Hoşgeldiniz

Şimdi bize katılın! Kayıt olduktan ve giriş yaptıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara cevap gönderebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsiz, bu yüzden ne bekliyorsunuz?

  • Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi edin.

8.HD Üçüncü Kişilerin İstihkak İddiası / Gösterilen Delillerin Hacizli Ürünün Tüm Kardeşler Arasında Ortak Olan

Daire/Kurul
8. HUKUK DAİRESİ
Esas No
2018/10853
Karar No
2018/14130
Karar Tarihi
13 Haz 2018

Admin

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
496
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
#1
Üçüncü Kişilerin İstihkak İddiası / Gösterilen Delillerin Hacizli Ürünün Tüm Kardeşler Arasında Ortak Olan Taşınmazdan Toplandığını İspata Yeterli Olup Olmadığı

(YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ ESAS 2018/10853 KARAR 2018/14130)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı 3.kişiler vekili; 22.08.2014 tarihinde borçluya ait olduğu iddiası ile fındık mahsulünün haczedildiğini, borçlunun kendine ait müstakil fındık bahçesinin olmadığını, fındık toplanan taşınmazın kardeşler arasında ortak mülk halinde olduğunu, taşınmazdan çıkan ürünün borçlu hissesi itibariyle haczedilmesi gerektiğini öne sürerek istihkak davasının kabulü ile hisseleri oranında haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarına göre hacizli ürün üzerinde davacı beş kardeş ile borçlunun eşit oranda hak sahipleri oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; her ne kadar dava konusu haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ adreste yapılmamış ise de dava konusu fındık mahsulünün haczedildiği harman yerinin borçluya ait fındık evinin önü olduğu, bu hususun haciz sırasında beyanlarına başvurulan komşu ev sahiplerince teyit edildiği, telefonla aranması üzerine haciz adresine gelen borçlunun harmanda serili bulunan fındığın kendisi ile birlikte bir kısmı yurtdışında, bir kısmı ise şehir dışında yaşayan davacı 3. kişi kardeşlerine ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.Buna göre, mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3. kişiler tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.

Davacı 3. kişiler her ne kadar tapu kayıtları ve tanık deliline dayanmış iseler de gösterilen deliller hacizli ürünün tüm kardeşler arasında ortak olan taşınmazdan toplandığını ispata yeterli değildir.

O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, ispat yükü altında bulunan davacı 3. kişilerin karinenin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edemediğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.06.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.