Hoşgeldiniz

Şimdi bize katılın! Kayıt olduktan ve giriş yaptıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara cevap gönderebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsiz, bu yüzden ne bekliyorsunuz?

  • Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi edin.

19.HD Tavzih Yoluyla Tarafların Sorumluluklarını Arttıran ya da Azaltan Yeni Hüküm Kurulamayacağı

Daire/Kurul
19. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2017/3144
Karar No
2017/7494
Karar Tarihi
1 Kas 2017

Admin

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
499
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
#1
Tavzih Yoluyla Tarafların Sorumluluklarını Arttıran ya da Azaltan Yeni Hüküm Kurulamayacağı

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın talep tarihinde üzerinde haciz bulunmayan hesaptaki parayı iade etmemekte kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının kısmen iptaline, asıl alacak ve işlemiş faizden oluşan toplam alacağın bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davadan sonra davacıya ödenen meblağın infaz aşamasında borçtan mahsubuna, koşulları oluşmadığından tarafların icra inkar tazminatları taleplerinin reddine karar verilmiş, Mahkemece kısmen kabul ile sonuçlanan kararda vekalet ücretine ilişkin olarak hüküm tesis edilmemiş, davacı vekilinin tavzih dilekçesine istinaden taraf vekillerine tavzihen vekalet ücreti takdir edilmiş olup tavzih yoluyla önceki hükmü değiştirecek şekilde tarafların sorumluluklarını artıran ya da eksilten yeni hüküm kurulamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde tavzihle sonucun değiştirilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davacı vekili Av… … ile davalı vek. Av. … … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından internet bankacılığı aracılığı ile müvekkilinin … Bankası’ndaki hesabına eft yapmak isterken sehven dava dışı şirketin davalı banka nezdinde ki hesabına havale yaptığını, alıcı dava dışı şirketin yapılan havalenin iadesi yönünde yazılı talimatına rağmen davalı bankanın hesabın hacizli olduğundan bahisle işlemi gerçekleştirmediğini, yapılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin alıcı hesap üzerinde tasarruf hakkı bulunmadığını, kaldı ki, alıcı hesabın hacizli ve rehinli olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bankanın hatalı gönderilen havaleyi göndericisine iade etmemekte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine; Dairemizin …/01/2015 tarih 2014/14670-2015/139 sayılı kararı ile “Davalı bankanın paranın gönderildiği hesap üzerinde …. kişilerin haczi bulunduğu yolundaki savunmasının değerlendirilmediği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın talep tarihinde üzerinde haciz bulunmayan hesaptaki parayı iade etmemekte kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının … …. İcra Müd. 2013/18733esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, 100.000 TL asıl alacak, 114 TL işlemiş faizden oluşan toplam 100.114 TL alacağın bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davadan sonra …/…/2013 tarihinde davacıya ödenen 43.000 TL nin infaz aşamasında borçtan mahsubuna, koşulları oluşmadığından tarafların icra inkar tazminatları taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Mahkemece kısmen kabul ile sonuçlanan 26.04.2017 tarihli kararda vekalet ücretine ilişkin olarak hüküm tesis edilmemiştir. Davacı vekilinin ….05.2017 tarihli tavzih dilekçesine istinaden taraf vekillerine tavzihen vekalet ücreti takdir edilmiş olup tavzih yoluyla önceki hükmü değiştirecek şekilde tarafların sorumluluklarını artıran ya da eksilten yeni hüküm kurulamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde tavzihle sonucun değiştirilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen ….480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi. (YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ ESAS 2017/3144 KARAR 2017/7494)