10.CD Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma / Zincirleme Suç Hükümleri / Müteselsil Sorumluluk

Daire/Kurul
10. CEZA DAİRESİ
Esas No
2017/2360
Karar No
2017/3540
Karar Tarihi
19 Tem 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
680
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma / Zincirleme Suç Hükümleri / Müteselsil Sorumluluk

Sanık hakkında ayrıca 13.08.2014 tarihinde işlediği işlediği ileri sürülen uyuşturucu madde ticareti suçu nedeniyle 19.08.2014 tarihli iddianame ile açılan dava üzerine Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 22.12.2015 tarihinde 2015/276 esas ve 2015/553 karar sayı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce 04/04/2016 tarihinde 2016/690 esas ve 2016/1075 karar sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. İtiraza konu Dairemizin 04.04.2016 tarihli 2016/690 esas ve 2016/1075 sayılı kararı ile onanmasına karar verilen Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/276 esas ve 2015/553 sayılı dosyası kapsamında, Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/106 esas ve 2015/260 karar sayılı dosyasının getirtilip bu dosya içine konulup birlikte incelenmek suretiyle 12.08.2014 ve 13.08.2014 tarihli eylemlerin müstakil suçlar olup olmadığının ya da bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu 22.12.2015 tarihinde 2015/276 esas ve 2015/553 karar sayı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 04/04/2016 tarihinde 2016/690 esas ve 2016/1075 karar sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Dairemizin bu kararına itiraz edilmiştir.

B) İTİRAZ NEDENLERİ:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yazısında;

“1. olayda: Adana 4 ağır ceza mahkemesi sanık … hakkında 12.8.2014 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu satmak suçundan 5237 SK 188/3,62,52,53 maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası vermiş bu karar süresi içinde sanık tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 10 ceza dairesinin 27.11.2015 tarih ve 2015/4592 esas-2015/33083 sayılı kararı ile Adana 4 ağır ceza mahkemesinin verdiği kararı ONANMASINA karar vermiştir.

2.Olayda: Sanık … hakkında 13.8.2014 tarihinde işlemiş olduğu suç hakkında Adana 3 ağır ceza mahkemesinin 22.12.2015 tarih ve 2015/276 esas-2015/553 sayılı kararı ile 5237 SK 188/3,62,52,53,54,63 maddeleri gereğince yine 8 yıl 4 ay hapis cezası vermiştir.
Bu karar da süresi içinde sanık tarafından temyiz edilerek Yargıtay 10 ceza dairesinin 4.4.2016 tarih ve 2016/690 esas-2016/1075 sayılı kararı ile Adana 3 ağır ceza mahkemesinin belirtilen kararının ONANMASINA karar verilmiştir.

Birinci suçun suç tarihi 12.8.2014 olup ikinci suçun suç tarihi ise 13.8.2014 tür.

İki suçun suç tarihleri arasında her hangi bir hukuki kesinti bulunmamaktadır.

Sanığın işlemiş olduğu iki ayrı suçtan dolayı birlikte dava açılmamasının sebebi şudur.

12.8.2014 tarihli suçta sanık ve arkadaşlarının örgütlü uyuşturucu satmak suçundan takibe alınmış gizli soruşturmacı ve teknik araç ile kayda alınma kararı üzerine sanığın gizli soruşturmacıya uyuşturucu sattığı tespit edildiği ancak diğer sanıklar ile birlikte dosya tamamlanıp C.Başsavcılığına 6.11.2014 tarihinde teslim edilmiş olup sanıklar hakkında 2.3.2015 tarih ve 2015/441 iddianame no ile dava açılmıştır.

13.8.2014 tarihli suç için ise soruşturma evrakı C.Başsavcılığına 14.8.2014 tarihinde gelip 19.8.2014 tarih 2014/19632-1345 nolu esas ve iddianame ile dava açılmıştır.

Sanığın bir gün ara ile işlemiş olduğu iki ayrı uyuşturucu suçundan dolayı dosyanın farklı mahkemelere gitmesi nedeniyle 5237 SK 43/1 maddesi uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan iki kez 5237 SK 188/3,62 maddeleri uygulanıp iki kez 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılıp verilen kararlarda Yargıtay 10 ceza dairesi tarafından yukarıda esas ve karar numaralarını belirtiğimiz kararları ile onanmıştır.

Sanığın 12.8.2014 tarih ve 13.8.2014 tarihlerinde birer gün ara ile yaptığı uyuşturucu satımlarında henüz hukuki kesintiye uğramadığı gibi sanığın 5237 SK 43/1 maddesinde belirtilen ” Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suç birden fazla işlenmesi durumunda bir cezaya hükledilir. Ancak bu ceza dörte birden dörte üçüne kadar artırılır.” hükmü çerçevesinde sanığa tek ceza verilip belirtilen madde gereğince artırım yapılması gerektiği halde yapılmayarak iki ayrı ceza tayin edilmesi yasaya aykırı görülmüştür.” denilerek Dairemizin onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme hükmünün bozulması istenilmişti istenilmiştir.

C) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ

Sanık hakkında, 12.08.2014 tarihinde işlediği ileri sürülen uyuşturucu ticareti yapma suçundan 02.03.2015 tarihli iddianame ile açılan dava üzerine, Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 16.06.2015 tarihinde 2015/106 esas ve 2015/260 karar sayı ile mahkûmiyet kararı verilmiş, hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce 27.11.2015 tarihinde 2015/4592 esas ve 2015/33083 karar sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Sanık hakkında ayrıca 13.08.2014 tarihinde işlediği işlediği ileri sürülen uyuşturucu madde ticareti suçu nedeniyle 19.08.2014 tarihli iddianame ile açılan dava üzerine Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 22.12.2015 tarihinde 2015/276 esas ve 2015/553 karar sayı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce 04/04/2016 tarihinde 2016/690 esas ve 2016/1075 karar sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

İtiraza konu Dairemizin 04.04.2016 tarihli 2016/690 esas ve 2016/1075 sayılı kararı ile onanmasına karar verilen Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/276 esas ve 2015/553 sayılı dosyası kapsamında, Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/106 esas ve 2015/260 karar sayılı dosyasının getirtilip bu dosya içine konulup birlikte incelenmek suretiyle 12.08.2014 ve 13.08.2014 tarihli eylemlerin müstakil suçlar olup olmadığının ya da bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İTİRAZININ KABULÜNE,

2- Dairemizin 04.04.2016 tarihli 2015/276 esas ve 2015/553 karar sayılı ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA,

3- Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
ancak;

Sanık hakkında 13.08.2014 tarihli suçtan dolayı 19.08.2014 tarihli iddianameyle temyiz konusu bu davanın açıldığı; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre 12.08.2014 tarihli suç nedeniyle ise 02.03.2015 tarihli iddianameyle açılan dava üzerine Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrası ile 62. maddesi uygulanarak 8 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adlî para cezasına hükmolunduğu, bu hükmün Dairemizin 2015/4592-33083 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşıldığından; 13.08.2014 tarihli suç ile kesinleşen davaya konu olan tarihli suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesinde, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılmasında ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunmasında” zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin sanık hakkındaki hükmün BOZULMASINA, 19.07.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ ESAS 2017/2360 KARAR 2017/3540)