18.CD Tehdit / "Bunun Hesabını Senden Sorarım" Sözünün Sair Tehdit Suçunu Oluşturduğu / Haksız Tahrik Hükümlerinin

Daire/Kurul
18. CEZA DAİRESİ
Esas No
2015/16917
Karar No
2017/146
Karar Tarihi
10 Ocak 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
685
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Tehdit / "Bunun Hesabını Senden Sorarım" Sözünün Sair Tehdit Suçunu Oluşturduğu / Haksız Tahrik Hükümlerinin Tartışılması Gerektiği

Sanığın söylediği kabul edilen “bunun hesabını senden sorarım” sözünün TCK’nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesinde tarifi yapılan “sair tehdit” suçunu oluşturduğu halde sanık hakkında aynı Kanun maddesinin birinci cümlesi uygulanmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini ve kollukta bilgi sahibi olarak ifadelerine başvurulan… ve….’un tanık olarak dinlenilip, beyanları diğer tanık beyanları ile karşılaştırılarak olayın çıkış sebebi ve gelişimi şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması bozmayı gerektirmiştir.

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1- Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyizinde;
Temyiz dilekçesinin bir haftalık yasal süresinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 317. maddeleri uyarınca tebliğnameye uygun olarak sanık …’un TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,

2- Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, hükmün temyiz edilemez olması nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itirazın, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 315. maddeleri uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,

3- Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre dosya görüşüldü:

A) Sanığın atılı suçlamayı inkar etmesi, mağdurun kolluk ifadesiyle çelişecek biçimde kovuşturma aşamasındaki ifadesinde, sanığın kendisine yönelik tehdit içeren bir söz söyleyip söylemediğini hatırlayamadığını beyan etmesi, tanıkların da tehdide yönelik bir anlatımlarının bulunmaması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,

B) Kabule göre de;

a) Sanığın söylediği kabul edilen “bunun hesabını senden sorarım” sözünün TCK’nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesinde tarifi yapılan “sair tehdit” suçunu oluşturduğu halde sanık hakkında aynı Kanun maddesinin birinci cümlesi uygulanmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,

b) Sanığın, adli sicil kaydı incelendiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin tek bir kaydın bulunmasına rağmen, tekerrüre esas sabıkası bulunması biçimindeki yerinde olmayan gerekçeyle, TCK’nın 51/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

c) Sanığın, “mağdur doktorun muayene odasından çıkmaları konusunda kendilerini sert bir üslupla uyardığı, bunun üzerine aralarında karşılıklı tartışma çıktığı” yönündeki savunması karşısında özellikle kollukta bilgi sahibi olarak ifadelerine başvurulan… ve….’un tanık olarak dinlenilip, beyanları diğer tanık beyanları ile karşılaştırılarak olayın çıkış sebebi ve gelişimi şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ ESAS 2015/16917 KARAR 2017/146)