15.CD Uzlaştırmada Edimin İfası Taksitlere Bağlanırsa Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verilmelidir

Daire/Kurul
15. Ceza Dairesi
Esas No
2018/4183
Karar No
2018/5380
Karar Tarihi
10 Eyl 2018

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
707
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Uzlaştırmada Edimin İfası Taksitlere Bağlanırsa Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verilmelidir

(Yargıtay 15. Ceza Dairesi ESAS 2018/4183 KARAR 2018/5380)

Dolandırıcılık suçundan sanık D. E.'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 yıl 6 ay hapis ve 600,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarih ve 2015/46-2016/8 sayılı kararının, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik ile infaza konu ilâmdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 18.09.2017 tarih ve 2017/19371-18591 karar sayılı ilâmı ile bozulması üzerine, yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında uzlaştırma işleminin yapıldığına ilişkin uzlaştırma raporunun mahkemeye sunulması sonrasında, sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarih ve 2017/388-379 sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30.05.2018 gün ve 94660652-105-34-5159-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2018 gün ve 2018/49157 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

05.08.2017 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin "Kovuşturma evresinde uzlaşmanın hukukî sonuçları" başlıklı 27. maddesinin "(1) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi hâlinde, davanın düşmesine karar verir. (2) Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi hâlinde; sanık hakkında, Kanunun 231 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. (3) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi hâlinde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. (4) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, mahkeme tarafından, Kanunun 231 inci maddesinin on birinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın hüküm açıklanır. (5) Sanığın, edimini yerine getirmemesi hâlinde uzlaştırma raporu 2004 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde yazılı ilâm mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklinde olduğu,

Dosyada mevcut 13.12.2017 tarihli uzlaştırma raporu içeriğine göre, sanık ile mağdurun 15.000,00 Türk lirasının 4.900,00 Türk lirasından ibaret kısmının peşin, geri kalan miktarın ise 33 taksitle ödenmesi karşılığında uzlaştırmanın sağlandığı anlaşılmakla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

5271 sayılı CMK’nın 254/2. maddesi uyarınca uzlaşma sonucunda edimin yerine getirilmesinin takside bağlanması nedeniyle sanık hakkında, aynı kanunun 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde düşme kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarih ve 2017/388-379 sayılı hükmün belirtilen nedenle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, 10.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.