle taşınmaz bedellerinde öncelik hakkı bulunduğundan dava konusu sıra cetveli usule uygundur. Bu nedenle mahkemece davanın reddi yerine kabulü yerinde olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın şikayet olunan yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 04.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.